Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

Güvenebileceğimiz Tarih

CoinDesk’in içerik üst yöneticisi, tarihin değiştirilemez biçimde yazılan ilk kayıtlarına vurgu yapıyor

13 Nisan 2022 01:10

Güncellenme: 25 Mayıs 2022 11:22

Michael J. Casey

Michael J. Casey, CoinDesk'in baş içerik sorumlusudur. Casey, daha önce, dijital içerik için kaynak verileri geliştirmek üzere kurucu ortağı olduğu Streambed Media'nın CEO'suydu. Ayrıca MIT Media Labs'a ait Digital Currency Initiative'de kıdemli danışman ve MIT Sloan School of Management'ta kıdemli öğretim görevlisiydi. Casey MIT'ye katılmadan önce, küresel ekonomik meseleleri kapsayan kıdemli bir köşe yazarı olduğu The Wall Street Journal'da 18 yıl geçirdi. Casey, Paul Vigna ile birlikte yazdığı "The Age of Cryptocurrency: How Bitcoin and Digital Money Are Challenge the Global Economic Order" ve "The Truth Machine: The Blockchain and the Future of Everything" de dahil olmak üzere beş kitap yazmıştır. Casey, CoinDesk'e tam zamanlı olarak katıldıktan sonra çeşitli ücretli danışmanlık pozisyonlarından istifa etti. MIT Media Lab's Digital Currency Initiative ve The Deep Trust Alliance dahil olmak üzere kar amacı gütmeyen kuruluşlara danışman olarak ücretsiz görevlerde bulunuyor. Streambed Media'nın hissedarı ve icracı olmayan başkanıdır. Casey, Bitcoin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@mikejcasey

2017 yılında Paul Vigna ile yazdığım ikinci kitabım “The Truth Machine” için araştırma yaparken cryptografitt.com’da yayımlanan bir yazıya denk gelmiştim. Yazı insanların yazıları ve görselleri Bitcoin blok zinciri üzerinde kodlanmış şekilde tutabileceğini ve bunlara erişebileceğini belirtiyordu.

Buraya baktığımda alım-satın önerilerinden motorlu araç satışlarına, petrol boru hattı protestolarından vefat eden birine dair bir anma metnine kadar birçok bilgiyle ve belgeyle karşılaştım.

Ancak içlerinden en çok Ekim 2016’da gördüğüm bir mesajdan etkilendim: “30 btc lazım. Lütfen! Suriye’den kaçmayı hayal ediyorum. Benim Suriye’den çıkmama yardım edin. Halep’te yaşıyorum. 14 yaşındayım. Yalan söylemiyorum. Millet, yardım edin!!!!!”

Acaba bu genç istediği yardımı alabildi mi? (O dönemde 30 BTC yaklaşık 18.000 dolar ediyordu.) Halep’ten kaçabildi mi? Kurtulabildi mi?

Bu soruların yanıtlarını veya bu mesajın gerçek mi kandırmaca mı olduğunu alsa bilemeyeceğim. Ancak metnin özündeki anlam son derece vurucuydu. Vahşi bir savaşın ortasında Bitcoin’in kayıt defteri, otoriter bir rejimin insanlığı kısıtladığı bir noktada insanlığa dair bir umut ışığı oluşturabiliyordu.

Kripto dünyasının etrafındaki çılgınlıkları ve bu dünya çevresine örülen iş modellerini sıyırıp attığınızda bu felsefenin özündeki fikir tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıyor. Tam anlamıyla merkeziyetsiz, kimseden izin almayı gerektirmeyen bir blok zinciri tarihin değiştirilemeden yazılmasına dair elimizdeki tek imkân olabilir.

Blok zinciri teknolojisini otoriterliğe karşı bir cephe olarak konumlandırmak birçok karmaşık bileşeni bir araya getirmeyi gerektirir. Bunlar arasında hukuki yapıyı ve gazeteciliği de sayabiliriz. Bu bileşenleri nasıl bir çerçeve etrafında bir araya getireceğimizi belirleme (burada kriptografi de devreye giriyor) konusunda yol almaya başladık. Bu gelişimde önemli itici güçlerden biri de Stanford Center for Blockchain Research’ün bir parçası olan Starling Lab’da yapılan çalışmalar.

Bu yazının ilerleyen bölümlerinde Starling Lab’in haber kaynaklarına ve kanıta muhtaç bilgilere dair bilgiyi onaylama ve depolama süreçlerini iyileştirmeye yönelik çabalarına dair detaylar vereceğim. Geçtiğimiz haftalarda Money Reimagined podcast yayınımda konuk aldığım Starling Lab yöneticisi Jonathan Dotan’ın görüşlerini de paylaşacağım.

Dotan bunun kolay bir iş olmadığını belirtiyor. Ancak bu yapılması zorunlu bir iş.

Resmiyet Getiren Yalanlar

Tüm otoriter rejimler, gücü ellerinde tutabilmek için, tarihe dair kendi, yönlendirilmiş versiyonlarını öne çıkarmaya çalışırlar. Adil ve serbest bir seçimle gelmemiş olan bu iktidarlar halkın bilincine bazı bilgiler enjekte ederek kendi varlıklarını resmiyete kavuşturmaya çabalarlar.

Pol Pot’un Kamboçya’nın tarihini sıfırladığı Orwellvari yaklaşımı “Yıl Sıfır”ı düşünün. Bu tür efsane oluşturma süreçleri tarihi değiştirmeyi hedefler. Hugo Chavez Karl Marx’ın “Komünist Manifesto” eserini yazmasından 20 yıl önce vefat eden Simon Bolivar’ı sosyalist olarak nitelendirmesi buna iyi bir örnektir. Genelde bu çabaların büyük kısmı başarısız olur. Donald Trump’ın “Soygunu Durdurun” hareketi de bu şekilde yok olmaya mahkum.

Bu yazının kaleme alındığı günlerde önümüzde açık ve önemli bir örnek daha var. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin ülkesinin Ukrayna işgalini savunmak için Ukrayna’nın Neonaziler tarafından ele geçirildiğini ve ülkesinin aynı II. Dünya Savaşı’nda Hitler ordularıyla savaştığı gibi bu ülkeyi Nazilerden kurtarmaya çalıştığını söylüyor. Bu sırada bağımsız medya gerçekleri ortaya koymaya çalışsa da Kremlin kendi ordusu tarafından yapılan işleri ve asker kayıplarını gizlemeye çalışıyor.

Tüm bunlar, derin kandırmacaların, botların yaydığı yalan haber kampanyalarının ve psikolojik harp stratejilerinin dopaminle tetiklenen beyinleri yanlış bilgilere teşne hale getirdiği bir dönemde gerçekleşiyor.

Sosyal medyanın ilk dönemlerinde Silkon Vadisi, Facebook’u ve Twitter’ı bilgiyi ve gücü demokratikleştirecek yapılar olarak nitelendiriyordu. Artık bu geçerli değil. Sosyal medyanın kötücül amaçlarla kullanımları sosyal bilimcilerin “yalancının payı” dedikleri bir durumun ortaya çıkmasına vesile oldu. Başka bağlamlarda yalanın ispatı olabilecek kadar açık yanlış bilgiler bugün gerçek gibi algılatılabiliyor.

Merkeziyetsiz Gerçek

Dotan’a göre bu büyük medyan okumaları çözümleyebilmek için interneti yeniden kurgulamamız gerekli. Blok zinciri teknolojisi her derde deva olmasa da (eleştirilere göre yalanları burada da kolaylıkla kayda geçirebilirsiniz) bu dünyanın bilgi yönetimine dair temel prensipleri, çevrimiçi bilgiye yaklaşımımıza dair bir çerçeve oluşturabilir.

Starling Lab’in yaklaşımı, şifreleme, merkeziyetsiz depolama zero-based knowledge proof gibi yaklaşımlar ve bilginin depolanmasında ve onaylanmasında kriptografiyi nasıl kullanabileceğimize dair bakış açısındaki değişimler gerçekleri değerlendirme ve neyin yalan neyin doğru olduğunu belirleme noktasında bize yeni yollar sunabiliyor.

Laboratuvar arşivleme ve kanıt toplama noktasında bu araçların nasıl etkin biçimde kullanılabileceğine dair standartları oluşturmak üzere gazetecilerle, tarihçilerle ve hukukçularla işbirliği yapıyor. Dotan, burada amacın “merkeziyetsiz güven” oluşturmak ve “bilginin belirsizliğini azaltmak” olduğunu belirtiliyor.

“Kriptografi etrafındaki teknolojiler iki şeyi yapmamıza imkan tanıyor: Birincisi bilgiyi doğrulamak için yollar bulmamızı sağlıyor. İşin kaynağında ne olduğunu bilirsem onu o şekilde mühürleyebilirim. İkincisi, şifreleme sayesinde neyin ne zaman ve kime ifşa edileceğine karar verilebiliyor.”

Suriye savaşında kimyasal silah kullanımına dair deliller ortaya çıkmadan önce Rus yalan haber botlarının “#SyriaHoax” etiketini kullanarak insanların aklına şüphe düşürmeye çalıştığını hatırlayalım.  Dotan, Ukrayna savaşında olan biteni kayıt altına almanın önemli olduğunu vurguluyor. Dünyanın adaleti aramaya hazır olduğu noktada bu tür delillerin önemi daha da artacak.

Starling Lab’ın çalışmaları henüz erken aşamada ancak ele alınan bazı konular çalışmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin Filecoin’in merkeziyetsiz protokolünü kullanarak 2020’deki ABD başkanlık devir teslim sürecine dair (6 Ocak’daki isyanlar da dahil) 78 günlük fotoğraflar arşivlendi. Ekip, ayrıca, benzer bir şekilde Yahudi soykırımına dair yaşayan tanıkların ifadelerini de kayıt altına aldı.

Soykırım vakası bu konuya son derece uygun. Eğer insanlık II. Dünya Savaşı sonrası verdiği “bir daha asla” sözünü tutacaksa gelecek nesillerin neler yaşandığını unutmalarına izin vermememiz gerekli. Kriptografinin ve blok zinciri teknolojisinin bundan daha önemli bir kullanım alanı yok. 




Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Michael J. Casey, CoinDesk'in baş içerik sorumlusudur. Casey, daha önce, dijital içerik için kaynak verileri geliştirmek üzere kurucu ortağı olduğu Streambed Media'nın CEO'suydu. Ayrıca MIT Media Labs'a ait Digital Currency Initiative'de kıdemli danışman ve MIT Sloan School of Management'ta kıdemli öğretim görevlisiydi. Casey MIT'ye katılmadan önce, küresel ekonomik meseleleri kapsayan kıdemli bir köşe yazarı olduğu The Wall Street Journal'da 18 yıl geçirdi. Casey, Paul Vigna ile birlikte yazdığı "The Age of Cryptocurrency: How Bitcoin and Digital Money Are Challenge the Global Economic Order" ve "The Truth Machine: The Blockchain and the Future of Everything" de dahil olmak üzere beş kitap yazmıştır. Casey, CoinDesk'e tam zamanlı olarak katıldıktan sonra çeşitli ücretli danışmanlık pozisyonlarından istifa etti. MIT Media Lab's Digital Currency Initiative ve The Deep Trust Alliance dahil olmak üzere kar amacı gütmeyen kuruluşlara danışman olarak ücretsiz görevlerde bulunuyor. Streambed Media'nın hissedarı ve icracı olmayan başkanıdır. Casey, Bitcoin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@mikejcasey

Michael J. Casey, CoinDesk'in baş içerik sorumlusudur. Casey, daha önce, dijital içerik için kaynak verileri geliştirmek üzere kurucu ortağı olduğu Streambed Media'nın CEO'suydu. Ayrıca MIT Media Labs'a ait Digital Currency Initiative'de kıdemli danışman ve MIT Sloan School of Management'ta kıdemli öğretim görevlisiydi. Casey MIT'ye katılmadan önce, küresel ekonomik meseleleri kapsayan kıdemli bir köşe yazarı olduğu The Wall Street Journal'da 18 yıl geçirdi. Casey, Paul Vigna ile birlikte yazdığı "The Age of Cryptocurrency: How Bitcoin and Digital Money Are Challenge the Global Economic Order" ve "The Truth Machine: The Blockchain and the Future of Everything" de dahil olmak üzere beş kitap yazmıştır. Casey, CoinDesk'e tam zamanlı olarak katıldıktan sonra çeşitli ücretli danışmanlık pozisyonlarından istifa etti. MIT Media Lab's Digital Currency Initiative ve The Deep Trust Alliance dahil olmak üzere kar amacı gütmeyen kuruluşlara danışman olarak ücretsiz görevlerde bulunuyor. Streambed Media'nın hissedarı ve icracı olmayan başkanıdır. Casey, Bitcoin sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@mikejcasey

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
Onramp Invest, Platformuna CoinDesk 20 Endeksini Entegre Etti

29 Şubat 2024 17:48

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk