Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

FTX’in Çöküşü Bir Kaza Değil Bir Suçtur

Sam Bankman-Fried bir hilekârdır ve tarihe geçecek bir sahtekardır. Ancak bunları New York Times’dan duymayabilirsiniz.

2 Aralık 2022 12:20

Güncellenme: 2 Aralık 2022 13:14

David Z. Morris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

Sam Bankman-Fried’in kripto para imparatorluğunun yalan rüzgârı olduğunun ortaya çıktığı haftalarda ana akım haber kurumları ve yorumcuları kendilerini takip edenlere tam olarak neler olup bittiğini anlatmakta zorlandılar. New York Times, Wall Street Journal gibi kurumlar skandala dair temel olguları yayımlamakla birlikte Bankman-Fried’ın niyeti ve rolü konusundaki olguları ve gerçekleri yeterince vurgulayamadılar. 


Artık FTX’in ve hedge fonu Alameda Research’ün bilinçli ve isteyerek kullanıcılardan ve yatırımcılardan para çaldığı net. New York Times’da kısa süre önce yayımlanan bir röportaj FTX’in çöküşünü suiistimalden ziyade kötü yönetim olarak nitelendirdiği için dalga konusu oldu. Wall Street Journal’daki bir makale ise Bankman-Fried’in hayırseverlik tarafını öne çıkarıyordu. Vox’un kurucu ortağı Matthew Yglesias, ki kendisi neo-liberal anlayışın yılmaz bir savunucusudur, Bankman-Fried’in 2020’de Demokrat’lara yardımcı olduğunu vurgulayarak bir yandan da kendi bağlantılarını temize çıkarmayı hedefliyordu. 


Birçok haber mecrası FTX’e olanları bir “bankaya hücum” veya “para çekme yarışı” gibi gösterirken Bankman-Fried ise şirketin sadece aşırı kaldıraç kullandığını ve yeterince organize olmadığını vurguluyordu. Bu her iki görüş de olayın merkezindeki konuyu işaret etmekten uzak: Burada sorun müşterilerin parasının yanlış biçimde kullanılması…


Bankalar, bir “bankaya hücum” dalgasıyla ciddi zarar görebilirler çünkü işleri, getiri elde etmek için müşterilerinin paralarını dışarıya borç vermektir. Eğer herkes aynı anda parasını çekmek isterse bankalarda nakit tıkanıklığı oluşur ama kaynak varsa bu kısa vadeli bir sorun olur, uzun vadede çözümlenebilir.


Buna karşın FTX ve diğer kripto borsaları banka değildir. Bu şirketlerin banka benzeri borç vermemeleri gerekir. Bu durumda ne kadar büyük bir çekim talebi olsa da iflas veya parasız kalma durumu görülmez. FTX, müşterilerine üzerine basa basa paralarını kimseye borç vermeyeceğini veya borsanın parasını bu tür işlerde kullanmayacağını vaat etmişti.


Gerçekte olan şu: Müşterilerin paraları gizli gizli Alameda Research’e aktarılmış ve orası üzerinden bir kumar oynanmış. Bu, en basit tanımıyla büyük ölçekli bir hırsızlıktır. Henüz toplam zarar net olarak hesaplanmamış olsa da iflas bildirim belgelerine göre yaklaşık bir milyon müşteri etkilenmiş olabilir.


Yapılan haberler ve iflas başvurusu sırasında verilen belgeler sayesinde bir aydan kısa bir zaman içerisinde ortaya çıkan birçok bilgiye bakıldığında şu söylenebilir: Eğer FTX ABD’de düzenlemelere tabi bir şirket statüsünde olsaydı aldığı kararlar ve uygulamaları nedeniyle finansal yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya kalabilirdi. Şirket ABD’li vatandaşların malını çaldığı için benzer suçlamalarla davalar açılması da olası.


Ve bu suç listesi çok ama çok uzun.


Sam Bankman-Fried’in ve FTX’in uzun suç listesi

 

Alameda bağlantısı

Bankman-Fried’in yolsuzluğunun merkezinde bireysel müşterileri çeken borsa yapısı FTX ile Bankman-Fried’in kurucu ortağı olduğu Alameda Research arasındaki gizli bağlantılar yatıyor. Bir borsa müşterilerine ait olan varlıklarla yapılan işlemlerden aldığı komisyonlar üzerinden para kazanırken bir hedge fon kontrolündeki fonlarla aktif olarak işlem veya yatırım yaparak kazanç elde eder. 


Bankman-Fried’in kendisi FTX ve Alameda ilişkisini, “tamamen ayrı yapılar” olarak nitelendirmişti. Bankman-Fried, bu algıyı güçlendirmek için 2019 yılında Alameda CEO’luğunu bırakmıştı. Ancak bu iki operasyonun yakın ilişkide olduğu ortaya çıktı. Sadece Alameda’nın yöneticileri ile FTX yöneticilerinin Bahamalar’daki çatı katı dairede birlikte çalıştıkları değil Bankman-Fried ile Alameda CEO’su Caroline Ellison’ın romantik ilişkileri de gözler önüne serildi. 


Tüm bu koşullar Bankman-Fried’in affedilme günahı işlemesine zemin hazırlamış olabilir. FTX’in zayıflıklarına dair sinyallerin geldiği ilk günlerde bile borsadaki müşterilerin parasının Alameda’ya aktarılıp işlem yapmada, yatırımda kullanılmaya devam edildiği görüldü. Reuters, 12 Kasım’da yayımladığı muazzam haberde FTX’ten Alameda’ya 10 milyar dolar değerinde varlığın transfer edildiğini duyurdu. O günlerde bu kaynağın yaklaşık 2 milyar dolarının kaybolduğuna inanılıyordu. Bugün ise kaybın çok daha büyük olduğu düşünülüyor. 


Bu paraların Alameda’ya neden gönderildiği veya Bankman-Fried’in müşterilerinin güvenine ihanet etmesine neden olan ilk adımın ne olduğu henüz bilinmiyor. Zincir üzerinde yapılan analizlere göre FTX’ten Alameda’ya yüklü gönderimlerin 2021 sonunda gerçekleştiğini gösteriyor. İflas başvuru belgelerindeki bilgilere göre FTX ve Alameda 2021’de 3,7 milyar dolar kaybetmiş


Bankman-Fried olayının en şaşırtıcı detayı da şu: Şirketleri 2022’deki ayı piyasası başlamadan önce muazzam kayıplar yaşamış. Kaldıraçlı kripto oyuncularını darmadağın eden Terra ve Three Arrows Capital hadiselerinden bile önce para çalmaya başlamış olabilirler. 


FTT basmak ve “teminatlı” borçlar

FTX ve Alameda Research yangınını başlatan kıvılcım CoinDesk’in bir haberinde Alameda’nın bilançosunda FTX’in token’ı FTT’nin tutulduğunun duyurulmasıydı. Bu token FTX tarafından yaratılmıştı, çok az bir miktarı piyasada işlem görüyordu ve token’ın büyük kısmı FTX ve Alameda’nın elindeydi. Bunun anlamı eldeki bu varlığın çok büyük ölçüde likit olmamasıydı, yani bunları bir borsada satmak mümkün değildi. Buna rağmen Bankman-Fried bu varlığı fiktif bir piyasa değeri üzerinden muhasebeleştiriyordu.


Daha da tehlikeli olan konu FTT token’ların borç işlemlerinde teminat olarak kullanılmasıydı. Özellikle de FTX ve Alameda arasındaki borçlarda… İşte tam da bu noktada FTX ile Alameda arasındaki ilişki toksik bir hale geliyordu. Bu iki şirket gerçekten apayrı yapılar olsalardı FTT token’ı teminat olarak kullanmak çok daha zor veya pahalı olacaktı. 


Birbiriyle ilişkili tüzel kişiler arasında o yapılara ait varlıkların teminat olarak kullanılması 1990’larda Enron’un başvurduğu bir taktikti. O işlemleri yapan yöneticiler 12 yıl hapse mahkûm olmuşlardı


Alameda’nın istisnası

FTX’in iflas ve çözülme sürecini yöneten yeni CEO’nun verdiği yasal bilgilere göre Alameda Research’ün bir FTX kullanıcısı olarak özel ayrıcalıkları vardı. Alameda platformun teminatların bozdurulması kurallarına karşı gizli bir istisnai durumu söz konusuydu. 


FTX, diğer kripto platformlarına ve geleneksel menkul kıymet veya emtia hizmet sağlayıcılarına benzer biçimde kullanıcılarına işlem yapabilmeleri için “marj” sağlarlar yani borç verirler. Ancak bu borçların karşılığında teminat alınır, yani borç alanlar kendilerine ait başka varlıkları platforma bırakarak aldıkları borcun karşılığını gösterirler. Eğer teminatın değeri düşerse ya da marjlı işlemlerde zarar oluşursa kullanıcının verdiği teminat bozdurularak satılır ve borsa buradan gelen parayla verdiği borcu kapatır. 


Kötü ve başarısız marj pozisyonlarını bozmak, varlıkları likit kılmak için elzemdir. Alameda’yı bu kurallardan müstesna kılmak ona büyük bir avantaj sağlarken diğer FTX kullanıcılarını büyük bir risk altına sokuyor. Alameda işler düzelene kadar zarar eden pozisyonlarını koruyabilirken rekabet ettiği diğer kullanıcılar devre dışı kalıyor. Ayrıca Alameda FTX üzerinde ödeyebileceğinden daha fazla para kaybedebilme imkanına sahip oluyor ve müşteri kaynaklarında büyük bir delik açılıyor. 


Alameda’ya tanınan istisna birçok açıdan suç teşkil ediyor. Her şey bir kenara, FTX’in kendini pazarlarken bile hile yaptığı görülüyor. Aslında bir borsadan ziyade müşteri parasıyla dolan bir küpten ibaretmiş. 


Tüm bunların ötesinde Alameda Research var…


Alameda’nın FTX listelemelerine erişimi

Kripto analitik şirketi Argus’a göre Alameda Research’ün FTX’in listelemeyi planladığı token’lara yönelik gizli bir erişimi olduğuna dair deliller ortaya çıkıyor. Bir token’ın bir borsada listelenmesi genelde o token’ın fiyatına olumlu etki eder. Alameda da bu erişimi sayesinde söz konusu token’ları listelenmeden önce alıp daha sonra fiyatları arttığında satabilecek pozisyondaydı. 


Eğer bu iddialar doğru ise bu olay Alameda ve FTX arasındaki en büyük dalavere olabilir. Hukuki konular bir yana tüm bu uygulamalar, token’lar birer menkul kıymet sayılmasa bile, içeriden öğrenenlerin ticareti kapsamında değerlendirilebilir.


Bu yılın erken döneminde OpenSea’den bir çalışan listelenmek için bekleyen varlıklardan satın aldığı için cezaya çarptırılmıştı. Görüntüde birkaç maymun görseli alan bu kişi 20 yıl hapse mahkûm olmuştu. 


Yöneticilere şahsi borçlar

FTX’teki yöneticilerin Alameda Research’ten 4,1 milyar dolar borç aldıkları ve bunların arasında bir teminata dayanmayan şahsi borçların da olduğu iddia ediliyor. İflas belgelerinde görüldüğü üzere, Bankman-Fried kişisel olarak 1 milyar dolar gibi inanılmaz bir borç almışken kendisinin yüzde 75’ini kontrol ettiği Paper Bird adlı şirket de 2,3 milyar dolar borç almış. FTX’in mühendislikten sorumlu direktörü Nishad Singh’e 543 milyon dolar verilirken FTX dijital piyasalar eş-CEO’su Ryan Salame de 55 milyon dolarlık kişisel borç almış. 


FTX olayında bırakın ateş olmayan yerden duman çıkmamasını ortalık yangın yeri gibi. Hatta gürül gürül yanıyor ve işin içinde kanunsuzluk da olabilir. Bu devasa kişisel borçların ne için kullanıldığı bilinmiyor ancak iflas sürecini yönetenler harcamaları analiz ederek bir resim oluşturabilirler. 


Paper Bird’e verilen borçlar çok daha kaygı verici çünkü burası varlıkları çevirmek için oluşturulan bir üçüncü parti yapı gibi işlev görüyor. Bu çok daha yapısal bir yolsuzluk. Forbes’un haberine göre Paper Bird’ün elindeki fonların bir kısmı Binance’in FTX’teki payını satın almak için kullanılmış olabilir. Ayrıca Paper Bird bazı yatırımlara yüz milyonlarca dolar harcamış. 


Bu yatırımlar arasında FTX’i destekleyen bazı girişim sermayeleri de var. Bu finansal işlemlerin bir suç teşkil edip etmediğini anlamak zaman alacak. Ancak şu bir gerçek ki bu yaklaşım Bankman-Fried’in gizli para akışları ve belirli varlıkların değerlerini yükseltmek için kullandığı yöntemlerin örüntüsüne uyuyor. 


FTT tutan veya borçlu olan yapıların kurtarılması

2022 yazında, kriptoda ayı piyasasının sürdüğü dönemde, Bankman-Fried BlockFi ve Voyager Digital gibi iflas eden borç takas şirketlerini kurtaracak bir beyaz atlı prens gibi görülmeye başlanmıştı. Bu dönemde CoinDesk’in de dahil olduğu birçok yapı bu görüntüye aldanarak kendisini J.P. Morgan tarzı bir sektör hamisi olarak göstermişti. 


Bankman-Fried CNBC’nin meşhur “Squawk Box” programındaki röportajında FTX’in bu hamleler için gerekli nakit kaynağı nereden bulduğuna dair sorulara kaçamak cevaplar vermiş ve bu kararları sonucu belli olmayan hamleler olarak değerlendirmişti. 


Ancak durum sadece bundan ibaret olmayabilir. Bloomberg’den Matt Levine, kısa süre önce yazdığı köşe yazısında FTX’in BlockFi’ı desteklemek için FTT kullandığını iddia etti. Bu Monopoly parası ile kurtarma operasyonu aslında BlockFi’ın iflas etmesi durumunda FTX ve Alameda’nın ilişkisinin ortaya çıkması riskine karşı alınmış bir üzerini örtme işlemiydi. Böylesi bir kurguya verilmiş bir isim bile yok ama en basit tanımıyla kurumsal yolsuzluk denilebilir.


ABD’li bankanın gizliden satın alınması

Süreci inceleyenler Alameda Research’ün küçük ölçekli bir banka olan Framington State Bank’a 11,5 milyon dolar yatırım yaptığını ortaya çıkardı. İşin ilginç tarafı bankanın değeri bu yatırım değerinin yarısı kadar. Buradaki kanunsuzluk o kadar açık ki… ABD’li şirket statüsünde olmayan veya yatırımcı pozisyonu bulunmayan Alameda, ABD’li bir bankanın kontrol hissesini satın alma sürecinde birçok düzenleme adımını yerine getirmek zorundaydı.


FTX olayına geniş bağlamda baktığımızda bankadan alınan pay, “hukuki açıdan tartışmalı” statüsünden “inanılmaz derecede kötüye alamet” noktasına evriliyor. Bir ABD bankasının kontrolünü elinde bulunduran Alameda ve FTX’in birçok farklı yolsuzluğa imza atma şansı doğuyordu. Geçtiğimiz dönemde Pakistan merkezli bir yapının bir ABD bankasını satın alma süreci ABD’li düzenleyiciler tarafından defalarca engellenmişti. Bu Pakistanlı şirket, kurduğu küresel kara para aklama imparatorluğunu güçlendirmek için bu bankayı almak istiyordu.  


Ana akım neden yanılgıya düşüyor?

Bunlar karmaşık ve incelikli yolsuzluklar. Aslında hepsi geleneksel finansa dünyasında iyi çalışan modelleri taklit eden kurgular. Bu anlaşılması güç kurgular Bankman-Fried’in düzgün bir iş insanı olarak görülmesine ve hatta kendisine çöküşten sonra bile sempatiyle bakılmasına zemin hazırladı. 


Bankman-Fried’ın çok zeki ve “inek” imajı çizmesi de hırsızlıkların saklanmasında rol oynadı. Benzer durum Mark Zuckerberg ve Adam Neumann’da da görülüyor. Bankman-Fried, verdiği röportajlarda zaten jargona ve karmaşık teknolojik detaylara boğulmuş olan sektörde bir ton karmaşık konuyu anlatıyordu. Bir dizi stratejik bağış yaparak ve ideolojik yorumlarda bulunarak politik ve sosyal etki oluşturdu. 


Kurduğu kumpas çöken Bankman-Fried dikkatlice kurgulanmış mektuplar, açıklamalar, röportajlar ve tweetler üzerinden suları bulandırmaya devem etti. Kendini iyi niyetli ve naif olan ama boyundan büyük işlere kalkışıp yanlış hesaplar yapan bir çocuk olarak gösteriyor. Aslında bu Donald Trump’ın üçkağıtçı avukat Roy Cohn’dan öğrendiği kriz yönetimi yaklaşımının bir başka versiyonu: Bankman-Fried, “reddet, reddet, reddet” noktasından “itiraf et, yan çiz, konuyu dağıt” taktiğine geçiş yapıyordu.


Bu taktik bayağı bir işe yaradı. Aralarından Kevin O’Leary gibi isimlerin bulunduğu ana akım odaklar hâlâ Bankman-Fried’ın söylemlerini papağan gibi tekrar etmeyi sürdürüyorlar. O’Leary, 27 Kasım’da Business Insider’a verdiği röportajda Bankman-Fried’i “bilgin” ve “muhtemelen kripto dünyasının en başarılı trader’ı” olarak niteliyordu. Hâlbuki muazzam bir kayıp yaşandığına dair veriler gün gibi ortada. 


FTX’in yatırımcısı ve profesyonel anlamda yani ödeme alarak sözcüsü konumunda olan O’Leary’nin Bankman-Fried’e yönelik hayranlığı bir kenara ortada tersi duruma dair deliller dolanıyor. Ancak Bankman-Fried’in imajını yeniden parlatmak isteyen başkaları da yok değil. Ebeveynleri Stanford’da hukuk profesörü olan Bankman-Fried, New York Times’ın DealBook Summit etkinliğinde boy gösterip kendini sahnede aklamaya çalışıyordu. 


Bankman-Fried’in yaptığı yolsuzluğun ve hırsızlığın boyutu ve karmaşıklığı Bernie Madoff’un ponzi kurgusuyla ve Malezyalı dolandırıcı Jho Low’un sistemiyle yarışır durumda. İster bilinçli ister beceriksizlik sonucunda yapılmış olsun, bu yolsuzluk, Worldcom ve kısmen Enron gibi bir kurumsal skandal izlenimi veriyor. 


Tüm bu skandallardaki temel figürler ya hapse gönderildi ya da kanun kaçağı durumunda. Sam Bankman-Fried de böylesi bir kaderi hak ediyor. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk