Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

FTX Fiyaskosundan Alınacak Dört Ders

FTX krizinin etkisinin bu kadar büyük olmasının nedeni kripto sektörünün çuvallaması değil çuvallama riskinin yüksek olduğu gerçeğidir.

17 Kasım 2022 11:52

Güncellenme: 17 Kasım 2022 18:11

Sam Kessler

Sam, CoinDesk'te teknoloji, DeFi ve DAO'lara odaklanan bir muhabirdir. Daha önce Harvard Siyasi İncelemesini yönetti ve bilgisayar bilimi ve teknoloji endüstrisinde bir geçmişe sahip. Sam, ETH, BTC ve MATIC'in sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@skesslr

Kime sorduğunuza göre değişse de birçok kişi FTX krizinin 2014’deki Mt.Gox çöküşünden daha büyük olduğunu söyleyecektir. Ayrıca Ethereum’un ikiye çatallanmasına neden olan 2016’daki DAO hack olayından da büyük. Bu bahar döneminde patlayan ve Voyager, Celsius ve 3AC gibi şirketlerin batmasına neden olan olayları tetikleyen Terra çöküşünden de daha büyük. 


Peki FTX’in finansal etkisi göreceli olarak daha az olsa da neden bu kadar büyük ve varoluşsal algılanan bir etki ortaya koyabiliyor?


Belki de kripto sektörünün ayı döneminde olması piyasada bu tür olayların etkisinin daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor.


Belki de olayın bir hafta öncesine kadar kripto dünyasında bir beyaz atlı prens olarak görülen, güçlü yatırımcıların güvenini kazanmış olan ve sektördeki en güçlü figürlerden biri olarak görülen Sam Bankman-Fried’in kişisel anlamda da çökmesi bu etkiyi güçlendirdi. 


Ancak bu satırların yazarına göre; FTX’in çöküşünün bu derece büyük olmasının nedeni kripto sektörünün çuvallamış olması değil sektörün çuvallamaya karşı kırılgan olmasının ortaya çıkmasıdır. 


Bu cümledeki nüans oldukça küçük olabilir ama kriptonun ne olması gerektiğine dair net bir göstergedir. Burada yapılması gereken güven noktası gerektirmeyen bir sistem kurmaktır. FTX’in çöküşü ve bunun salgın gibi yayılması kripto endüstrisinin hâlâ güvenilir partilere ihtiyaç duyması ve böylece yerini almak istediği klasik sisteme benzer biçimde açıklar sergilemesidir. 


Kripto sektörü kriptonun kendisi değildir

 

Kripto ile Kripto Sektörü arasındaki farkı doğru belirlemek ve anlamak önemlidir. Büyük K harfi ile yazdığımız Kripto, FTX olayıyla yok olup gidecek bir olgu değildir. Ethereum ve Bitcoin’in temelini oluşturan çekirdek teknoloji hâlâ vaat ettiği gibi çalışıyor. FTX ve kardeş şirketi Alameda Research blok zincirlerini ve kripto paraları kullanmış olabilir ama bu şirketler eski kafalı ve eski tarz yolsuzluklara bulaşan yapılar.


Kripto Sektörü açısından bakıldığında ise FTX olayı bir kıyamet olarak görülebilir. Merkeziyetsiz ve güvenilir parti gerektirmeyen yapıların ne kadar elzem olduğu hakkında saatlerce konuşabiliriz ancak son yıllarda bu alana aktarılan paranın büyük bir kısmı FTX, BlockFi, Celsius ve Voyager gibi geleneksel finansın regüle edilmemiş, token temelli türevleri aracılığıyla gelmiş. 


Bunların gerçek anlamda Kripto şirketi olmadığını herkes biliyordu ancak yatırımcılar, etkileyiciler ve kullanıcılar bu gerçeği görmezden gelmeyi tercih ettiler. Bu şirketlerin ellerindeki likiditeyi token’ları pompalamak için kullanmalarına ve müşterilerine inanılmaz getiriler vaat etmelerine müsaade ettik.


Bu şirketlerin sahneden silinmesiyle birlikte Kripto Sektörünü zehirleyen akıl almaz değerlemelerin, bedavadan para kazandırma mekanizmalarının da sonun gelmesi gerekli.


DeFi vaadini bir kez daha gösterdi…

 

Merkezi aracılara gerek kalmadan işlem yapmaya imkân veren ve blok zincirini üzerinde çalışan araçlardan oluşan merkeziyetsiz finans (DeFi) FTX olayındaki gibi yolsuzluklara reçete olarak gösterilmeye başlandı.


Crypto.com gibi bazı diğer merkezi platformların zora girebileceğine dair korkular devam etse de Aave ve Uniswap gibi yapıların kurguları gereği kullanıcı fonlarını başka amaçlı kullanmayacakları söyleniyor. 


Kullanıcıların güvenilir olması gereken aracılara değil de koda güvendikleri bu platformlar FTX olayları sırasında dayanıklı olduklarını ispatlamış durumdalar.


Eski CoinDesk’li Andrew Thurman’ın Twitter’da belirttiği gibi DeFi platformları merkezi alternatiflerinin zora girdiği dönemde işlem ve aktivite açısından büyük bir artış gösterdiler.










Ancak DeFi her şeyi çözemez…

 

DeFi sadece bir araçtır. Diğer araçlara kıyasla doğasından gelen birçok avantaja sahip olsa da (örneğin şeffaflık) bu araç da iyi niyetle ya da kötü niyetle kullanılabilir.


DeFi, FTX olayında çöküş yaşamasa da bu hafta olan bazı olaylar bize DeFi ekosistemlerinin de kripto ekosistemindeki genel dalgalanmalara karşı tamamen korumalı olmadığını gösterdi. 


CoinDesk’in bu haftanın ilk günlerinde haberleştirdiği üzere son birkaç aydır piyasadaki değişimlerden olumsuz etkilenen Solana’nın DeFi ekosistemi FTX olayı sonrasında çöktü.


Bu sıkıntının temelinde FTX imparatorluğunun Solana’ya büyük yatırım yapmış olması yer alıyor. Bu yatırım sadece token olarak değil networkün DeFi ekosisteminin temelinde yer alan projelerin önemli bir kısmının FTX geliştiricileri tarafından yazılması şeklinde gerçekleşmiş. Örneğin Solana üzerindeki önemli platformlarından Serum FTX mühendisleri tarafından geliştirilmiş ve yönetilmiş. 


FTX, Serum fonlarını kolaylıkla kullanamasa da platform üzerindeki yönetişim hakları SBF’in geliştiricilerinin elinde ve protokolün yönetişimini yapması gereken “Serum DAO” değişim gerektiğinde tek dişi kalmış bir canavar kadar etkili.


Ayrıca FTX’in ve Alameda’nın bazı düşük piyasa değerli token’lardaki büyük hisseleri teorik olarak piyasayı manipüle etme gücü de getiriyor.


FTX-Solana salgını DeFi alanında yaşanabileceklere dair tek güncel örnek de değil. Görünürde merkeziyetsiz olan Terra’nın bireysel yatırımcıları çekmek için kaynaklarını kullandığı ve sonunda 60 milyar dolarlık bir çöküşe neden olduğu da söyleniyor. 


Uniswap gibi çok daha kredibilitesi yüksek merkeziyetsiz platformlar bile bu hafta olan olaylardan etkilendiler. Yatırım şirketi Andressen Horowitz ve merkezi borsa Binance bu borsanın yönetişim sisteminde önemli ve büyük ölçüde bir yönetişim gücü elde etmiş durumdalar.


Belki tamamen katılmayabilirsiniz ama Ben Thompson geçen haftaki Stratechery bülteninde şöyle yazmıştı:


“Teknik açıdan konuşmak gerekirse FTX vakası kripto paraların sunduğu faydayla alakalı bir durum değil düpedüz bir yolsuzluktu. Bunun da ötesinde gerçek anlamda DeFi’ın tersine bir merkezilik sorunudur. Ancak bu ifadeler ‘tam olarak hayata geçirilemeyen komünizm’ gibi bir hava oluşturmamalı. Daha öncelerde iş ölçeklenmeye gittikçe merkeziliğin kaçınılmaz olduğunu söylemiştim. Ve fayda açısından bakıldığında tüm sıkıntı burada. Altındaki varlıklar açısından içi boş olan bir finansal ekosistem hukuki açıdan kabul edilebilir olsa da değer açısından bakıldığında doğru değildir.”


Kahramanlara tapınmaya son vermek gerek…

 

SBF; geçen haftaki çöküşünden önce kriptonun altın çocuğu olarak görülüyordu. Kriptonun JP Morgan’ı olarak görülen SBF, düzenlemelere taraftar olan görüşlerinden dolayı Kripto Twitter’da eleştirilere maruz kalmaya başlamıştı. Ancak genelde SBF bir şey söylediğinde herkes kulak kabartıyordu.


Yatırımcılar, Alameda ile FTX ilişkisine dair uzun zamandır var olan şüphelere rağmen SBF’e güvenmişler ve milyarları onun ellerine bırakmışlardı.


SBF’in ana akım medyada, kripto basınında ve Kripto Twitter’da kahramanlaştırılmış olması FTX çöküşünün etkisini artıran bir durum oluşturdu. Artık SBF toplumdaki bir numaralı düşman olarak görüldüğü için Twitter bir anda eleştirmenlerle dolup taşmaya başladı.


Son haftalarda SBF’i en fazla eleştirenlerin arasında Terra yaratıcısı Do Kwon, Three Arrows Capital (3AC) kurucuları Su Zhu ve Kyle Davies vardı. Uzun zamandır sessiz duran bu üçlü kendi geri dönüşlerinde kullanmak için SBF’in durumundan yararlanmaya çalıştılar. Herkesle birlikte SBF’e saldırmanın kendi itibarlarını yeniden kurgulamaya yardımcı olacağını düşündüler.


Bu kişilerin başarılı olacakları şüpheli. Ancak bu karakterlerin yeniden piyasaya çıkması ve Binance kurucusu Changpeng Zhao ve Tron kurucusu Justin Sun’ı destekleyen tweetlerin dolaşması kahramanlara tapınmanın mevcut durumdaki rolü ve gelecekte oynayabileceği rol konusunda bir resim gösteriyor. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Sam, CoinDesk'te teknoloji, DeFi ve DAO'lara odaklanan bir muhabirdir. Daha önce Harvard Siyasi İncelemesini yönetti ve bilgisayar bilimi ve teknoloji endüstrisinde bir geçmişe sahip. Sam, ETH, BTC ve MATIC'in sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@skesslr

Sam, CoinDesk'te teknoloji, DeFi ve DAO'lara odaklanan bir muhabirdir. Daha önce Harvard Siyasi İncelemesini yönetti ve bilgisayar bilimi ve teknoloji endüstrisinde bir geçmişe sahip. Sam, ETH, BTC ve MATIC'in sahibidir.

Twitter'da Takip Et:

@skesslr

Fiyatları İncele

Lider Kripto Para Borsası

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk