Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

Bitcoin Kültürünün Doğuşu ve Çöküşü

Kriptonun ilk token’ı önce bir kültür sonra bir canavar yarattı.

15 Ekim 2022 13:08

Güncellenme: 19 Ekim 2022 11:13

Dr. Paul J. Dylan-Ennis

Dr. Paul Dylan-Ennis College of Business, University College Dublin'de öğretim görevlisidir.

Bitcoin maksimalistleri o kadar çılgın bir noktaya geldiler ki bu duruma kültürel Çernobil demek yanlış olmaz. Ancak bu durum her zaman böyle değildi. Bitcoin kültürü tarihçesinin önemli bir döneminde maksimalist değildi.


Modern Bitcoin kültürünü zehirleyen bu bağnazlığın sebebi zorba kişiler. 


Bitcoin dünyasına 2012 yılında giriş yaptım. Dark netteki pazaryeri Silk Road ve onun o dönemler gizemli lideri Dread Pirate Roberts (DPR) hakkında birçok şey duymuştum. Bir alt kültür hayranı olarak hemen konuya yükseldim. Hâlâ düpedüz dolandırıcılıkla şekillenen o dönem kadar ilginç bir dönem olmadığına inanırım.


Silk Road sayesinde Bitcoin’le ve daha sonrasında da cypherpunk ve liberteryanizm ile tanıştım. Daha önce bu kavramları hiç duymamıştım. Bu deneyim benim açımdan önemliydi. Gerçi bir Bitcoin’ciye dönüşmedim ama tüm akademik araştırmalarımı Bitcoin eksenine kaydırdım. Bu hesaplanarak alınmış bir riskti ve kariyerim açısından bakıldığında buna değdi.


Birkaç yılımı bitcointalk forumlarını takip ederek geçirdim. Bitcoin’in tarihçesi içerisinde bitcointalk’un belirli bir dönemi gerçekten çok önemlidir. O dönemde beni en çok etkileyen şey insanların bireyselliğiydi. O ortamda birçok kişi kendine özgü pozisyonlar alıyor, kendine has ilgi alanlarını sergiliyordu. Bu insanlar, Bitcoin de dahil çok az konuda uzlaşabiliyorlardı. Ancak jenerik konuşmalardan veya basitleştirilmiş söylemelerden de uzaktılar.


Tüm bunlardan Bitcointalk’un huzurlu bir dünya olduğu anlaşılmasın. Çoğu zaman tartışmalar iğneleyici olsa da genelde bilgi seviyesi yüksek ve klişelerden uzaktılar. Şu anda kulağa çılgınca gelebilir ama o dönemde o ortamda çok yeni şey öğrenebilirdiniz.


O dönemde araştırmalarımı Bitcoin üzerine odaklamıştım çünkü akademik dünyadaki insanların kabul ettiği tek kripto konusu Bitcoin idi. (Bunun tek istisnası blok zincir alanıdır.) Bu nedenle Bitcoin’i anlamak zorundaydım. Hem teknik hem sosyal hem de ekonomik anlamda…


Theymos, MemoryDefense ve MagicalTux gibi kavramları öğrendiğimi hatırlıyorum. RIPEMD160, stratum, F2pool nedir öğrenmiştim. BitcoinXT’yi biliyordum. UASF ile USAF’ı karıştırmamak gerektiğinin farkındaydım. Bu alanı iliklerime kadar hissediyordum. 


Tüm bunlara karşın bir Bitcoin maksimalistine dönüşmemiştim. O dönemlerde altcoin’leri sevmeyenler bunları görmezden geliyordu. Diğer coin’lerden almanın yasaklanmadığı dönemlerdi. Satoshi bile Namecoin ile işbirliğine gitmekte beis görmüyordu. Bugün olduğu gibi altcoin’lere yönelik bir kültürel ambargo yoktu. Geçişmesi gereken arilik testi de yoktu.  



“Toksik kalın”

 

Maksimalist kavramı maksimalizminin en büyük düşmanı olan Vitalik Buterin tarafından 2014’te kullanılmaya başlanmıştı:


Bitcoin topluluğu arasında yer bulmaya başlayan en son görüşlerden biri de şahsım ve bazı diğer kişilerce “Bitcoin dominansına dair maksimalizm” ya da kısaca “Bitcoin maksimalizmi” olarak tanımlanan ve yaklaşımdır. Bu yaklaşım birden fazla ve rekabet eden kripto para birimlerinin olduğu bir ortamı istemeyen “başka bir coin” hayata geçirmeyi hatalı bulan ve Bitcoin’in kripto para dünyasında bir tekel oluşturmasını kaçınılmaz ve doğru bulan bir fikir temeline dayanıyor.


Bu kavram hangi topluluğa dahil olduğunuza göre değişik anlam ifade edebiliyordu.


Eğer Bitcoinci iseniz Pete Rizzo’nun da dediği gibi aşağıdaki önermelerden birine veya tamamına katılmanız gerekli:


  1. Bir bilgisayar bilimi inovasyonu olan Bitcoin, dünyada devletlere bağlı olmadan çalışan ilk parasal sistemdir. Diğer tüm kripto varlıklar Bitcoin ile rekabet eder ve hiçbiri ödünleşimler olmadan uzun vadeli değer sunamaz.
  2. Diğer kripto para birimlerine yatırım yapmak (şu kelimelerden birini seçin: yanlıştır, aptallıktır, ahlaksızlıktır, tuhaflıktır) ve tüketiciyi koruma açısından bakıldığında bu tür aksiyonlar teşvik edilmemeli ve sosyal anlamda göz ardı edilmelidir.
  3. Bitcoin ancak insanların yaratıcılığıyla sınırlıdır. Diğer tüm para birimlerinin yapabilecekleri ya Bitcoin tarafından veya bir merkeziyetsiz finans alternatifince yapılabilir.

Eğer kripto topluluğunun bir parçasıysanız (bitcoin kendini buradan ayrıştırmaya çalışır) CoinDesk’ten Daniel Kuhn’un dediği gibi maksimalist kavramı pejoratif bir hal alabilir:


Maksimalizm, Bitcoin topluluğu içerisinde belirli bir kapalı bakış açısı ve hayal gücü eksikliği oluşturur. Bazen bu maksimalistlerin kendi gelirlerini maksimize etmeye çalışmaktan başka bir niyeti olmadığını düşünürsünüz. 

 

Bence doğru tanım bu ikisinin arasında bir yerde. Maksimalizm, Rizzo’nun 1-2-3. maddelerine inanmak ama bunu yaparken de eleştiriye kapalı ve agresif bir tavır benimsemekle kendini gösterir. 


Rizzo gibi bazı Bitcoinciler eldeki delilleri dikkatlice incelediklerinde Bitcoin’in diğer kripto paralara karşı eşsiz bir pozisyonda olduğunu düşünürler. Ancak genelde bu tür maksimalistlerin sayısı azdır. Karşınıza daha çok üstünlükçü ve popülist bir tavırla davranan “meme” efendileri çıkar.


Peki bu noktaya nasıl geldik ve maksimalizmden nasıl kaçınabiliriz?


Kendi görüşümü açık ve net biçimde ifade edeyim: Maksimalizm kripto açısından çok zararlıdır ve sonu gelmeyen bir kutuplaşmaya neden olur. Bu kutuplaşma da kendi içinde yıkıcıdır çünkü ana akımın tepkisine neden olur, agresif görüntü verir ve düşmanca ve toksik bir yapı oluşturur. 


Her geçen gün daha fazla sırdan insan bu özelliklerin Bitcoin kültüründen doğduğunu öğreniyor. Peki Bitcoin kültürü bu kişilere ne ifade ediyor? Lazerli gözler, eğlen-ama-para-kazanama hali Adam Back’in “toksik kal” tavsiyesi… Hangi çılgın kültür toksik olmayı tavsiye eder ki!


Sıradan insan kripto alanında piştikçe ne istediğini daha çok bilir hale gelir. İşte bu nedenle kripto maksimalistleri konferanslara davet edilmez. Neden konferansta bir Bitcoincinin saldırısına uğramaya razı olasınız? Eğer Bitcoin saygı görmek istiyorsa önce kendisi başkalarına saygı göstermeyi öğrenmeli.


Biraz saygı


Şimdi bunu nasıl yapacağına bakalım. Bu alana yeni girenlere özellikle de “2021 kuşağına” maksimalizmin bir bitcoin normu olmadığını söylemek isterim. Bu, yakın zamanda türemiş bir durumdur ve ona karşı durma cesaretini gösterebilecek herhangi bir alternatif kültür tarafından alaşağı edilebilir. 


Günümüzde görülen maksimalizmin kökenlerinin Bitcoin İç Savaşı’na kadar uzandığını düşünüyorum. Bu kavram 2014’te ortaya çıkmış olsa da asıl güçlenmesi 2017 yılında gerçekleşen Bitcoin Cash sert çatallanmasına dayanır. Bu kavgada Bitcoin’in bir türü savaşı kazanmış; daha küçük blok boyutu, SegWit uygulaması ve Lightning Network üzerinden ölçeklenme anlayışı hakim olmuştu. 


Bitcoin’in Roger Ver tarafından hayal edilen ve altına benzer özellikler gösteren bir temel dijital para birimi olması yaklaşımı yerine Bitcoin temelde altın gibi konumlandı ve ödemeler için Layer 2 oluşturuldu.


Teknik anlamda zafer kesin ve netti. Mow’cu küçük blok destekçileri Bitcoin’i madencilerin saldırısından korudular ve bunu yaparken de UASF karşı taktiklerinden ve sofistike halkla ilişkiler taktiklerinden yararlandılar. 


The Blocksize War kitabında tanımlandığı üzere meşhur “Dragon Den” kanalı, sosyal katmanı şöyle koordine etmişti:


Kanal çok aktifti ve tamamen blok boyutu savaşına odaklanılmıştı. Sosyal medya, halkla ilişkiler ve zayıflıklara dair söylemlerin çoğunluğu büyük blok boyutunu savunanlar tarafından kullanılıyordu. Kanaldaki katılımcıların çoğu bu amaca gönülden inanış görünüyorlardı. Tartışmalar genellikle dönüş yapma ihtimali olan kişilerin küçük boyut kampına nasıl dahil edilebilecekleri üzerine dönüyordu ve sosyal medyada hangi konuların dile getirilmesi gerektiği konuşuluyordu. Bunların yanı sıra meme’ler ve meme üretimi de tartışılıyordu. Bu meme’lerin çoğu mizah tarafı güçlü ve büyük blok savunucularının teknik konuları anlamaktan uzak gösterildiği çalışmalardı. 

 

Şimdi geriye dönüp bakıldığında Dragon’s Den’in en iyi savunma saldırıdır mantığıyla maksimalizme vurgu yaptığını görüyoruz. Bugün bir maksimalistin, örneğin Ethereum gibi bir konuda hangi argümanları kullandığına bakıldığında o günün söylemlerinin gölgesi görülebilir. Özellikle Ethereum’a vurgu olmasa da jenerik bazı meme’lerin düşüncesizce kullanıldığı görülüyor. Bitcoin ve Ethereum üzerinde araştırmalar yapan biri olarak modern Bitcoincinin Ethereum’u anlamama seviyesi gerçekten şaşırtıcı. Belki de maksimalizmin özünde sadece Bitcoin’i bilmenin yeterli olduğu algısının yatması bir açıklama olabilir!


Maksimalizm, kendi üyelerinin beklentilerini pekiştirerek güçlenir. Birçok radikal alt kültür kendi öfkesini dışa yansıtarak başlar ve sonrasında kendi topluluğunun beklentilerine uygun davranışlarla kendini somutlaştırır. Kabul gören bir maksimalist davranış ilginç bir püriten tavır çerçevesinde hareket eder çünkü gelecekte kazanmak için bugün sabretmek gerektiğini vurgular. Bu kimi zaman “hodl” yapmak ya da DeFi uygulamalarının veya NFT’lerin cazibesine direnmek olarak kendini gösterebilir. 


Bitcoin maksimalistlerinin kültürel mantığı bağnazdır. En pürist ve sofu tavra kim sahipse o kıymetlidir. Tüm püriten kültürlerde olduğu gibi burada da üyeler için iki ucu keskin bir kılıç durumu söz konusudur. Bazılarını aşırılıklarından dolayı eleştirirken bir anda kanunların aleyhinize döndüğünü ve kriptoya yatırımın makul hale gelmesiyle birlikte argümanlarınızın boşa çıktığını görebilirsiniz.


Püritenlik hızlandırıcı etki yapar. En ahlaklı, en pür en ciddi kişi yeni katılan kişidir. Buğu Twitter üzerinde. Bitcoin makismalizmine denk geldiğinizde (kaçınılmaz bir durum) eninde sonunda “2021’de katılanlar” fenomenini duyarsınız. Bu bir dalga konusudur. Meta’daki Yaşlı Amca gibi bir meme’dir.


Bitcoinci Amca'nın özellikleri şunlardır:


  • Sadece Bitcoincidir

  • Ethereum'un menkul kıymet olarak görülmesini SEC'den daha fazla ister

  • Jospeh Lubin ve ConsenSys hakkında komplo teorilerini sever

  • ICO, altcoin gibi demode kavramları kullanır ve 2017'lerde takılıp kaldığını belli eder

  • Bitcoin temelli bir küresel ekonominin nasıl işleyeceğini kimse açıklayamamış olsa da o hiper-bitcoinleşmeye inanır

  • Dünyamız bir iklim krizine girse de o, Proof-of-work'ün en iyi konsensüs mekanizması olduğunu iddia eder

  • Michael Saylor'dan ilham alan bir tür ezoterik Bitcoin mistisizmine inanır

Bunlar en azından bağlamsal anlamda tutarlıdır. Bitcoinci Amca sadece et yer. Bitcoinci Amca’nın sözleri Rusya’nın bot tarlalarından daha fazla yanlış bilgi üreten bir grup Bitcoin influencer’larından gelir. Bu tweetler ne kadar mantıksızsa o kadar ilgi görür. Bitcoin’in saniyede 40 milyon işlem yapabildiği iddiası karşısında ne diyebilirsiniz ki? Ya da Proof-of-stake mekanizmasını kölelik olarak niteleyen bir söyleme


Peki burada çözüm nedir? Bitcoin maksimalistlerinin istediklerini yapıp Bitcoin’in kripto dünyasından ayrı bir şeymiş gibi değerlendirebiliriz. Buna prensipte karşı çıkmamız gerekse de onların istediği bu. Bunu yapmak için sembolik anlamda bitcoin’i CoinGecko’dan ve CoinMarketCap’ten çıkarmak gerekebilir. Böylece ilk sıraya ether yerleşir. Herkes mutlu olur!


Elbette ki bunun depresif etkileri olacaktır. Bitcoin’in özündeki kültürel ton cypherpunk ve düşünceli bir liberteryanizmin birleşimidir aslında. Her ne kadar güncel gelişmelerden etkilense de aslında her kuşakta bir kez görülebilen önemli bir kültürel olaydır. Kripto kültürünün ana prensipleri olan merkeziyetsizlik ve sansüre karşı durma da buradan gelir. Bunlar kırmızı çizgilerimiz olmalıdır ve Bitcoin burada ana standarttır. 


Bu yazının bir bitcoin eleştirisi olmadığını söylemek isterim. Sözlerin tamamen Bitcoin maksimalistlerinin nihilist tavırlarını eleştirmek üzerinedir. Kültürlerin yükselip düştüklerini bilmek gereklidir. Maksimalistlerin tuhaf yaklaşımlarına karşı kaderci yaklaşmamıza gerek yok. Ancak onlara karşı durmak için de yoğun bir çalışma gerekli. Bu makaleden sonra alacağım tepkiyi bir düşünün. Ancak bununla yüzleşmemiz gerekli.


Maksimalistlere karşı gelmek için başka bir yol önermek isterim. Bu yolda bitcoin kriptonun diğer dünyasından pozitif etkilenebilir. Kripto, Yaratılış Bloku’ndan beri devam eden büyük ölçekli bir kriptoekonomik deney alanıdır ve yeni gelişmekte olan merkeziyetsiz otonom organizasyonlar (DAO), DeFi ve NFT’ler de söz konusudur. Şimdi, kriptonun geri kalanına agresif şekilde saldırmaktansa elindeki deneyimi ve know-how’ı merkeziyetsizliği teşvik etmek ve sansüre karşı durmak için kullanan ve babacan bir tavır alan bir bitcoin kültürü hayal edin. Bitcoincilerin, diğer kripto dünyasının unsurlarına karşı dolandırıcılık ve kumar kapitalizmi söylemleriyle yaklaşmaktansa merkeziyetsiz organizasyonların kurulması ve toplumun ihtiyaçlarını hayata geçiren finansal ve yaratıcı ortamların oluşmasına katkı verdiğini düşünün. Böylesi bir yaklaşımla her şekilde kazanmış olmaz mıyız? 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Dr. Paul Dylan-Ennis College of Business, University College Dublin'de öğretim görevlisidir.

Dr. Paul Dylan-Ennis College of Business, University College Dublin'de öğretim görevlisidir.

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
SEC, Terraform'un Hukuk Firması Dentons'a 166 Milyon Dolar Ödemesine İtiraz Etti

29 Şubat 2024 12:43

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk