Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

FTX'in Komün Stratejisi Yararlı mı Zararlı mı?

Bankman-Fried ve FTX yöneticileri Bahamalar’da bir evde hep birlikte yaşıyorlardı. Peki bu model performans ve iş açısından ne anlam ifade eder?

18 Kasım 2022 13:45

Güncellenme: 21 Kasım 2022 11:54

Serdar Turan

Serdar Turan CoinDesk Türkiye'nin kurucu genel yayın yönetmenidir. 20 yılı aşkın süredir iş dünyasına yönelik yayın ve içerik projelerinde yer alan Serdar, Bloomberg BusinessWeek Türkiye, Harvard Business Review Türkiye gibi yayınların içerik sorumluluğunu üstlendi. Birçok etkinlikte konuşmacı ve moderatör olarak görev alan Serdar, mühendislik ve işletme yüksek lisans derecelerine sahip. Çalışma alanları arasında strateji ve iş modelleri, yıkıcı inovasyon, yeni nesil teknolojiler ve bilgisayar oyunları ön plana çıkıyor.

Klavyenin başından kalkamadığımız, her saniye yeni bir haberin aktığı, sektörün geleceğinin yeniden şekillenemeye başlayacağı bir dönemden geçiyoruz. Bu dönem daha ne kadar sürecek ve Joseph Schumpeter’in Yaratıcı Yıkım teorisinin bir ispatı mı olacak bilemiyoruz ama şu bir gerçek ki sadece merkeziyetsiz dünyanın dayandığı temel sistematiği değil işe, yönetime, yönetişime ve liderliğe dair de birçok konunun yeniden düşünüldüğü bir dönem olacak.


Sektörün ana kabullerinin çözüldüğü, insanların paralarının buharlaştığı ve canlarının gerçekten yandığı bu dönemde ne söylesek eksik kalacak. Ancak tüm bu toz ve gaz bulutu içerisinde çok ilginç sorgulamalar için fırsatlar da mevcut. 


FTX’in sıradışı komün yaşama ve çalışma biçimi


Örneğin Sam Bankman-Fried’in kurduğu çalışma biçiminin ne kadar etkin olduğu… Bilindiği üzere FTX operasyonu Bahamalar’dan yönetiliyor. Şirketin üst yönetiminin büyük bir bölümü, Karayipler’deki bu adada büyük bir penthouse dairede yaşıyor. On kişi bir arada çalışıyor, eğleniyor. Sadece yöneticiler de değil, şirket topluluğunu ve desteklediği yapıları da burada bir araya getirmeye gayret ediyor. Bu nedenle Karayipler’de 74 milyon dolarlık bir emlak/arazi yatırımı yapıldığına dair bilgiler ortada dolaşıyor. Yani Bankman-Fried ve arkadaşları bir komün hayatı yaşamaya niyetlilermiş. 


Başta kulağa bir Netflix dizisi kurgusu gibi gelse de aslında kağıt üzerinde çok da mantıksız bir model olmayabilir. Bankman-Fried’a sorma şansımız olsa bize bu çalışma biçiminin çok verimli ve etkin olduğunu anlatabilirdi. Biz onun yerine biraz beyin jimnastiği yapsak bu modeli nasıl savunuruz:


Amaç ve kültür: Şirketlerin son yıllardaki en büyük sıkıntısı belirli bir amacı (purpose) içselleştirmek, bunu herkese yaygınlaştırmak ve kültürün bir parçası haline getirmek. Bankman-Fried’ın yaptığı birçok açıklamada dünyayı değiştirmeyi isteyen, elindeki paylaşmak için kazandığını söyleyen etkin alturizm temelli bir hayat felsefesine sahip olduğu izlenimi oluşuyor. Hatta Bankman-Fried’in arzu ettiği büyük değişim için risk almak zorunda kaldığını ve alengirli olaylara bu nedenle girmekten başka şansı kalmadığını savunanlar yok değil. Bankman-Fried, bu nedenle şirketin önemli isimlerini bir yerde toplayıp kültürü bire bir yaşamak ve yaşatmak, amacı her saniye bir arada olup ortak anlar ve deneyimler üzerinden somutlaştırmak istemiş olabilir. Yani amacı ve kültürü bizzat yaşayarak güçlendirmek ve içselleştirmek. 


Çevik ve deneysel organizasyon yapısı: Çeviklik ve esneklik, hele ki kripto gibi anlık gelişmelerin yaşandığı bir dünyada olmazsa olmaz. Bunun özellikle de karar alma süreçlerinde etkin biçimde teşkil edilmesi için de her an iş birliği içinde olan, olayları istişare ederek hızlı tepkiler verebilen bir ekip yapısı önemli. Bu nedenle şirketler çevik takımlar ve farklı çalışma biçimlerine ciddi kafa yoruyor ve yatırım yapıyorlar. Bankman-Fried, komün yapısı sayesinde karar alma süreçlerinin hızlandırılmasına, kritik anlarda müdahalenin kolaylaştırılmasına imkân sağlamak istemiş olabilir.


İşte eğlence: Sıkıcı süreçler, donuk ofisler, kübikler… İş dünyasında sıkıcılık hâkim bir parametredir. Buna karşın son dönemde yapılan birçok araştırma ve ortaya koyulan rapor iş hayatında eğlencenin ve “fun” bir yaklaşımın verimliliği artırdığını, performansı yükselttiğini söylüyor. Ancak bu “fun” plazadaki ofise derme çatma salıncak kurmakla olmuyor. Bankman-Fried ve ekibi bir arada çalışıp bir yandan da sürekli bir eğlence, anlık etkileşimler ile motive oluyor olabilir. 


İnsan o kadar da rasyonel değil


Her ne kadar bu yaklaşımlar kağıt üzerinde mantıklı olsa da Bankman-Fried ve arkadaşlarının farkına varamadığı veya kabul etmek istemediği bir gerçek var: İnsan irrasyonel, karmaşık bir sosyal varlık. “Dostunu seyahatte tanırsın” lafı boşuna değil. En yakın arkadaşları bir hafta bir odaya koyun azılı düşman haline gelebilirler. Hatta bu konuda bir teori de söz konusu. İngiliz antropolog Robin Dunbar’ın Dunbar Sayısı olarak da bilinen teorisine göre insanların mantıklı bir sosyal etkileşimde kalması için topluluğun maksimum 150 kişi olması gerekiyor. Yani bir topluluk 150 kişiyi aşarsa işler çığırından çıkıyor. Bu elbette kültüre, şartlara göre değişen bir durum ama bize sosyolojik anlamda bu tür bir kurgunun kolay olmadığını söylüyor. Hele bir de her biri egosu yüksek kişilerin, eski gönül ilişkisi yaşamış figürlerin bir arada olduğu bir senaryoyu düşünün… Zaten Bankman-Fried de New York Times’a verdiği röportajda “bir insan en fazla 15 kişiyle etkin bir network kurabilir” mealinde bir cümle sarf etmiş. 


Bir diğer önemli nokta da yanlılıklar. Daha önce de söylediğimiz gibi insanoğlu mantıklı karar alan bir yaratık değil. Çevreden, diğer insanlardan, bağlamdan etkilenen bir varlık. Bu nedenle son yıllarda davranış ekonomisi yükseliyor, davranış ekonomistlerine Nobel veriliyor. Örneğin beş kişinin “siyah” dediğine altıncı kişinin "beyaz” deme olasılığı düşüyor. Grup düşüncesi, onaylama yanlılığı, çıpalama, kognitif etkileşim gibi yüzden fazla yanlılık ve önyargı insanların karar alma süreçlerini etkiliyor. Yani bir arada bulunan 10 kişi doğru karar alabildiği gibi birbirinden etkilenerek çok yanlış kararlar da alabiliyor. Hele ki bu kişiler içlerinden bazılarını ilahlaştırmışsa veya farklı ilişkilere sahiplerse…


Burada en riskli durumlarda biri de onaylama yanlılığı… Yani grup içerisindeki baskın bir kişini fikrinin yanlış dahi olsa kabul görmesi ve diğerlerinin bu fikri destekleyecek argümanları öne çıkarırken fikrin aleyhine olan verileri görmezden gelmesi. Böylesi bir ortamda eleştiri yapmak, farklı ve ters bir fikir ortaya koymak, eğer topluluk çok bilinçli değilse, dışlanma, oyunbozanlık, fitnecilik olarak görülebilir ve sosyal anlamda cezalandırılması muhtemeldir. Zamanla ekip kendi dinamiklerini genel sanıp dışarıdan gelen eleştirilere, fikirlere kapalı hale gelip ve hatta düşmanca karşı koymalara ve reddedişlere neden olabilir. Ayrıca güçlü kişiliklerin takım performansına olumsuz etkiler oluşturduğuna dair de bazı çalışmalar söz konusu.


İş arkadaşlarınızla aynı evde yaşamak


Konuyla ilgili organizasyon sosyolojisi ve psikolojisi alanındaki uzmanların görüşlerine başvurduğumuzda net bir açıklama olmadığı görülüyor. Burada önemli olan kaç kişilik bir ekibin olduğu, ekip üyeleri arasında güç dinamiklerinin nasıl oluştuğu, yapılan işin muhteviyatı gibi faktörler devreye giriyor ve herkese uygun bir reçete de yok. Ama genel görüş bu işin başarılı olma şansının başarısız olma şansından çok daha düşük olduğu yönünde…


Bir de işin özel hayat-iş dengesi boyutu var. Her ne kadar son dönemde iş hayatı ile özel hayatı geçişkenlik içerisinde yönetme yaklaşımı öne çıksa da (artık iş-özel yaşam ayrımı değil iş-özel yaşam entegrasyonu kavramı öne çıkıyor) komün bir yapı çerçevesinde iş hayatının gereklilikleri ile özel hayatın gerekllilikleri, iş ilişkisinin boyutu ile özel ilişkilerin boyutu iç içe geçebiliyor. Bunu yönetmek de herkesin harcı değil. 


Görülen o ki Bankman-Fried ve arkadaşlarının yaşam tarzları ile iş yapma biçimlerinin iç içe geçtiği bu tür bir kurgu çok hassas dengelere bağlı. Bu satırların yazarının şahsi kanaatine göre böylesi bir dengeyi kurabilecek bir ekip oluşturmak veya bu tür kişilerin bir araya gelmesi çok zor, aynı zamanda düşük bir olasılık. 


Bu arada eklemek gerekir ki ülkemizde de bu tür çalışma modellerine yakınsayan hatta bire bir uyan modeller görmek mümkün. Bazı dijital ajanslarda, oyun stüdyolarında, etkileyici networkleri ile pazarlama alanında çalışan yapılarda bu kadar net olmasa da aynı ortamda yaşama, uzun süre bir arada kalma gibi uygulamalara geçişin olduğunu görüyoruz. Yakın zamanda, özellikle de ekonomik koşulların da etkisiyle bu tür uygulamaların yayılması şaşırtıcı olmaz.


İlk bakışta “yeni bir kafa” olarak görülse ve akla yatkın gelse de bu tür bir çalışma biçiminin FTX gibi milyarlarca dolarlık bir varlığı yöneten, kripto gibi dinamiklerin ve dolayısıyla ruh halinin sürekli değiştiği bir sektörde komün yaşama ve çalışma sisteminin dengesini tutturmak herkesin başarabileceği bir olay değil. Görülen o ki FTX sürecine alınan bazı kararlarda bu tür bir bağlamın ve ortamın da etkisi olabilir. Günün sonunda herkes Gotham Nights-Bat Family veya Avengers değil (kaldı ki Avengers’da bile grup dinamikleri nedeniyle işler sık sık sarpa sarar.)



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Serdar Turan CoinDesk Türkiye'nin kurucu genel yayın yönetmenidir. 20 yılı aşkın süredir iş dünyasına yönelik yayın ve içerik projelerinde yer alan Serdar, Bloomberg BusinessWeek Türkiye, Harvard Business Review Türkiye gibi yayınların içerik sorumluluğunu üstlendi. Birçok etkinlikte konuşmacı ve moderatör olarak görev alan Serdar, mühendislik ve işletme yüksek lisans derecelerine sahip. Çalışma alanları arasında strateji ve iş modelleri, yıkıcı inovasyon, yeni nesil teknolojiler ve bilgisayar oyunları ön plana çıkıyor.

Serdar Turan CoinDesk Türkiye'nin kurucu genel yayın yönetmenidir. 20 yılı aşkın süredir iş dünyasına yönelik yayın ve içerik projelerinde yer alan Serdar, Bloomberg BusinessWeek Türkiye, Harvard Business Review Türkiye gibi yayınların içerik sorumluluğunu üstlendi. Birçok etkinlikte konuşmacı ve moderatör olarak görev alan Serdar, mühendislik ve işletme yüksek lisans derecelerine sahip. Çalışma alanları arasında strateji ve iş modelleri, yıkıcı inovasyon, yeni nesil teknolojiler ve bilgisayar oyunları ön plana çıkıyor.

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk