Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Ethereum Slashing’e Başlarsa Yanar

“Kötü aktörleri” cezalandırmaya yönelik bir hamle, ether’i de fiat paralar kadar politize edebilir.

26 Ağustos 2022 11:19

Güncellenme: 26 Ağustos 2022 14:16

Nic Carter

Author

Twitter'da Takip Et:

@nic-carter

Ethereum topluluğu, ABD Hazine Bakanlığı’nın Tornado Cash kararından sonra protokol ve uygulama seviyelerinde işlemlerin filtrelenmesi konusunda ciddi bir fikir ayrılığına sürüklendi. Uygulama katmanında önde gelen merkeziyetsiz finans (DeFi) platformları arayüzlerinde adres filtrelemesi yapmaya başladılar.


Blok zincirinin kendisi etkilenmedi. Kullanıcılar uygulamalara erişmek için node’ları çalıştırmaya ve alternatif arayüzler (mevcut ise) kullanmaya devam ediyorlar. Ancak node çalıştırmak zor bir iş ve ön yüzler arasında geçiş yapmak riskli ve zor. 


Bu Web3 sansürleme taktikleri internet dünyasında rejim muhaliflerine uygulanan platformdan çıkarma taktiklerine benzemiyor. Facebook, AWS, Cloudflare, Salesforce, PayPal sizi platformlarından mı çıkardı? Kendi sosyal medyanızı, hostinginizi, DDoS koruma sisteminizi, müşteri ilişkileri yönetim yapınızı (CRM) ve hatta bankanızı kurabilirsiniz. Evet bankanızı…


ABD’de hükümet bu sürece bilinçli olarak Tıkanma Noktası Operasyonu adını vermiş. Pratikte, sorgulanan hizmete erişimi olabildiğince zorlaştırmanız, kullanıcıları oradan uzaklaştırmak için yeterli. Kullanıcılar kendi node’larını kullanmak veya Aave ve Oasis gibi uygulamaları kullanmak için kod temeli arayüzlere muhtaç kalmak zorunda olduğunda zaten büyük çoğunluğu bu hizmetlerden dışlanmış olacak. 


ABD Hazine Bakanlığı arayüz seviyesinde bir filtrelemeyle yetinmeyecek gibi görünüyor. Bakanlık kısa bir süre önce herhangi bir insan tarafından kontrol edilemeyen otonom bir sözleşmeye dayanan Tornado Cash’i yasakladı. İnsanlardan ve kurumlardan ziyade blok zinciri adreslerinin ve sözleşmelerinin yasaklanmasının anayasaya uygunluğuna dair bir dizi zorlu soruyla karşı karşıya kalan bakanlık için bu agresif bir hamleydi.


Hamlenin sonuçları hızla gerçekleşti. Tornado çok az sayıda kişi dışında herkese kapandı. Ethereum’un en büyük madencilik havuzu Ethermine blok üretiminde yasaklamalara uygun davranmaya başlamıştı bile.


Şimdilerde Ethereum camiası Coinbase gibi bazı onaylayıcı yapıları düzenlemelere uyup sansür uygulamaları halinde (ki elbette uyacaklar) cezalandırmakla tehdit ediyor. (Brian Armstorng istediği gibi konuşmaya devam etsin ancak şirketin yönetim kurulu Coinbase’in başarılı staking işini kapatmaya izin vermeyecektir.) Eric Wall slashing tehdidini “blok zincirinde sansüre direnme ve güvenlik anlamında elzem” buluyor. 


Coinbase gibi günahkârları slashing ile cezalandırmayı haklı gören önde gelen figürlerden biri de Vitalik Buterin’in kendisi. Proof-of-Stake konusunda erken aşamada takındığı savunmacı tavırda bu tehdidi kullanan Buterin’in bugün de bu kervana katılması şaşırtıcı olmasa gerek. “Kötü kişileri cezalandıracağız” söylemi teoride son derece şık duruyor. Sonuçta nokta atışı bir cezalandırma olacak ve masumlara bir şey olmayacak deniliyor.


İlk sorun şu ki Ethereum üzerinde slashing’e dair herhangi bir belirli kural yok. Bu tür herhangi bir hamle – onaylayıcılarda tutulan paranın geri alınması -keyfi bir uygulama olacak ve anayasaya aykırı görülebilir. Ethereum’daki yönetişim genelde yumuşak başlı bir tarzdadır ancak bu sefer riskler oldukça fazla. Ethereum günlük yüz milyarlarca dolar değerinde varlığın yönetildiği bir protokol. Ve 2016 yılında yaşanan 50 milyon dolarlık hack olayı sonrasındaki DAO düzenlemesi bazı kişilerin Ethereum’un az sayıda kişi tarafından kontrol edilen bir yapı olduğuna inanmasına neden oldu.


Mevcut durumdan etkilenerek yapılacak ve kripto dünyasının en büyük finansal kurumlarından birini hedef alan yeni bir slashing hamlesi çok ciddi zarar oluşturabilir. Ethereum ahlaki bir tartışma ile sarsılabilir.


Ethereum’un ABD’de devlet nezdindeki yasaklamalara verdiği tepki kendisine de yasaklama getirilmesine neden olabilir. Zaten ABD hükümetinin agresif biçimde yasaklama getirmesinin temel nedeni de bu: İçerideki ve dışarıdaki düşmanlarla bir kurşun atmadan finansal bazda mücadele edebilmek.


Ethereum liderlerinin yapının mücadele ettiği diğer sistemle aynı noktaya gelmemesi için tavırlarını göstermeli. Herkese açık blok zincirlerinin geleneksel yapılara kıyasla en büyük avantajlarından biri doğalarından gelen tarafsızlıklarıdır. Şu anda tamamen keyfi bir biçimde bir slashing yapmak bu avantajın tamamen yitirilmesi anlamına gelir.


Vitalik Buterin ve küçük bir topluluğa dahil bazı diğer kişilerin istediği gibi Coinbase’in fonlarının “kamulaştırılması” Ethereum’un şu ana dek oluşturduğu tarafsızlık algısına dair her şeyi silip atar. Ethermine’ın (veya sansüre uyan başka bir onaylayıcının) Ethereum’un kurallarını çiğnediğini kim söylüyor? Hangi yetkiye ve kurala dayanarak? White paper’da hangi cümle böyle bir kurala işaret ediyor? Eğer bu kararın nedeni “sosyal konsensüs” ise bunu nasıl ölçeceğiz? Konsensüsü kim belirlemiş? Coinbase temyize başvurabilir mi? Nerede, hangi mahkemede?


Ethereum’da birçok farklı görüş ve yaklaşıma sahip kişiler olduğu gerçeğinden yola çıkarsak bu sorulara yanıt verilemeyeceğini de anlarız. “Sadece kötü kişileri cezalandırmanın” sosyal anlamda ölçeklenebilir bir yöntemi yok. Burada sadece çatışan çıkarlar söz konusu. Coinbase’in çıkarı faaliyette bulunduğu ülkenin kurallarına uymaktan öte bir şey değil. 


(Anayasal haklar çerçevesinden bakıldığında Eric Wall da Ethereum’da sansür uygulayan onaylayıcıları cezalandırmaya yönelik bir resmi kural olmadığını veya white paper’da bu yönde bir ifade bulunmadığını itiraf ediyor. Ayrıca Vitalik Buterin’in slashing ile cezalandırmayanın ahlaki boyutuna dair yazıları da var. Casper güncellemesine dair white paper’da slashing mekanizması belirli bir noktaya kadar ele alınsa da “saldırganın” niyetinin nasıl değerlendirileceğine veya bu “saldırıya” karşı topluluğun nasıl bir cezalandırma yapacağına dair detaylar bulunmuyor. Ethereum’un kendi anayasası sayılan belgelerde cümleler var ama ruh yok.)


Yanlış yapanların paralarına el koymak cazip ama tamamen kısa vadeli bir yaklaşım. Millileştirme, kolektivizm gibi yaklaşımların özünde de aynı motivasyonlar var. Bu çalışmaz. O zaman teknokratlar kuralları bir kenara bıraksın ve kaynakları kendi çıkarları doğrultusunda kullansın. 


Sosyalist bir dönüşüm yaşayan ve yabancı şirketleri cezalandıran rejimler uzun vadede hep bedel ödemişlerdir. Devletleştirilen sektörler sonunda verimsizleşmiş, kimsenin kaynak vermek istemediği ve yatırım yapmaya yanaşmadığı yerler haline gelmişlerdir. Makul bir finansman ve yatırım bulmanın yolu her şeyden önce stabil bir yönetimden ve mülkiyet haklarının güvencesinden geçer. 


Eğer Ethereum elitleri Coinbase gibi yapıları kendi arzularına göre yaptırımlara maruz bırakırlarsa devletçi ülkelerin kaderiyle baş başa kalırlar. Teknik anlamda yetkin ve protokol temelli yapıların protokolle olan bağı kopar. Sonrasında sistemi ayakta tutan altyapıya dair yatırım iştahı da azalır.


Tüm bunlara karşın Ethereum’un protokol katmanında söz konusu yasaklamalara uyum sağlayan önde gelen onaylayıcıların işinin bittiğini de söylemek istemiyorum. PoS sistemine geçerken bir eli arkadan bağlanmış Ethereum’un bu şekilde savaşmasını da savunmuyorum. Aslında PoW’de kalmak bu sorunun çözülmesine yeterli. Stake yapısı düzenlenmiş finansal kurumlar üzerinden işleyeceği için devletlerin taleplerine açıkken PoW çok daha merkeziyetsiz bir sistem. Madencilik havuzlarını değiştirmek anlık bir işlem ve kolay, PoS de ise bu ağır ve külfetli bir iş. 


Karşınızda devletten gelen böyle bir hamle varken özünde düzenlenmiş kurumların bulunduğu PoS yapısına alelacele geçme kararının ne kadar sağduyulu olduğundan emin değilim. Ancak bu Ethereum’un sansüre bulaşmış bazı onaylayıcılarını geri kazanamayacağı anlamına da gelmez. Sansürsüz bir konsensüs konusu eninde sonunda blok şablonlarına ve üretimine dayanıyor. Her ikisi de gerekli ancak hiç biri kendi başına yeterli değil. Benim görüşüme göre Ethereum PoW’de kalsa şansı daha yüksek ama Merge sonrası da lanetlenmiş olmayacak. 


Örneğin, Hazine Bakanlığı’nın stake edenlerin daha önceki “kötü” blokların üzerine yenilerini inşa etmeleri engelleyeceği görüşüne inanmıyorum. Bu nedenle daha iyimserim. Büyük ölçekli onaylayıcılar işlemlerin filtrelenmesine girse bire geride kalanlar devreye girip görmezden gelinen işlemleri de kapsayabilirler.


Sinsi, sansürcü devlet yapısına karşı zafer kazanmak isteniyorsa, Ethereum gibi protokollerin kendi içerisindeki dürtüleri de kontrol etmeleri gerekir. Devletin size kötü davrandığından şikâyet etmeniz ve yerine yeni bir düzen gelmesini beklemeniz yetmez. Teknolojiyle ve popüler taleplerle uyumlu olmayan bir kanun eski kalmıştır ve yerine yenisinin getirilmesi gerekir. Devletlerin dünyaya dair okumaları ile gerçeğin kendisi arasındaki gerilim ne kadar büyük olursa şansınız da o kadar fazla olur.


Sonuçta hepimizin istediği finansal mahremiyet belirli düzenlemeleri geçirmekten veya bazılarını devre dışı bırakmaktan ibaret değildir. Konu ABD’de kabul edilen 1970 tarihli bankacılık yasası, ABD anayasasınınım dördüncü maddesi veya merkez banaksı dijital paralarıyla sınırlı olamaz. Dijital ödemelerin hüküm sürdüğü bir dünyada kaybettiğimiz mahremiyeti geri getirecek mucizevi bir uygulama yok. 


Her şeyin ötesinde çok basit bir soruya cevap vermemiz lazım: Kaybedilen özgürlükleri geri almayı ne kadar istiyoruz? Sansürden uzak durmak ve bu açık parasal protokollerin işlevini sürdürmesi elzem konulardır.


Gerçekten bir değişim istiyorsak kamusal hukukun hüküm sürdüğü bir dünyada kanunlar da değiştirilebilir ve yeni gerçeklere uyumlu hale getirilebilir. Ve şu anda yeni bir gerçekle karşı karşıyayız. Örneğin Tornado Cash olayı, devleti yeni bir alanda eski kafalı uygulamalarını savunamaz noktaya taşıyan güzel bir örnek.  


Mahkemede veya siyasette fark etmez, sonunda bu savaşı kazanacağımıza dair umutluyum. Ancak bu zorlu sorulara yanıt bulma sürecinde blok zincirleri de biraz tahammül göstermeli. Blok zincirlerinin tarafsızlığına leke sürmek, küçük bir azınlığın kendini devlet yerine koyması ve devletin görevini yapması da doğru değil.


Ben Hazine Bakanı Janet Yallen veya senatör Elizabeth Warren’ın yerinde olsam Ethereum liderlerinin bir panik havasında hareket edip platformun tarafsızlığını zedelemelerinden büyük keyif duyardım. Beni korkutacak hamle ise Ethereum’un tarafsızlığından taviz vermemesi ve yüksek derecede politize olmuş dolar dünyasını küçük düşürmesi olurdu. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Author

Twitter'da Takip Et:

@nic-carter

Author

Twitter'da Takip Et:

@nic-carter

Fiyatları İncele

Trend Haberler

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk