Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

Kripto Tokenlaştırmada Neler Ters Gidebilir ve Bunları Nasıl Düzeltebiliriz?

Analistlerin tahminlerine göre gerçek hayata dair varlıklar 5 trilyon dolarlık bir potansiyel oluşturuyor. Ancak tokenlaştırmada bazı değişiklikler yapılmazsa finansta anlamlı bir evrim görmek zor olacak.

11 Ağustos 2023 13:29

Güncellenme: 19 Ağustos 2023 12:04

Ralf Kubli

Ralf Kubli, Casper Association'da yönetim kurulu üyesidir.

Twitter'da Takip Et:

@RRKUBLI

Dünyayı para değil kredi döndürüyor. Kredinin tarihi herhangi bir paradan daha önceye dayanır ve milattan önce 3.500 yıllarında Sümerlere kadar uzanır. Sümerlerde vatandaşlar tarımsal amaçlarla borç alıp hasat zamanı belirli bir faizle bunu geri öderlermiş. Benzer şekilde ilk para basma operasyonu M.Ö. 640 yılına tarihlenir.


Kredi finansın temel taşıdır. Paradan ziyade zamana yayılan ve nakit akışı olarak tanımlanan ödeme yaklaşımı önemlidir. Nakit akışı şirketlerin gelecekteki finansal durumu tahminlemesine ve bu bilgiye dayalı stratejiler geliştirmesine yardımcı olur. Bu da dünya ekonomisine kan sağlar. Peki durum böyleyken neden tokenlaşma ve dijitalleşme bu kadar para odaklı düşünülüyor?


Günümüzde kredi ortamı

Günümüzde krediler tüm finansın temel taşıdır. Ancak şu aralar oldukça sıradışı bir dönemde olduğumuzu da inkâr edemeyiz. Ekonomi sıkıntıya girdikçe ABD’de kredi sıkıntıları baş gösterdi. Bunun sonucunda da kredi muslukları kapanı ve finans alanında talep ile arz arasında 2 trilyon dolarlık bir açık oluştu. 


Bu durum özellikle finansmana en çok ihtiyaç duyan KOBİ’leri zor durumda bırakıyor.


Bunun nedenlerinden biri de büyük ölçekli fon sağlayıcıların KOBİ’lere dair analizleri ve değerlendirmeleri yeterince derinlemesine yapmaması ve bu nedenle seçeneklerin sınırlı kalması yatıyor. Bu fon sağlayıcılar KOBİ’leri görmezden gelerek daha büyük ve kaliteli gördükleri yapılara yöneliyorlar.  


Sermaye sağlayıcıları tam bir tavuk-yumurta açmazına düşmüş durumdalar. Fon sağlayıcılar büyük ölçekli seküritizasyon sağlamak için yüksek riskli alıcılara gitmek durumundalar. Bu da birçok fon sağlayıcının tolere etmekte zorlanacağı bir iflas artış trendini beraberinde getirebiliyor. Sonuçta toplam kredi hacmi sınırlı kalıyor ve borç isteyenlerin şansı azalıyor. 


Tokenlaştırmanın önemi

Neyse ki burada potansiyel bir çözüm var. Blok zinciri teknolojisinin yükselişi şirketlerin finansal varlıklarına dair işlemlerde bir devrim yaratıyor. Blok zincirleri gerçek hayata dair varlıkların (RWA) ve sermayenin “tokenlaştırılması” yani menkul veya gayrimenkul varlıkların zincir üzerinde dijital tokenlar olarak temsil edilmesi noktasında önemli bir fırsat sunuyorlar. 


Menkul olmayan ve finansla karakterdeki varlıkların alım-satımı daha kolay zira bunların önemli bir kısmı halihazırda dijital ortamda temsil ediliyorlar. Fiziksel varlıklarda durum biraz karışık zira fiziksel bir ürünü temsil eden bir token sahibi olmanın ne anlama geldiğinin netleşmesi gerekiyor. Ancak doğru tanımlamalar ve mimari kurulduğunda gerçek hayat varlıklarının blok zincirine aktarılmaması için bir neden yok. 


Dünya bir tokenlaştırma patlamasının eşiğinde. Tokenlaştırma sektörünün 2030 yılında 3-5 trilyon dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. JPMorgan ve BlackRock gibi büyük yapıların devreye girmesiyle bu ilgi daha da artıyor.


Digital Asset Research’ün verilerine göre emlak ve hisseler şu anda tokenlaşma konusunda önceliği alıyorlar. Araştırmada RWA’lara odaklanan 41 merkezi finans kurumu arasında 26 tanesinin kendi tokenlaştırma piyasalarını kurdukları ve 30 tanesinin ve RWA’ları parçalama yaklaşımını benimsedikleri ifade ediliyor.


Bu şaşırtıcı bir bulgu değil. Tokenlaştırmanın faydaları arasında likiditeyi artırma, mutabakatın hızlanması, maliyetlerin düşmesi ve risk yönetiminin iyileşmesi sayılabilir. Kurumsal tokenlaştırmaya dair ilginin artmasıyla birlikte kredi piyasasına yeterli likidite sağlanması ve mevcut eksikliğin kapanması da söz konusu olabilir. Bu da KOBİ’lerin ve ekonominin genelinin faydasına olacaktır. 


Kriptonun gerek hayata bu tür bir etkisi olduğunu hayal edin. 


Ancak işin karmaşık bir noktası var. Şu anda birçok tokenlaştırma inisiyatifi şu şekilde: Şirketlerin elindeki rezervlerin dijital temsiliyeti. Ancak bunlar varlığa dair büyük resmi veremiyor. Bazı varlıkların finansal zorunlulukları, borçları veya nakit akışları gibi konuları göz ardı edebiliyorlar. 


Bazı durumlarda şirketler tokenlaştırırken “koşullar” başlıklı bir PDF oluşturmaktan öteye geçemiyorlar. Bu belge varlıkların aktif ve pasif durumunu doğru ve açık biçimde yansıtsa bile birçok kişinin bunu okuyup getiri potansiyelini algılaması kolay olmuyor. 


Bu tür eksiklikler piyasanın verimliliğini azaltırken blok zincirlerinin vaat ettiği şeffaflığı kullanmaktan uzak kalıyorlar. Finansal kurumların finansal bildirimleri yarım yamalak zincire yükledikleri uygulamalardan vazgeçmenin ve finansal varlık tokenlarının kalite ve türlerine dair bilginin kalitesini artırmanın zamanı geldi de geçiyor. 

 

Bunları yapmazsak tokalaştırma mevcut piyasanın sunduğu şeffaflık ve güven seviyesinin ötesine geçmeyi başaramayacak. Zira geleneksel piyasalarda güven ve şeffaflık 2000’lerin sonundaki konut piyasası şişmesi ve patlaması döneminden bu yana gözle görülür bir gelişme kaydedemedi. Büyük finansal krize götüren koşulları kripto çağında ve kripto kullanarak bir kez daha oluşturmak kimin faydasına?


Tokenlaştırmayı doğru yapabilmek

Tokenlaştırmanın tüm faydalarından yararlanmak ve kötü borçlanma ve kaldıraçlar nedeniyle yeni bir finansal sıkıntıya düşmemek için tüm tokenlaştırılmış varlıkların arka planındaki nakit akışı ve yükümlülüklerin de net biçimde aktarılması önemli. 


Daha da ötesinde bu bilginin standartlaştırılması gerekli. Kod seviyesinde uygulanabilen, daha önce kullanılmış ve denenmiş ACTUS gibi standartların kullanılmasını tavsiye ediyorum. Akıllı sözleşmeler tam anlamıyla akıllı olmasalar da tokenlaştırmaya yönelik tanımlanmış standartlar çerçevesinde kurgulanan akıllı finansal sözleşmeler nakit akışlarını ve yükümlülükleri makinelerin okuyabileceği hale getirebilir ve ayrıca denetlenebilir ve uygulanabilir kılabilir. 


Bu birçok fırsatın da kapılarını açacaktır. Özellikle de verimlilik ve şeffaflık alanında önemli gelişmelerin yaşanması ve ekonominin çok daha verimli işlemesi söz konusu olabilir. Ayrıca birçok sektöre yönelik ciddi bir likidite oluşması ve KOBİ’lere yeni fırsatlar sunulması mümkündür. 


Böylelikle hem inovasyonun artırılması hem de küresel piyasaları sarsacak finansal çöküşler yaşanması engellenmiş olur.


İşte tam da bu nedenlerden dolayı finans sektörünün standartları tanımlanmış ve nakit akışı belirli bir tokenlaştırma yaklaşımına ihtiyacı vardır. Bunlar gerçekleşmedikçe blok zincirlerinin finansa gerçek anlamda bir evrim etkisi göstermesi beklenemez ve şirketlerin batmasıyla birlikte yaşanan dalgaları görmeye devam ederiz.


En kötüsü de KOBİ’ler acı çekmeye devam ederler ve fonlarını kısıtlayanlar ayakta kalabilirler. Eğer finansın gerçek anlamda 21. yüzyıla girmesini istiyorsak standartları belirlenmiş bir tokenlaştırma elzemdir. 




Daha Fazla Oku

    Tokenlaştırmakripto

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Ralf Kubli, Casper Association'da yönetim kurulu üyesidir.

Twitter'da Takip Et:

@RRKUBLI

Ralf Kubli, Casper Association'da yönetim kurulu üyesidir.

Twitter'da Takip Et:

@RRKUBLI

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
ETH ETF İhraççıları Fonlarını Önümüzdeki Salı Ticarete Açabilecek

16 Temmuz 2024 11:19

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk