Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

NFT’lerinizi Teliflendirmeli misiniz?

Bir NFT yaratıcısı Creative Commons veya ticari haklar lisansı almalı mı? Bu sorunun cevabı ne yapmak istediğinize bağlı.

23 Haziran 2022 15:29

Güncellenme: 23 Haziran 2022 18:31

Meanix.eth

Meanix.eth, kendini hayatını NFT'lere adamış biri olarak tanımlayan, müzik ve blok zincirine odaklanmış 21 yaşında biridir:

Twitter'da Takip Et:

@iamMEANiX

NFT’ler: Siz duydunuz, büyükanneniz duydu, herkes duydu. Ancak bir NFT satın aldığınıza elinize tam anlamıyla ne geçtiğini biliyor musunuz?


Bu noktada blokzincirlerinin değişmez yapısı yaratıcılara ve koleksiyonerlere dijital mülkiyetin delillendirilmesi imkânı sağlıyor. Ancak blokzinciri dışında durum nedir?


Fiziksel dünyada mülkiyet genelde telif haklarıyla korunur ve Yuga Labs gibi şirketler de kendi markaları üzerindeki kontrolü bu şekilde sağlarlar. 


Telif hakları, profil resmi (PFP) dünyasında her zaman sıcak bir konu olmuştur çünkü PFP’ler bir kişinin dijital kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Dijital kimliğinizi hangi bağlamda nasıl kullanabileceğinizi bilmek çok önemlidir.


Örneğin, Yuga’nın yarattığı Bored Ape Yacht Club (BAYC), değiştirilemez token’larının sahiplerine, ellerindeki maymun NFT’leriyle istediklerini yapma hakkı tanır. Bir NFT’ye 200.000 dolar verdiğinizi ama bunun görseliyle hiçbir şey yapmaya hakkınızın olmadığını düşünün. 


NFT koleksiyonunun kurallarına bağlı olmakla birlikte NFT sahibinin elindekinin fikri mülkiyetini kullanma konusunda kısıtlamalarla karşılaşması da olası. Bu nedenle birçok alıcı, satın alan kişinin NFT sanat eserini farklı biçimlerde kullanma hakkının olduğu seçeneklere yöneliyor. Bu nedenle de alıcıya serbestlik tanıyan projelerin sayısında patlama yaşanıyor.


Bu tartışma “CC0” yani hiçbir teklifin olmadığı yapılar ve punk6529 adlı kullanıcının tabiriyle ticari haklar eksenlerinde genişliyor. Telife yönelik çeşitlenen yaklaşımlar istemeden de olsa iki farklı kutup oluşturdu. Bu konuda birçok yanlış anlama var ve bendeniz de bunları gidermek için bu yazıyı kaleme alıyorum.


Herhangi bir tarafa dahil değilim ve amacım, sizlerin en doğru kararı vermenize yardımcı olmak. Hadi gelin başlayalım.





J1mmy.eth vs DCinvestor.eth


NFT dünyasında telif haklarına dair iki düşünce biçimi söz konusudur. Birincisi yaratıcısı olarak oluşturduğunuz sanat eserinin kontrolü ve buradan münhasıran gelir elde edebilme hakkı. Buna telif diyoruz.


Diğer düşünce tarzı ise fikri mülkiyet olan sanatın herhangi bir kimseye ait olmadığı ancak Creative Commons lisansı sayesinde mülkiyetin blokzincir üzerinde durduğu bir tarzdır. NFT, özellikle de PFP konusunda telif haklarına dair dönen tartışmaları yakından izliyorum. Ancak her ikisi de yüksek profilli influencer olan j1mmy.eth ile DCinvestor.eth arasında kızışan tartışmaya şahit olunca her iki tarafın neredeyse düşman kesildiğine dair fikrim pekişti. 





DCinvestor.eth, CC0 tarafında. CC0, Creative Commons Zero’nun kısaltması. J1mmy.eth ise NFT’lerin ticari telif haklarıyla korunmasını savunuyor. Bu tartışma egonun ve iğneleyici sözlerin gölgesinde gitgide kızışmış. (Buradan başlayıp aşağı kaydırın.)


DCinvestor’ın bakış açısına göre CC0 projelerinde potansiyel varken j1mmy CC0’ın aptalca olduğunu (tam bu sözleri kullanmasa da) belirtiyor. DCinvestor.eth, internetin büyük kısmının açık kaynak yazılımlar üzerinde yükseldiğini, Bitcoin ve Ethereum gibi herkesin katkı verebildiği alanların değer kazandığını belirtiyor. J1mmy.eth topluluk katılımının markaları geliştirmeyi desteklediğini söylese de CC0 NFT’lerin ana akımda popüler olamayacağını çünkü ticari haklarla korunan NFT’lere kıyasla daha kötü yatırımlar olacağını ve “kazanmak isteyenlerin CC0’ı görmezden geleceğini” vurguluyor.


Her ikisi de iddialı yorumlarda bulunuyor ve kredibiliteleri yüksek kişiler oldukları için inandırıcılar. Peki hangisi haklı? 


Neden telif?

 

Öncelikle biraz bağlam oluşturalım.


Telif hakları yaklaşımının özünde yaratıcıların ürettikleri eserler üzerinde hak sahibi olması ve bundan ekonomik değer elde edebilmesi, böylelikle daha da üretim yapması mantığı yatar. Bu tür işlerin dağıtımı ve tüketimi gitgide daha kolaylaşırken yaratım kısmı hâlâ yüksek maliyetli olabilir. Aslında telif hakkı, serbest yaratım kültürünü desteklemek için bu kültürün bir kısmından feragat etmeyi gerektirir. Yani yaratıcı faaliyette bulunacak yaratıcılar olmazsa koruyacak kültür de kalmaz. Ve yaratıcılar yaratımları sonucunda hayatlarını idame ettirebilme garantisine sahip olmazlarsa bir şey yaratma motivasyonları da olmaz. 


İşte “Tüm hakları mahfuzdur” ibaresi hayatımıza bu şekilde girdi. Finalize edilmiş herhangi bir yaratıcı iş otomatik olarak bu hakka sahip oluyor. Yani yaratıcı aksini söylemediyse bir kayda bile gerek yok, birçok kanunu sistemde eser yaratıldığı anda yaratıcısına teliflenmiş kabul ediliyor. 


İşin temellerinden başlarsak, fikri mülkiyet haklarına dair en önemli bilgi şudur: Bu haklar, telifin sahibine teliflenmiş materyale dair kullanım haklarını belirleme, intihali engelleme ve fikri mülkiyeti ihlal edenleri cezalandırmak suretiyle gelirini ve yaşam kaynağını koruma hakkı tanır. Bundan sadece bağımsız sanatçılar değil, BAYC gibi projeler ve markalar da yararlanır zira markaların korunması projelerin ömrünü uzatır.


Ancak daha fazla detaya girmeden önce telif haklarının NFT koleksiyonerleri ve yaratıcıları açısından ne anlam ifade etiğini anlamak için Amy Madison Luo’nun CoinDesk’de yayımlanan yazısına bakalım. Luo, yaratıcıların temel fikri mülkiyet hakları kanunlarını bilmediklerinde eninde sonunda bazı haklarını kaptıracaklarını belirtiyor.


(Açıklama: Birçok ülke Berne Edebi ve Sanatsal Çalışmaları Koruma Konvansiyonu kurallarına uysa da bazı ülkelerde telif yasaları değişik kurgulanabilir. Bu makalede telif haklarına dair genel bir çerçeve sunuluyor ancak okuyucularımız aksiyona geçmeden önce kendi bulundukları yasal düzlemde telif haklarının durumunu araştırmalı.) 


Şimdi gelin Luo’nun yaptığı saptamayı açmak için biraz detaylı bir analiz yapalım.


Ticari haklar nedir?

 

Ticari haklar kavramı, özellikle PFP dünyasında yoğun biçimde kullanılsa da gerçek şu ki tek bir net tanımı oturmuş değil. BAYC gibi bazı projeler NFT’lerin sahiplerinin limitsiz ticari haklara sahip olduklarını söylüyor. Yani burada alıcılar bu eserlerle her türlü ticari etkinliği gerçekleştirebilir. CryptoKitties gibi bazı diğer projeler ise alıcılara NFT’leriyle ilgili ticari faaliyetlerde kısıtlamalar getirebiliyorlar. Örneğin CryptoKitties NFT’lerinin kullanıldığı ticari faaliyetlerden bir yılda en fazla 100.000 dolar kazanmak mümkün. Ayrıca sanat eserinin üçüncü tarafa satışı ve değiştirilmesi de kısıtlanmış durumda. 


Hem BYAC hem de CryptoKitties alıcılara ticari haklar verdiğini iddia etse de biri serbestlik sunarken diğeri kısıtlamalar getiriyor.


Her projenin kullanım koşulları “ticari kullanım” kavramını kendine göre şekillendiriyor. Projeye göre değişmekle birlikte alıcı belirli ticari limitler, yan uygulamalarda sınırlamalar veya münhasırlık gibi alanlarda değişik uygulamalarla karşı karşıya kalabiliyorlar. 


Genelde ticari haklar bir fikri mülkiyet hakkının aktarılması suretiyle, sahip olunan mülkiyetten doğrudan veya dolaylı ticari fayda elde etmeyi mümkün kılar. Ancak fikri mülkiyet hakkının aktarımı için yazılı bir belge gereklidir. Yani kullanım koşulları belgesinde net biçimde belirtilmediği sürece siz token’ın sahibi oluyorsunuz ama sanat eserinin sahibi olmuyorsunuz.





NFT’ler için ideal ticari haklar senaryosu ki sanırım j1mmy.eth da bunu destekliyor, NFT’yi elinde bulunduranın NFT’nin ve sanat eserinin kendisine sahip olması ve bundan sınırsız ve münhasır ticari fayda sağlayabilmesidir. 


Yani NFT’ye sahip olmanın ve onu başkasına satarak para elde etmenin yanı sıra bu NFT’yi ticari ürünlerde kullanma, reklam ve filmlerde yer verme veya herhangi bir şekilde bundan gelir elde etme hakkı da sizde olmalı. Bu, blokzincir dışında türev çalışmalardan da gelir elde etme imkânı sağlayan bir yaklaşım. Ve NFT’nin sahibinin siz olduğunuzu akıllı bir sözleşme onayladığı sürece de tüm ticari haklar sizde olacak.


Ancak Forgotten Runes Wizard’s Cult gibi bazı projeler NFT’yi onu oluşturan sanat eserinin haklarından bağımsız görüyor. Yani size münhasır olmayan bir lisans vererek aslında sadece NFT’yi satın alanın değil onu yaratan yaratıcının da bundan farklı ticari faydalar elde etmesini sağlamaya çalışıyor. 

Alıcılara “ticari hakları” teslim ettiğini iddia eden popüler PFP projeleri arasında BAYC, World of Women ve Invisible Friends’i saymak mümkün.


Peki Ya Creative Commons ve CC0 ne anlama geliyor?

 

Creative Commons (CC), telif hakları olgusunu “tüm hakları mahfuzdur” yaklaşımından çıkarıp yaratıcılara ürettikleri eserlerin diğer insanların kullanımına nasıl sunulacağı konusunda çeşitli seçenekler tanımayı amaçlıyor. 


Kafamızda saha iyi şekillenmesi açısından aşağıdaki tabloda farklı tip CC lisanslarının içerikleri görülebilir. 





Tablodan da görüldüğü üzere CC lisansları tamamen açık yaklaşımdan (CC0 public domain) ticari kullanıma ve değiştirmeye yönelik farklı kısıtlamalara (CC BY-NC-ND) kadar giden şekillerde kurgulanabiliyor. Şunu not etmekte fayda var: Herhangi bir CC lisansına bir sanat eseri atarsanız insanların bunu sınırsız yayma hakkı olacak. Bunu unutmamak gerekir. 


Creative Commons temsilcilerinin görüşlerine göre “Bir yaratıcının eserini CC lisansıyla kamuya açmasıyla limitli bir NFT olarak mint etmesi arasında çelişen bir durum yok.” Yani CC lisansa tabi NFT’ler doğası gereği sonsuz biçimde çoğaltılabilir olsalar da bunların bir kataloğa dahil edilmesi onlara biriciklik tanıyabiliyor. Ancak yine de NFT varlıklarda Creative Commons lisanslarının kullanılmasının bazı dikkat gerektiren noktaları da yok değil.


Birçok alıcı, kendilerine en geniş hak tanıyan lisansın CC0 olduğunu düşünür zira bu lisansla yaratıcılar eser üzerindeki münhasırlık haklarından feragat eder.  Ancak yaratıcının eserin kullanımı üzerinde bir kontrolünün kalmaması alıcının eserler ilgili her şeyi yapabileceği anlamına da gelmez.  


Öncelikle bir PFP koleksiyonundan CC lisanslı bir NFT satın aldığınızda münhasır kanuni hakları veya sağ tıklayarak bunu indirme gibi hakları münhasıran elde edemeyebilirsiniz. Sizi hayal kırıklığına uğrattıysam özür dilerim ama herhangi birinin çıkıp aldığınız eseri sağ tıklayarak indirmesini ve profilinde kullanmasını önleyemezsiniz.





Ayrıca CC0 lisansıyla çıkarılan bir NFT sanat eserini almanız demek CC0 sanat eserinin haklarına sahip olmanız demek değildir. Bu sadece o esere blokzincir üzerinde bir ödeme yaptığınızı gösterir. Aslında bu yeterli olmalı zira bir CC0 NFT sahibi olduğunuzda her şeyin sahibi oluyorsunuz. Yani fikri mülkiyet sizde değil ama hiç kimsede de değil. Alınamaz, satılamaz. Yani geriye kalan tek şey blokzincir üzerindeki dijital token. O da size ait.


Gelin bir anlığına fikri hakları unutulalım. PFP projelerinde aslında parayı topluluğa dahil olmaya veriyorsunuz. NFT sizde oldukça topluluk ve onun avantajlarına dahil olmak ve token’ın sağladığı fırsatlardan yararlanmak esas. Bunlar zaten herkese açık gerçekleşen durumlar değil. 


Yine de halka açık ortamlarda NFT’den gelir elde etmeniz mümkün. Ancak diğer herkes de bunu yapabilir. Zaten işin güzelliği burada. Herhangi birinin markayı kurma imkânı var. 


Diğer bir risk de herhangi birinin bu NFT’leri mint edebilmesi ve türevlerini üreterek bunları satabilmesi veya etrafında bir topluluk kurgulayabilmesi. Pazar yerlerinde popüler projelerin birçok benzerini görüyoruz. Ancak CC0 lisansı altında bu durum çalıntı veya intihal olarak görülmüyor. Yani bu taklitlerden biri sizden daha iyi performans gösterip sizden daha iyi bir topluluk kurabilir. Bunu engellemeniz mümkün değil. Zaten bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 


CC0 alanında önemli projelerden biri de Sartoshi’nin oluşturduğu mfers. Burada topluluğun oluşumuna ve büyümesine dair ilginç bir hikâye söz konusu


Diğer CC0 NFT projeleri arasında CrypToadz, Loot ve Nouns sayılabilir.


“Pwnership” ve fikri haklar


Sanat ve NFT gibi alanlarda telif haklarının anlamsız olduğuna dair bir diğer tartışma da “pwnership” (bir şeyin sahibi olmanıza rağmen birinin onu daha etkin kullanması) yaklaşımı etrafında şekilleniyor. İnsanların bunları belirli bir sosyal statü için topladıkları düşünüldüğünde “eğer herkes her şeyi tüketirse ve geriye bir tek statü kalırsa, bu statü iyi midir kötü müdür?” sorusu akla geliyor. Bu soru hukuk profesörü ve NFT yaratıcısı Brian L. Frye tarafından ortaya atılmış.


Frye, söz konusu yaklaşımı özetlediği makalesinde “pwnership” kavramını ortaya atarak NFT piyasasının sanatın telif hakkına gerek duymadığı vurguluyor:


“NFT piyasası bir işin NFT’sinin ‘sahibinin’ ona konu olan işin de sahibi olduğunu kabul ediyor. NFT tipik anlamda işin telif hakkını transfer etmiyor olsa da durum bu.”


Pwnership kontroldense gücü önceleyen bir yaklaşım.


NFT sahiplerinin telif hakkına ihtiyacı yok çünkü pwnership yaklaşımında aslolan eserin kullanımını kontrol etmek değil yaratıcısını öne çıkarmak.


Aslında NFT sahipleri diğer kişilerin bu işi kullanmasını ister zira iş ne kadar popüler olursa mülkiyetin değeri de o oranda artar. 


Örneğin Noun koleksiyonunda CC0 lisanslı herhangi bir işten yeni bir NFT mint edebilirim. Ancak zaten herkes orijinal koleksiyonu tanıdığı için benim yaptığımla kimse ilgilenmez ve değer biçmez. Ancak bunun tersi de olabilir. Yarın öbür gün bir yaratıcı sanatsal tarafı muazzam iyi olan bir koleksiyon lanse edebilir ancak satış konusunda başarısız kalabilir. Başka biri bu sanatı “çalıp”, fikri kopyalayıp çok daha güzel bir markalama yaparak orijinalinden daha başarılı bir satış yakalayabilir. Telif hakkı sizin fikri mülkiyetinizdeki bir unsuru kullananı dava etme gücü verirken CC0 böyle bir güç vermez. 


Pwnership yaklaşımına dönersek. Frye, telif hakkının suni bir kıtlık yaratmayı amaçladığını söylüyor zira kamusal ürünler dışındaki her türlü ürünün kıt olması değerini artırır. Ancak Frye’a göre sanat piyasası kıtlık, azlık ve biriciklik göstergesi olması için telif haklarına hiçbir zaman gereksinim duymadı çünkü “orijinal” parça her zaman otantik kabul edildi ve sadece bu orijinal olan değerli görüldü. Sanat piyasasındaki mülkiyet yaklaşımı ve onunla gelen güç sayesinde eserin değeri bu güç üzerinden tanımlandı. 


NFT’ler mülkiyet konusunda bir pazar yarattı. Frye’ın sözleriyle, “Sanat pazarı zaten her zaman NFT pazarı gibiydi. Zira bir şeye sahip olmanın gücünün üzerine çıkabilen bir güç yoktu.” NFT’ler normalde eserin nasıl kullanılacağına dair size hak tanımaz ancak bir token sahibi olma hakkı ve bu sahipliğin getirdiği güç bakidir. 


Değer, bu sahipliğe de bağlıdır. İşi satarsanız elinizdeki güç de gider. İşin ironik tarafı şu ki eseri sağ tıklayarak indirip bedavadan dağıtanlar aslında NFT projesinin ve eserin farkındalığını artırarak daha fazla güç elde etmenize yardımcı oluyor. İşle ilgili yapılan konuşmalar işin değerini yükseltiyor. Yani insanlar işi istedikleri gibi kullanabiliyor ama mülkiyetini değiştiremiyorlar.


Daha önce de söylediğimiz gibi PFP projeleri için ana değer noktası kriptografik token’ın faydası ve getirisi ekseninde şekilleniyor ve yaratıcı görünür-bilinir oldukça artıyor. İşte pwnerhip yaklaşımının temeli bu. 


Web3 dünyası

 

NFT’ler için en uygun telif modelinin ne olduğu konusunda Web3 fanatiklerinin ne düşündüğünü merak ettim ve Twitter hesabımda bir anket yaptım. Ağırlıklı olarak CC0 öne çıktı. Bu dünyadaki insanların bunu seçmesi ok doğal zire CC0 yaklaşımı Web3’ün ruhuyla son derece uyumlu.


Web3 şeffaflığı ve açıklığı merkeze koyan bir yaklaşım ve CC0 da bu lisansa tabi herhangi bir NFT’nin konmu olduğu sanat eserinin herkes tarafından kullanılabilir olmasına izin veriyor. 


Favori NFT projelerimizdeki karakterlerin bir arada var olduğu ve gelişme kaydettiği açık bir verenin hayalini kuruyoruz. (Bazıları buna metaverse de diyor.) Ancak CC0 dışında kalan koleksiyonlar bu hayalin gerçekleştirilmesini zora sokuyor. Telif hakkı sınırlama ve kontrol için var ve bu hedefin önünde bir engel. 


Telifli koleksiyonlardan gelen karakterlerin de dahil olduğu bir evren oluşturmak için token’a ya da fikri mülkiyete sahip olmak gerekli. CC0’da ise tek yapmanız gereken bu evreni inşa etmek.


Zaten Web3 de bu değil mi? Her şeyin serbest ve açık olduğu bir dünya. Herkesin katkı sunabileceği ve herhangi bir şey için merkezi yapılardan izin almayı gerektirmeyen bir evren.






Toparlarsak…

 

Hem telif hem de CC0 konusunda biraz keskin fikirler ortaya koymuş olabilirim ancak NFT projesine bir lisans modeli seçerken tek bir net doğru yok. Aslında seçiminiz, bir yaratıcı olarak ne yapmaya çalıştığınla, neyi amaçladığınızla alakalı. Yine de BAYC projesi, açık ve serbest bir yaklaşımın topluluğu güçlendirdiğini ve markanın üzerine kat çıkmalarına imkân verdiğini gösterdi. Her ne kadar BAYC CC0 lisansını kullanmasa da topluluğun markaya olan katkısının koleksiyonun değerini artırdığı da aşikâr. 


Ticari hak lisanları konusunda bir standart yok ancak NFT’nin konu olduğu eserin blokzinciri dışında ticarileştirilmesi noktasında münhasır haklar tanıması bir avantaj. 


Tam olarak neye sahip olduğunuzu anlamak için satın almadan önce NFT’nin koşullarını iyice okuyun.


Provokatif bir bitiriş yapmak için gelin Frye’dan şu alıntıyı yapalım: 

“Mülkiyet ve sahiplik kontrol gerektirir. Pwnership ise güç gerektirir. Telif hakkı pazarı kontrol olmadan sahipliğin anlamsız olduğunu düşünür. NFT pazarı ise güç sahibi olmanın önemini vurgular. Elbette ki bir eserin kopyalarını satarak da para kazanabilirsiniz. Ancak bir iş popülerleştiğinde onun pwnershipliğini satmak daha kolaydır. NFT pazarı pwnership yaklaşımının blokzinciri üzerinde hayata geçtiğinin ve yaşadığının örneğidir.” 

Bu okuduğunuz makale de aslında bir sanat eseri. Ama merak etmeyin telif istemiyorum, istediğiniz gibi okuyun ve paylaşın.


Finiş çizgisinde görüşmek üzere.


MEANiX





Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Meanix.eth, kendini hayatını NFT'lere adamış biri olarak tanımlayan, müzik ve blok zincirine odaklanmış 21 yaşında biridir:

Twitter'da Takip Et:

@iamMEANiX

Meanix.eth, kendini hayatını NFT'lere adamış biri olarak tanımlayan, müzik ve blok zincirine odaklanmış 21 yaşında biridir:

Twitter'da Takip Et:

@iamMEANiX

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
Güne Bakış: ETF Onayı Sonrası ETH'deki Değişim Oldukça Az

23 Temmuz 2024 17:11

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk