Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Bir Bitcoin'cinin Gözünden FTX Olayını Anlamak

Sam Bankman- Fried'ın ticaret imparatorluğunda görülen finansallaşma, tokenizasyon ve kısa vadeli kâr arayışı Wall Street'in zirvesi.

22 Kasım 2022 09:27

Güncellenme: 22 Kasım 2022 14:24

Steven Lubka

Steven Lubka Swan Private Client Services,'ın yüksek varlık sahibi müşterilerine hizmet eden konsiyaj hizmetinin yöneticisidir.

Twitter'da Takip Et:

@@DzambhalaHODL

Kripto para dünyası, yüksek profilli başarısızlıklara ve kişilik kültlerine yabancı değil, sadece bu yıl bunları birkaç kez tecrübe etti. Ancak kripto standartlarına göre bile, FTX hikayesi, ortaya çıkan şok edici gerçekler nedeniyle dikkat çekici. Sam Bankman - Fried'ın hızlı düşüşü muhtemelen tüm sektör için bir dönüm noktası.


Hem ana akım bakış açısıyla hem de kripto para yatırımcılarının bakış açısıyla FTX üzerine çok şey yazılacak. FTX hakkında, sektörü dolduran çeşitli risk sermayedarları (VC'ler) ile merkeziyetsiz finans (DeFi), Web3 ve NFT'lerle (diğer adıyla değiştirilemez token'lar) ilgilenen diğer influencer'lardan çok şey duyacaksınız.


Kaçınılmaz olarak, kripto sektöründekiler tarafından, "FTX korkunçtu, ancak tam olarak merkezi şirketlere ilişkin sorunları ortaya çıkarıyor ve merkeziyetsiz protokollerin faydalarını gösteriyor" şeklinde bir hikaye paylaşılacak.


Peki, ya bu hikaye ana fikri ıskalıyorsa? FTX'in yükselişinde ve düşüşünde, kripto kültürünün, normlarının ve değerlerinin, bu hikayeyi anlatacakların kabul edeceğinden muhtemelen daha fazla merkezi bir rolü vardı. Olaya sadece Bitcoin perspektifinden bakalım.


Bitcoin'cilerin derdi ne?


Bitcoin'cileri veya Bitcoin Maxi'lerini muhtemelen tuhaf bir grup olarak görüyorsunuz.


Bizler, Bitcoin dışındaki dijital varlıkların doğasındaki yenilikleri ve olasılıkları kavrayamayan tuhaf fanatiklere benziyoruz. Herhangi bir şekilde geri adım atmıyor ve Bitcoin protokolünü nasıl geliştireceğimiz ve büyütebileceğimiz konusunda çok dar bir vizyon takip ediyoruz.


Bitcoin'ciler Kripto Amiş (ABD'de bir tarikat) gibi görünüyor olabilir. Tuhaf, değil mi? Bitcoin'cilerin şu algısı döngüsel: Bir başka kripto boğa koşusu zirvesinden aşağı doğru inmeye devam ediyoruz ve birçoğu hala kriptonun toparlanacağına inanıyor. En yüksek anlarda olasılıklar sonsuz görünüyor ve gökyüzünden para yağıyordu; blokzincir dünyayı değiştirecekti. İnsanlar, finansal aracıların ötesine geçmeye ilişkin temel ilkeleri terk ettiler. (Celcius üzerinden %10 kar elde edebilecekken neden paralarınızı kendiniz saklayasınız ki?)


Daha sonra başarısızlıklar art arda geldi. Terra, Celsius, Three Arrows Capital, Voyager ve çok sayıda diğer kuruluş ancak kurtarma paketleri ve sermaye takviyeleriyle kurtarılabildi.


Pek sevgili coin'ler ve yeni fikirler % 90'dan fazla değer kaybetti. Karşı taraf kaynaklı risk birden çirkin yüzünü gösterdi. Belki de Bitcoin'cilerin aldığı pozisyon şimdi size daha mantıklı geliyordur. Belki de gelmiyordur. 


Boğa koşuları sırasında Bitcoin'ciler olasılıkları anlayamayan inatçı aptallar gibi görünürler. Ancak ayı dönemlerinde onların idealleri, değerleri ve yaklaşımları biraz araştırma yapan insanlara daha mantıklı gelmeye başlar. Bitcoin kültürü özünde, zor kazanılan içgörülerden biridir. Alınan dersler. Kaybedilen para.


FTX, Bitcoin'cilerin sektöre yaklaşımını birçok yönden doğruluyor. Hadi şimdi inceleyelim!


Finansallaştırma


Bitcoin'in tam merkezinde yalnızca, " finansallaşmayı azaltmalıyız" ilkesi var. Bu, herkese varlıklarını anında finansallaştırma imkanı veren kriptonun sahip olduğu etiğe tamamen aykırı. Bana göre bu aslında, Bitcoin ve Kripto arasındaki en büyük fark.


Bitcoin, aşırı kaldıraçlı ve finansallaşmış bir dünyada finansallaşmayı azaltmaya çalışıyor. Kripto ise her şeyi daha da finansallaştırma peşinde.


Kripto, sanat, müzik, oyunlar, giriş bilgileri ve eline geçirebildiği her şeyin finansallaşmasını istiyor. Bitcoin'ciler, kaldıraç, riskin sübvanse edilmesi ve her şeyin spekülatif bir varlığa dönüştürülmesinin aslında medeniyet için büyük ölçüde net negatif olduğu kanısında.


Size bir örnek vereyim: Evler. Gayrimenkul piyasası, finansallaşmanın neye benzediğine mükemmel bir örnek. Ev her zaman değerliydi, ancak günümüzde de olduğu gibi, hiçbir zaman finansal varlık değildi. Hükümet, kredi verenler için ev kredisi riskini sübvanse ettiğinde ve merkez bankaları gayrimenkul kredisi verenler için ucuz para yarattığında, ev fiyatları patlama yaptı ve birçok kişi için ödenemez hale geldi.


Bir eve sahip olmak, toplumsal uyumun önemli bir yönü. Bu aslında uluslar için bir “proof-of-stake”. Ev sahipleri ulusun paydaşları haline geliyor. Aileler kuruyor ve ulusun uzun vadeli beklentilerini önemsemeye başlıyorlar. Evleri finansallaştırmak, onları kademeli olarak satın alınamaz hale getirdi ve toplumsal uyumu baltaladı. Finansallaşma, çağdaş ekonominin her alanında. 


FTX, kendisi için finansallaşmaya değer veren bir kültür olmadan ortaya çıkamazdı. Birçok türev borsasının ve tüm spot piyasaların aksine, yatırımcılara, çılgın kaldıraç ve neredeyse tüm altcoin varlıklarını teminat altına alma imkanı sunarak popüler bir borsa haline geldi. FTX ayrıca, diğer borsalara nazaran daha ilginç türev ürünleri işleme aldı ve likidasyon motorunu optimize etmek için çok zaman harcadı. Evet, bu likidasyonları daha hassas hale getirdi, ancak aynı zamanda daha fazla kaldıraç için bir itici gücü temsil ediyordu.


Kaldıraç tuhaf bir şey. Ekonomistler Ole Peters ve Alexander Adamou'ya göre optimum kaldıraç seviyesi her zaman sıfır kaldıraçtır. İnsanlar düşük volatiliteye sahip bir piyasa belirlediklerinde ve gelir elde etmek için kaldıraç kullanmaya karar verdiklerinde, kaldıracın kendisinden dolayı o piyasada volatiliteye neden olurlar.


Bu, kaldıracın uzun vadede asla işe yaramayacağı anlamına geliyor. Evet, birkaç hafta içinde riskli bir kaldıraçlı yatırımla servet kazanan birini tanıdığınızı biliyorum, ancak kaldıracın varlığı, kaldıraçlı işlemi tasfiye eden patlamalara yol açtığı için, kaldıraç uzun vadede, asla piyasaların yapısal olarak daha iyi performans sergilemesini sağlayamaz.


Bu artan volatilite, kaldıraçlı oyuncular için tasfiyeyle sonuçlanır ve optimum kaldıracın her zaman sıfır olduğunu gösterir. FTX, kaldıraç ve finansallaşmanın bir onaylamasıydı. Bankman-Fried geçenlerde, daha büyük yatırımlar yaparsa hedge fonunun daha büyük bir etki yaratabileceğini düşünerek FTX'in kontrolden çıkmasına izin verdiğini söylemişti.


Kaldıraç, kullanıcılar, hedge fonları ve FTX'in kendisi için kötüydü. Bitcoin'ciler genellikle tam rezervli spot piyasalar için baskı yapar ve yeni kullanıcılara kaldıraçtan uzak durmalarını ve karşı taraf kaynaklı riskleri azaltmalarını tavsiye eder.


FTX ise zıt prensipler üzerine inşa edildi.


Zenginliği yüceltmek


Kripto topluluğu şampiyonlarını genellikle "para kazanıp kazanmadıkları " kriterine göre belirliyor. FTX, zenginliği ve başarıyı ahlak ile etikten kopardığımızda ortaya çıkan şeydir. SBF'nin bir noktada "etkili fedakarlık" yapmak için müşteri mevduatlarını kötüye kullanmış olması son derece muhtemel.


Bu anlamda Bankman-Fried, ahlaki şey için yaptığı tanımı daha da iyileştiriyorsa başkalarına zarar vermekten çekinmeyen biri olarak bir sektörün kusursuzluk örneği gibi hizmet ediyor. Kriptoda, doğrudan hırsızlık veya sahtekarlık yapmasalar bile, kendisinden önce temelde aynı prensiple çalışan uzun bir etkili insan silsilesi var. Bankman-Fried, çağdaş kripto kültürünün zirvesi; risk sermayeleri, medya ve benzer kullanıcılar tarafından imkan tanınan bir fenomen. Bankman-Fried, girdileriniz kripto topluluğunun çağdaş değerleriyse elde ettiğiniz üründür.


Şimdi, bu Bitcoin'cilerin zenginliğe veya başarıya alerjisi olduğu anlamına gelmiyor. Aradaki fark şu, servet *etik * ve *ahlaki olarak üretildiğinde iyidir. *Dünyaya değer sağlamak veya önemli bir şey inşa etmek söz konusu olduğunda zenginlik iyidir.


Etik? Ahlak? İşte Bitcoin'ciler yeniden ahlak dersi veriyor!


Anlıyorum. Bitcoin ve kripto arasında nasıl bir ahlaki uçurum olduğunu duymak köktencilik gibi geliyor. Ancak bu yalnızca, son 50 yıllık ekonomik değişim ve zayıflamanın arkasındaki teşvikleri ve değerleri anlamaktan kaynaklanıyor. Finansal hizmet sağlayıcılarının sektör üzerindeki yükselişini görmüş olan bir paradigma. Değer yaratma üzerinden finansallaştırma. Ve sermaye yaratılması üzerinden sermayenin tükenmesi. Başka bir deyişle, postmodern finans.


Teşvikleri gösterin, size sonucunu göstereyim


Finansallaşmanın yüceltilmesi, gayri ahlaki yollarla servet yaratılması ve finansal araçların sınırsız şekilde üretilmesi, dolandırıcılık, manipülasyon ve aldatmanın tekrar tekrar yaşanmasını sağlayan bir teşvik sistemi yarattı.


Belki iyi niyetle hareket eden, projelerine gerçekten inanan ve token ihraç etme mekanizmalarından hiçbir şekilde faydalanmayan bir kripto kurucusu biliyorsunuzdur, bu harika! Böyle insanlar kesinlikle var.


Bununla birlikte, sonsuz ucuz risk sermayesiyle finanse edip, anonim kurucular dahil herhangi bir kimseye tamamen sınırsız şekilde finansal araçlar ihraç etme yetkisi vermek sürdürülemez bir sistem yarattı. Daha da kötüsü, “inovasyon” hakkındaki belirsiz iddialar ve hiyerarşisiz bir geleceğe dair ütopik vizyonlar bireysel yatırımcıları cezbetti ve komik derecede kötü teşviklerin verildiği bir ortam oluşturdu. Sam Bankman-Fried'ın, kariyerine ICO (İlk Coin Arzları) patlaması sırasında başlamasına gerçekten şaşıran var mı?


Ayrıca, merkezi bir ekibin bir token ihracını kontrol edebilmesi oldukça tartışmalı. Token'ların bir projede sahipliği ve etkiyi merkeziyetsiz hale getirmenin bir yolu olduğunu söyleyebilirsiniz. Ancak teoride değil pratikte ne yaşandığına bakarsanız, projede yer alanlarda büyük ölçüde yoğunlaşmış sahiplik bulunduğunu göreceksiniz.


Token'lar öz kaynakmış gibi ihraç ediliyor ve kurucular için tamamen aynı rolü oynuyor. Bunun nedeni, kurucuların ortak girişimlerini finanse etmek için token satması. Menkul kıymetler neden geleneksel finansal piyasalarda düzenlenir?


Çünkü yüzlerce yıl boyunca, insanlara yoktan var edilen finansal enstrümanların satışına sınırsız erişim izni verilmesinin sürekli güç istismarıyla sonuçlandığını defalarca gözlemledik.


Bu, menkul kıymetler yasalarının mükemmel olduğu anlamına mı geliyor? Bu SEC'in (Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) yanılmaz olduğu anlamına mı geliyor? Tabii ki değil. Ancak bu bize yoktan token yaratabilmenin birçok kripto felaketinin merkezinde olduğunu gösteriyor.


İnsanlar token'ları, gerçekte ne olduklarından bağımsız bir şekilde, bir tür hisse senedi olduğuna inanarak satın alıyorlar. Protokoldeki sahipliği temsil ettiklerini düşünüyorlar.


FTT (FTX Token), FTX'teki sahipliği temsil ediyor muydu? KESİNLİKLE HAYIR! Ancak, insanlar FTT'yi, FTX'in tek taraflı kontrol ettiği bir hesap tablosunda değersiz bir tam sayı olmasına rağmen bu temsili yerine getiriyormuş gibi değerlendirdi. 


  1. Eğer FTX, FTT'yi yoktan yaratmasaydı,

  2. FTX borsayı ve prop firması Alameda'yı kontrol etmeseydi,

  3. FTX, kağıt üzerindeki değerini şişirmek için muvazaalı FTT ticareti yapmasaydı,

Borçlular, yoktan var edilen token'ları teminat olarak kabul etmeseydi FTX olayı gerçekleşmezdi.


Tüm düzen, FTT'ye karşılık borç alabilen FTX'e dayanıyordu. Peki neden? Çünkü FTT'yi satmak zorunda kalsalardı, doğal alıcıların azlığı sebebiyle piyasa likit olmazdı.


FTX, varlıklarını Serum, MAPS ve OXY kullanarak şişirmek için aynı taktiği kullandı. "Merkeziyetsiz protokollerin" kontrolünü ele geçirebileceğini, arzın büyük kısmına sahip olabileceğini ve değeri, likit olmayan bir piyasaya suni şekilde pompalayabileceğini keşfetti.


"DeFi," merkeziyetsiz finans, buna karşı kesinlikle hiçbir koruma sağlamadı. DeFi, gözetimsiz ve doğrulanabilir protokoller oluşturmasına rağmen, perde arkasında merkezileştirilmiş geliştirici ekiplerin anahtarları ve neredeyse her daim coin'leri kontrol ettiği kültürel bir örnek oluşturdu. Bankman-Fried muhtemelen bu oyunu oynayabileceğini gördü ve garip Sushi hikayesindeki gibi oynadı.


Kripto dünyası ironik şekilde merkeziyetsizliği savunmayı seviyor. Merkeziyetsiz protokollere, borsalara, her şeye ihtiyacımız olduğunu söylüyorlar. Ancak kripto, token'ların merkeziyetsiz bir şekilde çıkarılmasını seviyor. Neden hiç kimse bu token'ların tamamen merkeziyetsiz şekilde çıkarılması için mücadele etmiyor?


Proof-of-work madenciliği, içeride ayrıcalıklı kişilerin bulunmadığı ve herkesin değerli işler yaparak token için yarıştığı adil bir ihraç sistemi olarak tasarlandı. İçeridekiler madenciliğe diğerlerinden daha önce başlayabiliyorsa bu uygun değil. Ancak adil bir girişim olduğu sürece madencilik, piyasaya bir token sürmenin en merkeziyetsiz yoludur.


Şirketlerin ve ekiplerin token çıkarma kapasitesini yok ederseniz, bu suistimallerin çoğunun önüne geçersiniz.


Üç temel ilke ve sayısız sorun


Hikayede daha fazlası var, ancak şu üç temel ilke FTX destanının tam merkezinde yer alıyor: Finansallaşma, zenginliği etikten koparma ve merkezileştirilmiş token ihracı. Kripto evreninin özünde bir çürüme var ve bu eğilimlerin yayılmasına izin verilerek ve bir yırtıcılık kültürü beslenerek körükleniyor.


Kriptonun geleneksel finansal sistemden ideolojik bir kopuş olması gerekiyordu, ancak büyük ölçüde modern finansın en kötü yönlerinden bazılarını yalnızca daha az korumayla sadece yeniden yaratmayı başardı. Kripto, Wall Street'in zirvesi ve finansallaşmanın, ahlak dışı ticaretin ve kişilik kültünün hızlanması.


Bitcoin'ciler, finanssızlaştırma, servetin ahlaki şekilde birikmesi ve merkezileşmiş token ihracı olmadan inşa edilen protokoller için mücadele ediyorlar. Bitcoin'in önemli olmasının bir nedeni de bu, bize yeni bir sisteme giden bir yol öneriyor veya belki de işlerin her zaman böyle olmadığı daha eski bir sisteme dönüşü.


FTX hikayesi, DeFi tarafından düzeltilebilir bir şey olarak değiştirilecektir. Bunu duyacaksınız. Bunun doğru olduğunu düşünmüyorum. DeFi protokolleri token ve benzerlerinden farklı olarak, önceden belirlenmiş bir dizi kurala bağlı ve bağımsız bir şekilde doğrulanabilir programlar aracılığıyla gözetimsiz finansal hizmetleri mümkün kılmak gibi bazı işlevleri yerine getirebilir. 


Ama teori ile pratik arasında fark var. DeFi, FTX'in merkeziyetsiz borsa Serum'u veya diğer protokolleri ele geçirmesini engellemedi. Belki DeFi'cılar "Bu gerçek DeFi değil" diyecektir. Evet, Sovyetler Birliği de "Gerçek Komünizm" değildi, o sadece her denediğimizde olandı.




Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Steven Lubka Swan Private Client Services,'ın yüksek varlık sahibi müşterilerine hizmet eden konsiyaj hizmetinin yöneticisidir.

Twitter'da Takip Et:

@@DzambhalaHODL

Steven Lubka Swan Private Client Services,'ın yüksek varlık sahibi müşterilerine hizmet eden konsiyaj hizmetinin yöneticisidir.

Twitter'da Takip Et:

@@DzambhalaHODL

Fiyatları İncele

Lider Kripto Para Borsası

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk