Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Haftaya Bakış: FTX Krizindeki Tarihi Gelişmeler

SBF'nin tutuklanması, Alameda Research'ün müşteri fonlarını kullandığını FTX'in eski bir çalışanının ihbar etmesi ve The Block skandalı gibi tarihi gelişmelere tanık olduğumuz bir haftayı geride bıraktık.

17 Aralık 2022 14:16

Güncellenme: 17 Aralık 2022 16:51

Berkay Aybey

İzmir-Konak doğumlu. Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü mezunu. Yaklaşık 2017 yılından beri kriptoparalarla ilgileniyor. BV Crypto bünyesinde kriptoparalarla ilgili araştırma süreçlerini yönetiyor.

Twitter'da Takip Et:

@AybeyBerkay

Sam Bankman Fried (SBF) ABD Adalet Bakanlığı’nın resmen suç duyurusunda bulunmasıyla Bahamalar’da tutuklandı. Akabinde, birçok yeni haberle birlikte FTX sürecinde önemli gelişmelerin yaşandığı tarihi bir hafta geçirdik. FTX dışında özellikle DeFi alanında da öne çıkan gelişmeleri yine bu sayıda bulacaksınız. Keyifli okumalar.


SBF Demir Parmaklıklar Arkasında


FTX eski CEO’su SBF, ABD Adalet Bakanlığı’nın çeşitli dolandırıcılık ve para aklama suçlamalarında bulunmasından sonra Bahamalar’daki evinde gözaltına alındı. SBF, tüm suçlamalardan ceza alırsa tam olarak 115 yıl hapis cezası alacak.


İki ülke arasındaki geri iade anlaşması nedeniyle SBF’nin ABD’ye iadesine kesin gözüyle bakılıyor. İade duruşması ise 8 Şubat tarihinde yapılacak. O tarihe kadar SBF’nin Bahamalar’da tutulmasına devam edilecek. SBF’nin avukatlarının elektronik kelepçe ve 250.000 USD kefalet talebi, SBF’nin kaçma ihtimali bulunduğu için mahkeme tarafından reddedildi.


3AC ve Terra Luna krizlerinin sorumlularının haklarındaki yakalama kararlarına rağmen halen dışarda olmaları ve sorgulanmamaları, piyasada ciddi bir rahatsızlığa neden olurken, aynı zamanda sektörün imajına da zarar veriyor. SBF’nin yakalanması son zamanlardaki büyük krizlerde ilk kez ana sorumlunun sorgulanacağı anlamına geliyor. Böylelikle sürecin toplum tarafından çok daha şeffaf bir şekilde öğrenilmesi sağlanacak. Darısı 3AC ve Terra Luna yöneticilerinin başına…


FTX’i İhbar Eden Yine Bir FTX Çalışanı Çıktı


Bahamalar’daki mahkeme süreci yeni bilgileri gün yüzüne çıkardı. Buna göre, FTX’e bağlı Bahamalar merkezli FTX Digital Markets şirketinin CEO’larından Ryan Salame 9 Kasım tarihinde FTX’in Alameda’nın zararını karşılamak için borsadaki kullanıcılarının paralarını kullandığını ihbar ediyor. Bu ihbarın hemen ardından da zaten Binance’nin FTT satma kararı, FTX’in iflas sürecinin fitilini ateşliyor. Öyle görülüyor ki Binance güçlü bağlantıları sayesinde bu ihbardan haberdar olarak erkenden önlem alıyor.


Salame’nin ihbarına göre, kullanıcıların bakiyelerini kullanma yetkisine sahip sadece üç kişi bulunuyor: FTX’in CEO’su SBF, CTO’su Gary Wang ve teknik sorumlusu Nishad Singh. Dolayısıyla bu işlemlerden en az birinin, belki üçünün de haberdar olduğu söylenebilir. 


Salame’nin ihbarı klasik tabirle SBF’nin bir ‘Brütüs’ vakası yaşadığını gösteriyor. Şu anda tutuklu bulunan SBF sadece Adalet Bakanlığı’nın suçlamalarıyla değil, aynı zamanda SEC ve CFTC tarafından da açılan ayrı ayrı dolandırıcılık suçlamalarıyla da yargılanacak.


SEC’in suçlamalarında, FTX’in Alameda’ya herhangi bir risk analizi yapmadan sınırsız kredi verdiğini, bu transferleri de gizlemek için doğrudan Alameda yerine açıkça Alameda’ya bağlı olmayan alt şirketlere transferlerin yapıldığı belirtiliyor. Alameda’nın FTX’te eksi bakiyeye geçme hakkı bulunduğuna, Terra Luna krizinde para çekmek isteyen yatırımcıların taleplerini karşılamak için müşteri fonlarının kullanılmaya başlandığına ve ardından iflas sürecine sürüklendiğine dikkat çekiliyor. 


CFTC’nin suçlamasında ilgi çeken bölüm ise SBF’nin geçtiğimiz Eylül ayında Alameda’yı kapatmak istemesidir. SBF’ye ait yazılı kayıtlarda Alameda’nın giderlerinin gelirlerinden fazla olması nedeniyle bu işlemin aslında geçen yıl yapılması gerektiği yazıyor. Sonrasında ise Alameda’yı kapatmanın FTX’in likiditesini azaltabileceği ihtimalinden dolayı bu karardan vazgeçiliyor.


Komplo Teorileri


SBF eğer tutuklanmasaydı 13 Aralık’ta Temsilciler Meclisi Finans Komitesi’ne, 14’ünde ise Kongre’ye video ile bağlanarak sorulara cevap verecekti. Adalet Bakanlığı’nın bu sorgulamaların hemen bir gün öncesinde suçlamada bulunması, sorgulamaların önünü kapatmış oldu. Özellikle Twitter’da suçlamaların zamanlamasının manidar olduğuna, Kongre’de ortaya çıkması istenmeyen bilgilerin saklandığına dair teoriler üretilmeye başlandı. SBF’nin geçmişte hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat politikacılara yüklü bağışlarda bulunması da bu teorileri destekler argümanlar olarak kullanıldı.


Yeni CEO’nun İfadesi, FTX.US’nin Durumunu Değiştirdi


SBF, 13-14 Aralık’taki sorgulamalara katılamasa da FTX’in yeni CEO’su John J. Ray III soruları cevaplayarak sürece ilişkin bilgi verdi. Şu ana kadar şirkete ait 1 milyar USD’nin üzerinde bir varlığı toplamayı başardıklarını açıklayan CEO, bu sürecin birkaç hafta daha süreceğini belirtti.


SBF, FTX.US’in tamamen sağlıklı bir bilançosu olduğunu ve iflas sürecinin sonunu beklemeden kullanıcılarına erkenden ödeme yapılabileceğini iddia ediyordu. Şirketin Bahamalar’daki ana FTX’ten ayrı bir şirket olarak kurulması da bu iddiaların temelini oluşturuyordu. Ancak yeni CEO John J. Ray III, araştırmalar sonucu FTX.US’in Bahamalar’dan yönetildiğini ortaya koyan bulgular olduğunu söyledi. Bu nedenle, FTX.US’in de diğer kullanıcılardan ayrılmadan aynı sürece dahil olma ihtimali yükseldi.


John J. Ray III ayrıca SBF tutuklanmadan hemen önce, SBF’nin avukatlarının ve Bahamalı regülatörlerin ana FTX şirketinin bilgisayarlarına erişim sağladığını ve şirkete ait fonları transfer ettiklerine dair suçlamada bulundu. 


Yasalara göre, iflas eden şirketin fonlarının transfer edilmemesi ve tüm operasyonel sürecin durdurulması gerekiyor. Bahamalı regülatörler ise Bahamalar’daki mahkemenin şirketi likide etme kararı nedeniyle ana şirketteki fonları devlete ait cüzdanlara transfer ediyor. Bu durum, ABD’deki iflas sürecini hem ihlal ediyor hem de organizasyonu güçleştiriyor. Bahamalı regülatörler suçlamaları reddederken likidasyon sürecine devam edeceklerini açıkladılar. FTX’in uluslararası yapısı ve şirketin ana merkezinin Bahamalar’da bulunması ancak iflas başvurusunun ABD’de yapılması, daha birçok problemi beraberinde getirecek gibi.


Gazeteler Kurban İstiyor


The Financial Times, The Wall Street Journal, The New York Times ve Bloomberg yayınları birleşerek, FTX’ten alacağı olan isimlerin açıklanması için ortak bir dava açtı. Alacaklıların adreslerinin güvenlik nedeniyle saklı kalabileceği ancak isimlerinin açıklanması gerektiği belirtildi. 


İflas mahkemesi normalde bu isimleri açıklarken, FTX sürecinde saklı tutulması talebini kabul etti. Daha önce Celsius ve Voyager davalarında da benzer şekilde isimler saklı tutulmuştu. Bu isimlerin açıklanması, belki de henüz FTX’le ilişkisini halka açıklamayan veya zararını olduğundan az gösteren kişi ve şirketlerin ortaya çıkmasını sağlayacağı için gazetelerin ilgisini çekiyor.


FTX Alacaklılarına Erken Ödeme İmkanı


Bankalar, ödenmeyen kredileri çeşitli finansal kuruluşlara, tahsil edeceği miktarın çok altında cüzi tutarlara satarak zararlarını minimize etmeye çalışır. Benzer bir durum şu anda FTX’ten alacağı olan kişi ve şirketlere sunuluyor. Mahkeme sürecini beklemek istemeyenler ve acil nakit ihtiyacı olanlar FTX’teki bakiyelerini bu şirketlere devrederek, bakiyelerinin yüzde 5 veya yüzde 10 kadarını tahsil edebiliyorlar. 


Firari Do Kwon Sırbistan’da


Terra Luna’nın CEO’su ve krizin baş aktörü Do Kwon, hakkındaki yakalama kararı ve Interpol tarafından çıkarılan kırmızı bültene rağmen yakalanamadı. Güney Koreli yetkililerin onayladığı üzere, Do Kwon geçtiğimiz hafta Sırbistan’da tespit edildi. Dubai’den Sırbistan’a geçtiği tespit edilen Do Kwon’un ülkeyi terk etme ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi. SBF sonrasında ikinci bir tutuklama daha yakın zamanda görülebilir.


The Block Skandalı


En önemli kripto para haber mecralarından The Block geçtiğimiz haftanın skandal konusuydu. Yayının CEO’su McCaffrey’in SBF tarafından bir yıldan uzun bir süredir fonlandığı ortaya çıktı. Haberin duyulması üzerine CEO görevinden istifa etti. 


2021 yılı Şubat ayında yayının gelirleri istenen seviyede ulaşamayınca SBF’nin yardım teklifini kabul eden McCaffrey’nin ilk olarak Nisan’da 12 milyon USD, 2022 Ocak ayında 15 milyon USD ve sonrasında da 16 milyon USD fon aldığı ve son aldığı fonu Bahamalar’da lüks bir gayrimenkul almak için harcadığı ortaya çıktı.


Yayındaki hiç kimsenin durumdan haberinin olmadığı belirtilirken, editörler sitem dolu mesajlar atarak tepkilerini belirtti. Ancak en önemli kısmı, CEO’nun haberlere herhangi bir şekilde müdahale etmediğinin açıklanmasıydı. Çünkü aksi halde, alınan para karşılığında özellikle FTX’le ilgili haberlerin doğruluğu ve tarafsızlığı üzerinde çok daha büyük bir soru işareti oluşacaktı. 


Binance USDC Çekimlerini Tekrar Açtı


Yüklü miktarda USDC’nin borsadan çekilmek istemesi üzerine Binance çekimleri kapattığını duyurdu. Doğal olarak, Binance’nin yeterli parasının olmadığı ve FTX benzeri bir süreçle karşılaşılabileceğinden bahsedilmeye başlandı. Binance CEO’su CZ ise sürecin New York’taki bankadan kaynaklandığını açıkladı.


Binance birkaç hafta önce USDC paritelerini kaldırarak borsaya gönderilen USDC’leri BUSD’ye çevireceğini, ancak cüzdana USDC çekmenin halen mümkün olduğunu açıklamıştı. Yani BUSD’ye çevrilen USDC’ler tekrar tam tersi bir işlemle BUSD’den USDC’ye dönüştürülüyordu. Ancak BUSD, ABD’de regüle edilmiş bir stabilcoin olduğu için bankalarla doğrudan bağlantılı. Çekimlerin durduğu gün sadece Ethereum ağındaki USDC çekiminin 1 milyar USD’yi aştığını söyleyen CZ, daha fazla para gönderemediklerini çünkü BUSD’yi USDC’ye çevirmek için bankayla çalışmaları gerektiğini ancak bankanın birkaç saat daha kapalı olduğunu açıkladı. CZ bunun yerine diğer stabilcoinler üzerinden çekme işlemlerinin yapılabileceğini söyledi. Birçok kullanıcı paralarını çekerken, birkaç saat sonra USDC çekimleri tekrar aktif edildi. 


Binance’in rezervlerinin tam olarak ne kadar yeterli olup olmadığı bilinmiyor. Ancak süreç, şu andaki yeni sistemin (USDC’nin BUSD’ye çevrilmesi) zayıf bir yanının keşfedilmesinden ibaret olabilir.


Binance hakkında oluşan negatif yorumlar, aslında USDC olayı öncesinde Reuters’ın bir haberiyle başladı. Reuters, ABD Adalet Bakanlığı’nın 2018 yılından beri sürdürdüğü soruşturmada Binance’le ilgili lisanssız para transfer hizmeti sunma, para aklama ve yaptırımlı kişilere hizmet verme gibi suçlamalar konusunda yetkililerin fikir ayrılığına düştüğünü yazdı. Habere göre, Bakanlık yetkililerinin bazılarının dava için yeterli kanıtın toplandığı, bazılarınınsa henüz yeterli seviyeye gelinmediğine dair görüş belirtti. 


CZ bu habere tepki vererek şirketin legal ekibini savunurken, ekibin başarılarından bahsetti ve FTX krizinin başlamasından bu yana medyanın Binance üzerine haksız yere geldiğini ima etti.


Amber Group


Sektörün önde gelen varlık yönetim şirketlerinden Amber, trade için kullandığı bakiyenin yüzde 10’unun FTX’te kaldığını açıklamasının ardından likidite problemi yaşadığına dair birçok soru ve iddia ile karşı karşıya kaldı. Şirketin operasyonların aynı şekilde devam ettiğini açıklamasına rağmen ciddi bir küçülmeye gitmesi, soru işaretlerinin sürmesine sebep oldu.


1100 kişilik çalışan sayısını 400’e düşüren Amber, AB ve ABD’deki büyümesini durdurdu ve çalışanların bonuslarıyla maaşlarında indirime gitti. Buna rağmen 100 milyon USD değerinde fon arayışına çıkan şirket, 300 milyon USD yatırım aldığını duyurdu. Bu sayede FTX’te kalan paranın tekrar yerine konması ve başta Vauld CEO’suna olan 130 milyon USD tutarındaki borç olmak üzere diğer borçlulara da ödeme yapılması bekleniyor.


FTX’te Parası Kalanlar


Kripto para alım-satım platformu FalconX likit bakiyelerinin yüzde 18’inin FTX’te kaldığını, ancak rezervlerin hayli güçlü olduğunu ve likidite problemi yaşamadıklarını açıkladı.


Singapur merkezli QCP Capital, FTX’te 97 milyon USD tutarında bir bakiyenin kilitli kaldığını açıklarken, benzer şekilde onlar da bir likidite problemi yaşamadıklarını, şirketin kârlılığının devam ettiğini belirtti.


Maple Finance üzerinden aldığı krediyi, FTX’te kalan bakiyesi nedeniyle ödeyemeyen Orthogonal Trading’e kredi veren Nexus Mutual’ın da 10 milyon USD para kaybettiği ortaya çıktı.


Madencilerin Likidite Problemi


Olası bir iflas sürecine dair hazırladığı taslak başvuru metnini yanlışlıkla paylaşan Argo madencilik şirketinin likidite problemi çektiği bu sayede ortaya çıktı. Kısa süre sonra paylaşımını kaldıran Argo, şirketin madencilik cihazlarını satarak likidite yaratmayı amaçladığı, bunun da yeterli olmaması halinde iflas edebileceğini belirtti. 


Bir diğer madencilik şirketi Iris Energy 100 milyon dolarlık kredisini ödeyemedi. Kredi karşılığında aldığı cihazlarına el konulan Iris Energy, zorunlu olarak operasyonlarını küçültmek zorunda kaldı. Bu olay sonrasında, hissesi halka açık işlem gören Iris Energy’e yatırımcıları yanlış yönlendirmek ve finansal bilgiler konusunda şeffaf olmamaktan dolayı dava açıldı.


Likidite problemiyle boğuşan bir başka şirket Core Scientific diğerlerine nazaran oldukça şanslı bir teklif aldı. Şirketin en büyük kreditörlerinden B.Riley Financial, yaptığı teklifle 71 milyon USD ek destek sağlamayı ve iki yıl boyunca iflas sürecinden korumayı teklif etti.


Bu teklifin sebebi, hem B.Riley’in kredilerin geri ödemesini sağlıklı bir şekilde geri almak istemesi hem de ürettiği BTC’leri satmayan Core Scientific’in BTC fiyatı yükseldiğinde oldukça sağlıklı ve güçlü bir bilançoya sahip olacağını öngermesi şeklinde yorumlanabilir.   


Regülasyon Çalışmaları


FTX krizinin dünya çapında ses getirmesiyle zaten bir süredir yasal bir altyapı oluşturmaya çalışan hem ulusal hem uluslararası regülatörler işleri hızlandırmaya ve aksiyon almaya başladı.


New York Eyaleti finans regülatörü NYDFS, finansal kuruluşların kripto paralarla ilgili herhangi bir hizmet sunmadan veya etkileşime geçmeden önce bildirmesi gereken bilgilerle ilgili bir rehber hazırladı. Bu rehber sayesinde denetimlerin de sıklaştırılması ve FTX benzeri olayların bankalar başta olmak üzere finansal kuruluşları etkilememesi amaçlanıyor. 


NYDFS’nin rehberine benzer şekilde SEC, halka açık rapor yayımlayan şirketlerin kripto paralardan doğrudan veya dolaylı yoldan etkilenme ihtimali varsa, bunları detaylı şekilde belirtmesini zorunlu kılan bir rehber hazırladı. 


Bu tür rehberler, aslında kripto piyasasındaki aktörlerin uzun süredir dile getirdiği belirsizlik ortamını nispeten ortadan kaldıran ve şirketlere bir yol haritası sunan yöntemler. Maalesef bu kararlar FTX benzeri olaylar yaşanmadan önce ivedilikle ele alınsaydı, belki de bu kadar art arda krizlerin yaşanmasının önüne geçilebilirdi. Yine de zararın neresinden dönülse kârdır mantığıyla, gelişmeler olumlu yorumlanabilir.


FTX’in yarattığı süreç, maalesef kripto para karşıtı politikacıların elini güçlendirdi. Kripto para karşıtlığıyla tanınan Elizabeth Warren ve Roger Marshall hazırladıkları yasa taslağında her türlü kripto para servis sağlayıcısı şirketin kullanıcılarına KYC zorunluluğu getirmekle beraber, Tornado Cash benzeri mixer servislerinden gelen işlemlerin onaylanmamasını öngörüyor. Ayrıca FinCEN’in gerekli gördüğü durumlarda belirli işlemlerle ilgili şirketlerden bilgi talep edebilmesine imkan veriyor. Bu yasa, anonim kalma hakkını ihlal etmesi, KYC yapmayan DeFi gibi platformları engellemesi ve Ethereum ağındaki işlemlerin süzgeçten geçirilmesi gibi hazırlıkları kapsadığı için kripto piyasasında oldukça ciddi endişelerin oluşmasına yol açtı. 


Son yıllardaki lobi çalışmaları sayesinde kripto para yanlısı politikacıların sayısında da önemli bir artış yaşandı. Bu kişilerden Cumhuriyetçi Tom Emmer, FTX kriziyle ilgili SEC Başkanı Gensler’i suçlayarak, SEC’in yöntemlerinin efektif olmadığını ve FTX’te yapılan hatanın maliyetini Gensler’in Kongre’ye gelip açıklamak zorunda olduğunu belirtti.


Emmer’in açıklamaları, Warren ile karşılaştırıldığında politikacıların bakış açılarına dair ipuçları veriyor. Kripto yanlıları bu krizden regülasyon eksikliğini ve yasal altyapının olmayışını sorumlu tutarken, kripto karşıtları da doğrudan sektörü suçlayarak engelleyici önlemlerin alınmasını savunuyor.


Uluslararası çalışmaların en önemlisiyse G20 merkez bankası başkanlarından geldi. Hindistan’da bir araya gelecek MB başkanlarının kripto paraların ekonomiye etkilerine dair bir araştırma yapılması için düğmeye basacağı ve regülatörlere rehber niteliğinde bir bilgilendirme sağlanacağı açıklandı. Bu çaba, G20’nin uluslararası bir standart ortaya koymak için yaptığı bir çalışma olarak yorumlanabilir.


Dijital Yuan ve Dijital Euro


Çin ve AB’nin CBDC çalışmalarında geçtiğimiz hafta önemli gelişmeler yaşandı. Çin’in Amazon’u olarak bilinen Alibaba’ya bağlı Taobao online alışveriş platformu Dijital Yuan’la ödeme almaya başlayacağını açıkladı. Çin uzun bir süredir devam ettirdiği CBDC testlerini giderek daha da büyük altyapılarda kullanıma açarak CBDC kullanımını normalleştiriyor.


Avrupa Parlamentosu başkanları, 2024 yılındaki seçimlere kadar parlamentonun önceliklendirdiği işlerin bir listesini oluşturdu. Bu listede Dijital Euro projesi de öncelikli sıralamada yer aldı. AB’nin bu gelişmeye verdiği önemin ne kadar yüksek olduğuna dair önemli bir ipucu olarak değerlendirilebilir.


Tether Rezervlerini Giderek Likit Hale Getiriyor


Yakın bir zamanda rezervlerindeki şirket tahvillerinin ağırlığını yüzde 0’a getirerek nakit ve ABD hazine bonosu miktarını artıran Tether, şimdi de 6,1 milyar USD büyüklüğünde verdiği kredi miktarını sıfırlayarak rezervinin yüzde 9’una denk gelen bu miktarın da nakit ve nakitle eşdeğer varlıklara kaydırılacağını açıkladı.


Birleşmiş Milletler’den Kripto Para Yardımı


Ukrayna’da savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan ve bankacılık hizmeti alamayan mağdurlara/göçmenlere yardım etmek için Birleşmiş Milletler’in sığınmacılardan sorumlu departmanı, Stellar ile anlaşma sağladı. BM, telefonuna Vibrant uygulamasını indiren Ukraynalılar’a USDC göndererek finansal yardım yapacağını, USDC’lerin uygulama içinden USD veya euroya çevrilebileceğini ve herhangi bir MoneyGram ofisinden nakit çekilebileceğini açıkladı.


Sushiswap Yapılanması Sürüyor


Sushiswap, yeni CEO’su önderliğinde çeşitli yapılanmalardan geçiyor. Bunlardan bir tanesi de DAO’nun finansal planlamasının şeffaf hale getirilmesi. CEO Jared Gray geçen sene Sushiswap’ın likidite sağlayıcıları ödüllendirmek adına 30 milyon USD harcadığını, Sushi token olarak verilen bu teşviklerin sürdürülebilir olmadığını, LP’lerin gelirlerini artıracak başka yöntemler bulmak için çalışacaklarını açıkladı.


CEO yine şeffaflık kapsamında, 2023 yılında Sushiswap’ın 5,2 milyon USD bütçesi olduğunu, bütçenin yüzde 80’lik kısmının maaşlara gideceğini açıkladı. En yüksek maaş alan ilk iki çalışan, yıllık 500.000 USD ödeme alırken, en düşük maaş yıllık 90.000 USD olarak açıklandı.


MakerDAO - GnosisDAO İş Birliği


İki DAO arasında yapılan iş birliğine göre MakerDAO, DAI için Gnosis’e ait GNO tokeni teminat olarak kabul etmeye başlayacak ve hazinesinde bulunduracak. Karşılığında, GnosisDAO bu yıl 30 milyon DAI basımına yetecek miktarda teminat yatıracak. Ayrıca GNO teminatlı kredi alımı için MakerDAO üzerindeki limit artırılacak.


Bu anlaşma sayesinde hem MakerDAO rezervleri artacak hem de rezerv çeşitlenecek. Böylelikle DAI’nin merkeziyetsizliğine de önemli bir katkıda bulunulacak. GnosisDAO ise kendi token’ına talebin artırmasının yanında token’ın itibarını da yükseltti. Dolayısıyla iki DAO için de kazan-kazan anlaşması yapıldığı görülüyor. GnosisDAO zaten halihazırda 100 milyon USD civarında bir stETH teminatını MakerDAO’da tutarak karşılığında DAI kullanıyordu. İki DAO arasındaki bu ilişki, anlaşmayla beraber bir adım ileriye taşındı.


Entegrasyon


Popüler DeFi platformu Curve, platforma zkSync ağının entegre edileceğini duyurdu. Ethereum ağına bağlı zkSync, gelişmiş veri gizliliği sunan bir blokzincir ağıdır.


Bir diğer entegrasyon Paypal’dan geldi. Müşterilerine kripto para alım-satım ve transfer imkanı sunan Paypal, kullanıcıların artık Paypal üzerinden Metamask aracılığıyla ETH alabileceğini duyurdu. Bu entegrasyon aslında enteresan bir Web2 ve Web 3 bağlantısı oluşturdu. Metamask merkeziyetsiz bir platform olsa da Paypal üzerinden kullanımının bu merkeziyetsizliği ne derece sağlayacağı soru işareti oluşturuyor.


Kripto Karşıtı Trump, NFT Koleksiyonu Çıkarttı


Başkan olduğu dönemde kripto para karşıtı açıklamalarıyla akılda kalan Trump, bir sonraki seçimlere hazırlık yaparken NFT koleksiyonu çıkartarak pozisyonunu değiştirme kararı aldı. 99 USD fiyatla satışa sunulan NFT’ler kısa sürede tükendi. 


NFT’ler, Trump ile golf oynamak, toplantı yapmak, Zoom üzerinden birebir veya grup toplantısı yapmak, yemek yemek gibi çeşitli etkinliklere erişme imkanı getiriyor.


Kısa Kısa


  • Magic Eden, kullanıcıları ödüllendiren yeni bir sistemin duyurusunu yaptı. Kullanıcılar, aktifliklerine bağlı olarak yüzde 5 ile yüzde 45 arasında komisyon indirimi elde edebilecekler
  • Forbes, Sandbox ile anlaşma sağladı. Sandbox üzerindeki Forbes yerleşimi üzerinden sanal partiler, etkinlikler, Forbes’e özel kıyafetler ve Forbes üyeliği gibi ayrıcalıklardan faydalanılabilecek. 
  • Dünyaca ünlü oyuncak markası Toys r Us, Geoffrey the Giraffe maskotu üzerinden 10.000 adetlik bir NFT koleksiyonu çıkaracağını duyurdu.


Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

İzmir-Konak doğumlu. Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü mezunu. Yaklaşık 2017 yılından beri kriptoparalarla ilgileniyor. BV Crypto bünyesinde kriptoparalarla ilgili araştırma süreçlerini yönetiyor.

Twitter'da Takip Et:

@AybeyBerkay

İzmir-Konak doğumlu. Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü mezunu. Yaklaşık 2017 yılından beri kriptoparalarla ilgileniyor. BV Crypto bünyesinde kriptoparalarla ilgili araştırma süreçlerini yönetiyor.

Twitter'da Takip Et:

@AybeyBerkay

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk