Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Teknoloji

“Asıl Sorun Eğitmen Bulmakta”

Web3 eğitimlerine ilişkin CoinDesk Türkiye’nin sorularını yanıtlayan İsmail Hakkı Polat, eğitim içeriği oluşturmaktansa asıl zor olanın eğitmen bulmak olduğunu söylüyor.

21 Ekim 2022 23:34

Güncellenme: 28 Ekim 2022 11:31

Merkeziyetsizlik, blokzinciri teknolojileri, token temelli ekonomileri kapsayan Web3 ile ilgili eğitimlere üniversiteler gibi kurumsal eğitim kurumlarında günümüzde pek rastlanmıyor. Dolayısıyla bu alana merak saranlar şu anda daha çok kendi kendilerini eğitim alıyorlar.


Türkiye’de bu alanda ders programı olan birkaç üniversiteden biri olan Kadir Has Üniversitesi’nden İsmail Hakkı Polat ile Web3 alanında eğitim üzerine konuştuk.


Bu yazı CoinDesk Türkiye’nin ‘Eğitim Haftası’ içeriği kapsamında yayınlanmıştır.


Şu an Web3 dünyasında insanlar kendilerini nasıl eğitiyorlar?

Web3 ve kripto ekosisteminde insanlar kendilerini eğitmiyor. Kendilerini eğitmek yerine kolayı seçerek birilerinin peşine takılmayı tercih ediyorlar. Ama sonradan bunun acısını bol bol çekiyorlar. İnsanlar genelde belli konulara meraklı olsalar da bu merakın uzun soluklu bir bilgiye, know-how’a dönüşmesinde istikrar sıkıntısı yaşanıyor. Asıl sorun da burada zaten. İnsanların Web3 alanında öğrenme aşamaları genelde mektepli olarak metodik değil, daha çok alaylı olarak piyasadan öğrendikleriyle şekilleniyor. Dolayısıyla yüzeyde kalıyor öğrenilen bilgiler. Öte yandan tabii piyasada, sosyal medyada, influencer’lar arasında okuyan, araştıran, bilgileri güzelce damıtıp sunanlar da var. Ancak bunların sayısı çok az. Sonuçta insanlar kendilerini eğitmedikleri gibi hangi kaynaktan bunu seçeceklerini de bilmiyorlar. Seçtikleri kaynaklar ise çoğunlukla kısa yoldan para kazandırma üzerinde. Ancak asıl yanılgı para kazanmanın bu kadar kolay olduğunu düşünmeleri. Bu da insanları eğitimden uzaklaştırıyor. “Zaten eğitilmiş insan var, ben onu takip edip kazanıyım, onun üzerinden devam edeyim” diyor.


Kripto para eğitiminin temelinde güven olmalı. Yani önce güveni öğrenmeli insanlar. Mesela ben eğitimlerimde teknik analiz ya da piyasa öğretmiyorum. Önce işin felsefesini, ekosistemini, altyapısını, birtakım değer zincirlerinin nasıl çalıştığını ve aslında kripto para işleyişinin bununla beraber nasıl temellendiğini, şekillendiğini anlatmaya çalışıyorum.


Uzun süreden beri yeni teknoloji üzerine akademide eğitimler veriyorsunuz. Bu yeni kavramlar yüksek eğitime yansırken süreç nasıl işliyor? Sorunlarla karşılaşıyor musunuz?

Bu bütün dünyada bir sorun. Çünkü Türkiye'de ve dünyada eğitim modeli sanayi çağının aşırı uzmanlaşması ve çarkların işlemesi üzerine kurulu. Daha ürün temelli, sanayi temelli bir yaklaşım var. Ben yaklaşık 20 yıldır akademideyim. Genellikle gördüğüm şu ki siz yeni bir şey getirdiğiniz zaman bu eski sisteme uydurulmaya çalışılıyor. Örneğin, bir dersi belli bir bölümün içinde görmek istiyorlar. Oysa, o dersin çağın gereği aslında birkaç bölüme dokunması lazım. Yani interdisipliner olması gerekiyor. Fakat sanayi çağındaki aşırı uzmanlaşma nedeniyle mühendislik fakültesi, iletişim fakültesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi diye uzmanlık alanları açılmış. Ve bu fakülteler hep içlerine kapalı hareket etmişler. Bu nedenle siz içlerine iki fakülte arasında interdisipliner bir şey yapmak istediğinizde o iki fakültenin mentaliteleri doğal refleks olarak size karşı koyuyor. Bu, insanların iyi ya da kötü niyetli olmasından değil, tamamen çağın getirdiği bir durum.


Yıllardır ders verdiğiniz Yeni Medya bölümünde de bu durumla karşılaştınız mı?

Evet, yeni medya dersi verdiğimde de “İnsanlar ne değişecek ki, internet sadece gazetelerin uzantısı olacak” diyorlardı. İnternetin getirdiği değişimin büyüklüğünü anlamamışlardı. Bu yüzden süreç çok uzun zaman aldı.


Diyelim üniversiteler blokzinciri özelinde bir bölüm açmaya karar verdi? Bu bölümde verilecek eğitimlerin müfredatı kimler tarafından oluşturulmalı?

Öncelikle üniversitelerin bu konudaki refleksleri ve sanayi çağı alışkanlıkları onların bu tarz yenilikçi bir ders tasarlamalarında en büyük engel. Bunun için biraz daha deneysel, bölümler üstü, fakülteler üstü, interdisipliner bir noktada olması lazım. Hatta mümkünse o disiplinle ilgili mevcut bölümlerden çıkmamalı bu. Çünkü ancak bu şekilde öğrencinin oradaki zihinsel farkı hazmetmesi sağlanır. Mesela bence kripto para dersleri finans bölümlerinin altında kurulmamalı. Tam tersine içinde finansın da olduğu fakülteler üstü bir yerde olmalı.


Peki Web3 eğitimlerini kim vermeli?

Zaten bence içerik oluşturmak öncelikli bir sorun değil. Asıl sorun bu konuyla ilgili nitelikli eğitim verebilecek ve o interdisiplinerliği kavramış eğitmen bulmakta. Bu iki anlamda önemli üniversiteler için. Birincisi bu eğitmenler çağ değiştirecek alanlarda insanları eğitecek. İkincisi geleceğe ışık tutabilecek makaleler üretecekler. Tüm dünyada üniversiteler her ikisinden de uzak şu anda. Dolayısıyla üniversitelerde blokzinciri üzerine bölüm kurmak çok zor. Ancak, üniversiteler Web3 ve merkeziyetsizleşmeyi vizyon olarak seçen bir program kurabilir. Bu program aracılığıyla örneğin metaverse üzerinden şekillenmeye çalışan yeni yaşam alanı, bu yeni yaşam alanının içindeki merkezsiz yönetişim, kullanılan teknoloji, bunlar üzerinden gelen olumlu ve olumsuz etkiler verilebilir.


“Üniversiteler bu işe hiç girmesin” diyenler de var…

Şu an çok köklü bir değişim yaşanıyor. Örneğin, tüm dünyada iktisat bölümleri bu yeni dünyanın öğretilerini çok anarşist buluyor. Bu nedenle normal bir akademisyen sorguculuğu içinde bu durumu izlemeye alıyor, uzak duruyor. Halbuki bu durum sanayi çağından çok daha hızlı ve bir anda değişiyor. Eğitim verdiğiniz öğrenciler eğer sokakta ya da internette sizin öğretiniz dışında farklı bir pratik buluyorsa o zaman size olan inancını ve güvenini yitirmeye başlıyor. Ya da sorgulamaya başlıyor. Bu nedenle akademi mensuplarının, bu değişimi istemeseler bile bunu neden istemediklerini o öğrencilere argümanlarla anlatmaları gerekiyor. Sektördeki iktisatçılara, ekonomistlere, finansçılara şunu söyleyebilirim ki eğer gençleri ikna etmek istiyorlarsa bu konulardan uzak durmak yerine onlardan daha iyi bilmeleri ve karşı argüman geliştirmeleri gerekiyor.


Şu anda kripto dünyasında pek çok kişi otodidakt. Yani, bu dünyayı kendi kendilerine öğreniyorlar. Bunun ne gibi avantajları ve dezavantajları olabilir?  

Öğrenmede üç yöntem var. Biri kurumlardan aldığın kurumsal eğitim. Diğeri kendi kendine topladığın kaynaklardan öğrenme. Bir diğeri de ‘peer learning’ denilen arkadaşlardan, topluluktan öğrenme. Akademideki kapasite azlığı nedeniyle insanlar Web3’ü genellikle kendi kendine veya topluluklardan öğreniyorlar. Kendi kendine öğrenmenin en temel noktası bir şeyi nasıl öğreneceğini bilmektir. Akademi eğitiminde usta-çırak ilişkisi vardır. Bu usta-çırak ilişkisinden mahrum kalan insanların ise sorgulayıcı aklının, teorik kestirimci zihniyetinin çok gelişmiş olması lazım. Kendi kendine öğrenmenin önündeki en büyük engellerden biri her şeyin hemen kolaylıkla öğrenebileceğini zannetmek. İnternette maalesef bunu iddia eden çok içerik var. Örneğin, “Üç derste blokzinciri öğren” gibi videolar var. Ancak bu videolar ile işin yazılım tarafını öğrenseniz bile bu sefer işin felsefesini kaçırırsınız. O felsefeyi öğrenmeden, merkeziyetsizlik mimarisini, anlayışını benimsemeden ve hazmetmeden anca programcı olursunuz. Sistem tasarımcısı olmazsınız. Eğer kendinizi iyi geliştirmek, iyi ifade etmek, iyi eğitilmek istiyorsanız yaklaşımınız önce ne, sonra neden olmalı. Kendi kendine öğrenmek için önce bu metotları kavramalısınız.


Kurumsal şirketlerden blokzinciri alanında eğitim talebi geliyor mu?

Evet, özellikle son dönemde çok talep geliyor. Bunun iki nedeni var. Öncelikle çeşitli kurumlar aslında kripto paraları ya da blokzinciri terimlerini kulak dolgunluğuyla biliyorlar zaten. Fakat buna son birkaç seneye kadar gelip geçici bir rüzgâr diye bakıyorlardı. Öte yandan Web3’ün altında yatan felsefenin kendilerini de kapsayacağını hatta yıkıcı biçimde etkileyeceğini fark ettikleri andan itibaren önce blokzincirin en önemli uygulamalarını, en somut ve pratik uygulamalar olan kripto paraları anlamaya çalıştılar. İkinci olarak da “Biz burada ne yaparız?” diye düşünmeye başladılar. Şu an devam eden kripto kışı onlar için biraz daha bu trendi yakalama dönemi gibi duruyor. Dolayısıyla bu konudaki talep özellikle son birkaç ayda ciddi anlamda arttı.


Şirketlere yönelik eğitimler nasıl olmalı?

Ben bu eğitimleri şirketlere verirken öncelikle bu yıkıcı, yenileyici düşünceyi kavramalarını amaçlıyorum. Bunu yaparken ilk başta onları kültürel, organizasyonel ve trend olarak neyin beklediğini anlatmaya çalışıyorum. Tabii şirketler genelde hemen bir projeye başlamak istiyorlar. Ancak önce bu projenin en temelindeki felsefi kodlarını, anlayışını benimsemeleri gerekiyor. Uzun vadede aslında onların nasıl bir Web3 şirketi olabileceklerini anlatmaya çalışıyorum. Web2’de şirketleri işin sahibi olarak planlıyorduk. Web3’te şirketlere “Artık sen bunun sahibi değilsin, paydaşısın. Kurucu paydaş olduğun için senin oradaki değerin olacak ama sen sahiplenmeyeceksin” diyoruz.

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


Deniz Türsen

Deniz Türsen, CoinDesk Türkiye'de Blockchain, Metaverse ve NFT faaliyetlerine ilişkin haberler ve röportajlar yapan editördür. Daha önce Hürriyet Gazetesi'nin Hürriyet İK ekinde ve Bloomberg Businessweek Türkiye dergisinde yönetim, insan kaynakları, istihdam üzerine röportajlar va haberler yapmıştır.

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk