Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

CoinDesk 10 Yaşında: Blok Boyutu Savaşları Neden Bugün Bile Önemli?

BRC-20 belirteçleri gibi Bitcoin'in parasal olmayan kullanımlarına ilişkin günümüz tartışmaları, 2015 ile 2017 yılları arasında Büyük ve Küçük Engelleyiciler arasındaki savaşı yansıtıyor. Daniel Kuhn tarafından yazılan bu makale, "CoinDesk 10. Yıl Dönümü" serimizin bir parçasıdır.

21 Mayıs 2023 10:14

Güncellenme: 21 Mayıs 2023 14:10

Daniel Kuhn

Daniel Kuhn, CoinDesk Layer 2 için haber muhabiri ve yardımcı yazarlar editörüdür. Ayrıca The Node haber bülteni için günlük haber özeti ve haftada iki kez köşe yazarlığı yapmaktadır. Gazetecilikten önce, lisans öğrencisi olarak felsefe, lisansüstü okulda İngiliz edebiyatı ve bir NYU profesyonel programında işletme ve ekonomi muhabirliği okudu. Onunla Twitter ve Telegram @danielgkuhn üzerinden bağlantı kurabilir veya onu Urbit'te ~dorrys-lonreb olarak bulabilirsiniz. BTC ve ETH'nin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@DanielGKuhn

Bugün Bitcoin dünyasında Ordinaller ve BRC-20 gibi para dışı kullanım alanlarına dair süregelen tartışma 2015-2017 arasındaki Büyük Blokçular ile Küçük Blokçular arasındaki savaşı andırıyor. 


Geçtiğimiz günlerde Punk3700 takma ismini kullanan bir geliştirici Bitcoin üzerinde yazılan ilk akıllı sözleşme olduğunu söylediği bir projeyi hayata geçirdi ve bu hamlesiyle tarihe geçebilir. Bu teknik başarı, Solidity adlı programlama dili kullanarak elde edildi. Hatırlatmak gerekirse Solidity, Ethereum blok zinciri üzerinde merkeziyetsiz uygulamalar çalıştırmak için Vitalik Buterin tarafından icat edilen bir kripto kodlama standardı. 


Punk’ın projesi Bitcoin’ın en eski destekçileri arasında da yankı buldu. Bitcoin maksimalistleri olarak tanımlanan bu kitle diğer tüm kripto para çabalarını ve çalışmalarını gereksiz bulan hatta bunların bir balon olduğunu düşünen ve Bitcoin’in başarısını geciktiren unsurlar olarak gören bir grup. Bitcoin bir para birimini herhangi bir devlet müdahalesi olmadan mint etme ve onaylama sürecini mükemmel biçimde gerçekleştirebilse de Ethereum bunun dışında kalan her şeyi (bunlar arasında kriptonun itibarını zedeleyen kandırmacalar da var) yapabilecek bir sanal makine olarak konumlanıyor. Bitcoinciler Ethereum’dan olabildiğince uzak durmaya çalışıyorlar. 


Ancak yaklaşık bir yıl önce gerçekleşen Bitcoin Taproot güncellemesi (yeni bitcoin işlemlerine imkân verdi) ile geliştiriciler Bitcoin üzerinde de Ethereum benzeri programlar ve sistemler çalıştırılabileceğini gördüler. Bu eğilim bitcoincilerin “inskripsiyonlar” olarak nitelendirdikleri değiştirilemez token’lar (NFT) ile başladı ve bir dan bir token ve meme coin dalgasına dönüştü. Punk3700, geçen hafta Uniswap’ın (Ethereum üzerindeki merkeziyetsiz kripto borsası) bir versiyonunu Bitcoin üzerinde çalıştırdı.


Punk3700 kendisini, “yeni bitcoinci” olarak nitelendiriyor ve Yeni Bitcoin Şehri’ndeki ekibiyle Bitcoin’in kullanım alanını yeniden tanımlayacak projeler yapmayı hedefliyor. Bunlar arasında bir metaverse (Generative), yapay zekâ laboratuvarı (Perceptrons Square) ve Bitcoin için bir “Ethereum Virtual Machine” (Trustless Computer) de var.


Punk3700 CoinDesk’e verdiği bilgilerde, “Farklı bir yaklaşım benimsiyoruz. EVM gibi kendini kanıtlamış teknolojileri Solidity gibi toplulukların yıllardır kullandığı programlama dillerini ve Uniswap ve MakerDAO gibi kendini kanıtlamış dapp’leri kullanmayı tercih ediyoruz” diyor. 


Punk’ın tasarımlar daha büyük ve iddialı olsa da kendisi bu alanda tek başına değil. Özellikle de Ordinallerin başarısı ilgiyi artırdı. Bitcoin’in parasal işler dışında kullanılmasına dair bir ilgi olduğu aşikâr ve buna yönelik çalışan bitcoincilerin sayısı her geçen gün artıyor. Aynı zamanda Bitcoin blok boyutuna (yeni mint edilen bir bloka koyulacak veri) dair talebin artması da birçoklarını rahatsız ediyor. 


Bitcoincilerin bu artan ilgisi ağın güvenlik bütçesini artırarak (BTC madencilerinin işlemleri gerçekleştirerek elde edecekleri kazancın artmasıyla) olumlu bir etki yapsa da ağın ne amaçla ve nasıl kullanılacağına dair tartışmalar da alevleniyor. Bazıları meme coinlerin ve NFT’lerin dolandırıcılık olduğunu söylerken bazı kişiler ise ağda yaşanan yoğunluğun küçük ölçekli işlem yapanları sistemin dışına iterek bitcoin’in yaygınlaşmasını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Geçen hafta işlem cüretleri 10 doların üzerine çıktı. Bu ücretler Mayıs başında 0,01 dolar seviyelerindeydi. Gelişmekte olan ülkelerde insanların bitcoin’i bir ödeme sistemi olarak görmelerini amaçlıyorsanız bu durum pek de hoş olmayabilir. 


Bitcoin’in kendi içindeki bu kavgası alevlendikçe bazıları bunun bir iç savaşa dönüşebileceğini dillendirmeye başladılar. Bu daha önce de yaşanmıştı. “Blok Boyutu Savaşları” olarak bilinen bu çatışma 2015-2017 arasında yaşandı ve bir bölünmeye neden oldu. Sayısı artan işlemlerin hayata geçirilmesi için ağın nasıl ölçeklenmesi gerektiğine dair başlayan tartışmalar bir anda Bitcoin’in ulvi amacına ve açık kaynak projelerin nasıl yönetilmesi gerektiğine dair bir felsefi kavgaya dönüştü. 


O dönemde Büyük Blokçular ve Küçük Blokçular olarak bilinen iki kamp oluştu ve göreceli olarak küçük bir teknik konu olan bir BTC blokunun kaç megabyte veri içermesi gerektiği üzerinden bölünme yaşandı. Büyük Blokçular, daha fazla işlem gerçekleştirebilmek, maliyetleri azaltmak ve günlük ödeme işlemlerini mümkün kılmak için blok boyutunun artırılmasını istiyorlardı. Küçük Blokçular ise muhafazakâr yaklaşımla Bitcoin kaynak kodunda değişiklik yapmayı kabullenmiyorlardı. Blok boyutunu artırmak insanların bitcoin kullanımını artırsa da sert çatal olarak bilinen bir protokol güncellemesi (geri alınamaz biçimde bir kod ayrışması) de gerektirecekti. 


Olaya eleştirel bakanların görüşüne göre büyük blokların maliyetini birisi ödemek durumunda kalacağı için Bitcoin’in kontrol edilemezliği riske girebilecekti. Bitcoin’in bir CEO’su olmasa da ağ dağıtık kullanıcılar (işlemler karşılığında ödeme yapan), madenciler (Bitcoin blok zincirini genişletmek için enerji harcayanlar) ve node işleticileri (herkesin aynı noktada mutabakatı için işlem defterini valide edenler) tarafından kolektif biçimde yönetiliyor gibi düşünebiliriz. Büyük bloklar daha veri yoğun olduğu için çok fazla kişi madenci ya da validatör olamıyor zira bu işlemler için gerekli donanımı karşılayamıyor. 


Bu basit teknik detaydan başlayan iç savaş bir anda Bitcoin’in anlamına dair felsefi bir noktaya evrildi. Farklı ve yeni Bitcoin uygulamaları öneren bazı geliştiriciler ölüm tehditleri almaya başladılar, Bitcoin forumları propaganda ortamlarına dönüştü ve bir Bitcoin çatallanması sürecine dair yapılan siber saldırı nedeniyle New York’taki bir internet hizmet sağlayıcının sistemi çökertildi. Sonunda Küçük Blokçular kazandı ve bunun merkeziyetsizliğin zaferi olduğu iddia edildi.


Arcane Assets’de yatırım üst yöneticisi olan ve sektörün kıdemlisi Eric Wall, “Küçük Blokçuların demokratik bir biçimde kazandıklarını düşünüyorum. Süreçte birkaç huzursuz edici olay olsa da sonunda merkeziyetsizlik işlem gücüne baskın geldi ve kazandı” diyor. 


Wall Bitcoin çevrelerinde ısrarcı biri olarak tanınıyor zira Bitcoin’in parasal işler dışında kullanımını destekliyor. Wall, iç savaş döneminde ağın büyük bloklarla değil de Katman 2’ler üzerinden genişlemesini savunsa da oluşan sonuçları şimdi daha net değerlendirebiliyor.


Wall, “Daha muhafazakâr olan yol seçildi. Riskli fikirleri denemek isteyenler oyun dışına itildiler. Bitcoin durağanlaştı. Geçen beş yılda tek güncelleme Taproot oldu” diyor. 


Wall uzun zamandır Bitcoin’de yaratıcılığın artırılması ve Ethereum benzeri ağlardaki gibi bir gelişim yolu izlenmesi gerektiğini savunuyor. Ortodoks görüşe meydan okumak isteyen birçok Bitcoinci gibi Wall da zamanla aforoz edilmiş.


Bitcoin’in gelişimine ve işlem ücretlerine dair bugün yaşanan tartışma Blok Boyutu Savaşları döneminden daha farklı zira Bitcoin’in teknik sınırlamalarına dair birçok konu çözüme ulaştırılmış durumda. 2017’de Bitcoincilerin önünde Bitcoin ve Bitcoin Cash gibi seçenekler vardı. Ardından Bitcoin Cash de bir çatallanmaya gitti ve daha da büyük blok boyutu öneren bir türev oluştu. Piyasa katılımcıları orijinal blok zincirin Bitcoin olduğuna karar verdiler. Bu bir nevi Küçük Blokçuların Bitcoin’i Katman 2’ler ve yan zincirler ile (Lightning ve Liquid gibi) genişletme stratejisinin onaylanmasıydı. 


Bugün zincir üzerindeki işlemlere dair ücretlerin yüksek olması bazı kaygılara neden olsa ve Bitcoin’in gelişim sürecini farklı ele almaya dair görüşlere zemin hazırlasa da şu ana dek blok zincirinin tümden değişmesine dair bir teklif ortaya koyulmadı. Ancak Bitcoin üzerinde mutabakat yapan ve ödeme odaklı bir yapı olan Lightning’in yaygınlaşması da yavaş gerçekleşiyor. Önde gelen Bitcoin altyapı şirketi Blockstream tarafından yapılan Liquid ise daha yavaş yaygınlaşıyor. 


Bugün yüksek taleple oluşan yüksek cüretlerden mustarip olan Bitcoin bir “ücret ekonomisi” oluşturamadığı sürece uzun vadede karşı karşıya kalabileceği riskler de keskinleşecek. 


Popüler bir podcast yayıncısı, İngiliz futbol kulübü sahibi ve bar işletmecisi olan Peter McCormack bir e-postasında, “Geriye dönüp bakıldığında Küçük Blokçuların neden kazanması gerektiği net olarak görülüyor. Bende onların merkeziyetsizliği korurken para kazanmaya dair yaklaşımlarına yakın hissediyorum” diyordu. Günümüzün Bitcoin’cileri ağın uzun vadede güvenliği ve mevcut ölçeklenme kısıtlarına dair gelişmelerin açık piyasalarda kendiliğinden çözümleneceğine inanıyorlar. Blok boyutu oldukça kıt bir varlık ve kaynak olduğu için değerinin artması söz konusu olacaktır. 


CoinDesk yazarı ve Castle Island Ventures’ın kurucu ortağı Nic Carter bugün bazı bitcoincilerin ağın NFT’ler ve BRC-20 token standardı gibi uygulamalar için kullanılmasına karşı çıkılmasını anlamsız buluyor. Carter, köklerini felsefeci Murray Rothbard ve 1990’lardaki cypherpunk kültürüne dayandıran Bitcoin hareketinin önerilen yenilikleri sansürlemesinin ve engellemesinin mantıksız kaçtığını düşünüyor.


Ancak Bitcoin kültürü doğduğu günden beri bilinçli veya bilinçsiz ikiyüzlülükleri de içeriyor. Carter’ın kendisi de toksik maksimalistler tarafından reddedilmiş ve onları reddetmiş. Ekonomik bakış açılarından ziyade daha çok sosyal medyada şekillenen bir yaşam tarzı etrafından tanımlanabilen bu küçük maksimalist grup et yeme sevdaları, otoriteye şüpheyle bakmaları ve bitcoin’i bir mesih gibi yayma kararlılıklarıyla da biliniyorlar. MicroStrategy CEO’su Michael Saylor, dot-com döneminden kurulan teknoloji şirketini halka açık bir bitcoin yapısına dönüştürmesiyle bu yapının taktirini kazanmıştı. 


Bitcoin Yolu’nun ana kurallarını ihlal eden heteredoks görüşlülerin yok edilmesi ve eleştirel ataklarda bulunulması 2015-2017 döneminden kalma bir özellik. Kripto tarihçisi, CoinDesk yazarı ve University of Dublin College of Business’da doçent olan Dr. Paul Dylan-Ennis, “Maksimalizm Blok Boyutu Savaşları döneminde doğdu ve henüz yeni yeni çıkmaya başladığımız dogmatik karanlık çağı başlattı” diyor. O günlerde ölçeklenme tartışmaları büyük blokları ve Bitcoin’in ticari potansiyelini artırmayı savunan “popülistler” ile statüsünü korumaya çalışan “elitler” arasında cereyan ediyordu. 


Tarih kazananlarca yazıldığı için Büyük Blokçuların pek de esamesi okunmadı. Hatta parasal çıkarlarına yenik düşmüş bir zümre olarak gösterildiler. Buna karşın Küçük Blokçular ağın orijinal temel koduna sadık kalınması ve kötü sonuçlanacak bir güncellenmenin engellenmesi noktasında savaş veren bir grup gibi konumlandılar. Bu resimde gerçekçi olan noktalar da yok değil. O dönemdeki en büyük hâkim madencilik şirketlerinden biri olan Bitmain’in kurucu ortağı ve etkili bir sim olan Jihan Wu, “geliştiricileri kovun” hareketinin destekçilerinden biri olan ve Coinbase CEO’su brian Armstrong ve bir zamanlar “Bitcoin mesihi” olarak bilinen Roger Ver etkin Büyük Blokçular arasında sayılabilecek bazı isimlerdi. 


Bunların dışında New York Anlaşması olarak da bilinen olay vardı. CoinDesk’in 2017’de düzenlediği Consensus etkinliğinde kapalı kapılar ardında Digital Currency Group’un öncülüğünde bir araya gelen onlarca kurumsal aktör bir protokol güncellenmesi konusunu masaya yatırdılar. O dönemde bu görüşmenin konu başlığı SegWit2x olarak koyulmuştu. Bu yaklaşım küçük blokçularla büyük blokçular arasında bir orta yol kurgulamak, Bitcoin blok boyutunu 2 MB’a çıkarmak ve Bitcoin geliştiricileri tarafından öneriler Segregated Wittness (SegWit) güncellemesini hayata geçirmek olarak özetlenebilir.


Eğer bilmiyorsanız söyleyelim, SegWit2x öldü. SegWit 1 Ağustos 2017’de hayata geçirildi ve bu tarih Bitcoin kurtuluş Günü olarak kutlanmaya başlandı. Bu hamle kullanıcılar tarafından hayata geçirilen (UASF) Bitcoin kullanıcılarının para odaklı madenciler üzerindeki bohem ve güç etkisini gösteren bir yumuşak çatallanmaydı. Luxor’dan Colin Harper, Bitcoin Magazine’deki muhteşem makalesinde bu olayın birçok bitcoin iç savaşından birini sonlandırdığını belirtiyordu. UASF hem teknik hem de sosyal mühendislik ürünüydü. Bir yandan bir sert çataldan kaçınırken bir yandan ağın geliştirilmesine imkân veriyordu. Arcane’den Eric Wall bu olayın Bitcoin kültürüne nüfuz ettiğini söylüyordu: “Bu olay Bitcoin’deki tartışma iklimini sonsuza dek değiştirdi.” 


Tüm bunlara karşın birçok oyuncu söz konusu değişimi hayata geçirmekte yavaş kaldı. Coinbase’in güncellemeyi yapması Şubat 2018’i buldu, BitPay ise Temmuz 2020’de güncellemeyi yapabildi. Bitcoin Core kayılımcısı Nicolas Dorier şirketin New York Anlaşmasını imzaladığını öğrendiğinde buna tepki olsun dite 2017’de BTCPay Server adlı açık kaynaklı bir alternatif ortaya koymuştu. Bu ve benzeri hikâyeler kulaktan kulağa yayıldı ve sosyal medya üzerinden günümüze taşındı. Zira bunlar bitcoincileri ekonomi ve teknoloji odaklı punklar olarak gösteriyor. 


Bu ruhun hâlâ canlı olup olmadığı tartışılır. Bir sosyal teknoloji olan Bitcoin zaman içerisinde değişim yaşadı. Özellikle de COVID dönemi, yağmur gibi gelen yeni kullanıcılarla birlikte… Bugün de önemli bir değişimin eşiğindeyiz. Ancak bir önceki iç savaştan kana savaş yaraları yerinde duruyor. Teknolojik gelişimlerin bir rotası vardır ve bitcoinciler uzun zaman önce kendi yollarını çizdiler. Ordinaller gibi gelişmeler söz konusu olsa da kısıtlarıyla var olan bir blok zinciri içerisinde oynadığımızı kabul etmeliyiz. Taproot Wizard NFT’lerini satın alanların parayı boşa harcayıp harcamadıklarını zaman gösterecek.


Size son bir hikâye daha anlatmak isterim. SegWit hayata geçmeden çok önce yazılmıştı ve kullanıcılar ile madenciler arasındaki uzlaşı gerçekleşmeden öncesinde kendine yer bulmuştu. Tüm bu tartışmalarda Blockstream CTO’su Samson Mow’un da dediği gibi madencilerin hakimiyetinin kırılması gibi bir olumlu sonuç da çıktı. Ancak madenciler değişimi boykot etmesiydi kimse SegWit’in farkına bile varmayabilirdi. 


Tamamen ekonomik çıkarlarla çerçevesi çizilen bir oyunda aktörler eve motivasyonlara yakılarak kafayı çizebilirsiniz. Neyse ki Bitcoin herkese açık. Düşmanlarına bile…





Daha Fazla Oku

    BitcoinOrdinalBRC-20

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Daniel Kuhn, CoinDesk Layer 2 için haber muhabiri ve yardımcı yazarlar editörüdür. Ayrıca The Node haber bülteni için günlük haber özeti ve haftada iki kez köşe yazarlığı yapmaktadır. Gazetecilikten önce, lisans öğrencisi olarak felsefe, lisansüstü okulda İngiliz edebiyatı ve bir NYU profesyonel programında işletme ve ekonomi muhabirliği okudu. Onunla Twitter ve Telegram @danielgkuhn üzerinden bağlantı kurabilir veya onu Urbit'te ~dorrys-lonreb olarak bulabilirsiniz. BTC ve ETH'nin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@DanielGKuhn

Daniel Kuhn, CoinDesk Layer 2 için haber muhabiri ve yardımcı yazarlar editörüdür. Ayrıca The Node haber bülteni için günlük haber özeti ve haftada iki kez köşe yazarlığı yapmaktadır. Gazetecilikten önce, lisans öğrencisi olarak felsefe, lisansüstü okulda İngiliz edebiyatı ve bir NYU profesyonel programında işletme ve ekonomi muhabirliği okudu. Onunla Twitter ve Telegram @danielgkuhn üzerinden bağlantı kurabilir veya onu Urbit'te ~dorrys-lonreb olarak bulabilirsiniz. BTC ve ETH'nin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@DanielGKuhn

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
Güne Bakış: Haftanın Liderleri WLD, GRT ve FIL Oldu

23 Şubat 2024 17:39

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk