Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Rusya Yaptırımları Delmek için Neden Kripto Kullanmıyor?

Evet, kriptonun bazı limitleri var. Ancak geleneksel bankacılık sistemi para aklamak için çok daha cazip bir yer.

24 Eylül 2022 12:30

Güncellenme: 24 Eylül 2022 12:30

Mark Lurie

Mark Lurie, kripto işlem yazılımı sağlayıcısı olan Shipyard Software'in kurucu ortağı ve CEO'sudur.

Twitter'da Takip Et:

@@MarkLurie

Rusya’nın Şubat ayında Ukrayna’ya topyekûn bir işgal hareketi başlatmasının ardından başını ABD’nin çektiği Batılı devletler ve Avrupa Birliği Rusya ekonomisi üzerine yoğun bir yaptırım baskısı kurdular ve böylelikle Moskova’nın bir ekonomik krize sürüklenmesini ve savaşı bırakmasını umut ettiler.


Bu kararın birkaç gün sonrasında ABD’li yetkililer ve bazı üst düzey finansal analistler Rusya’nın Batı’nın yaptırımlarını devre dışı bırakmak için kripto para kullanabileceği uyarısında bulundular. Uzmanlar ve yetkililer Rusya’nın blok zincirini kullanarak ABD’nin kapa para aklamayı önleme düzenlemelerini delebileceğine ve ekonomik sıkıntıyı atlatabileceğine işaret ediyorlardı.


Olası senaryolardan biri Rus madencilerin ülkenin zengin enerji kaynaklarını kullanarak bitcoin (BTC) madenciliği yapacaklarını ve daha sonra kayıt altında olmayan cüzdanlar üzerinden bu kaynakları çeşitli işlemlerle devreye sokarak bunu dolara dönüştüreceklerini ve ihtiyaç duyulan ürünlerin tedarikinde kullanacaklarını söylüyordu. Ağustos ayında ABD Hazine Bakanlığı tarafından yasaklanan meşhur Tornado Cash karıştırıcısında 9 milyar dolar civarında bir aklanma işlemi yapıldığı iddia ediliyordu.


Ancak aradan geçen yedi ay içerisinde Rusya’nın bu yolu izlemediği görüldü. Aslında kriptoya giden Rus kaynaklarının miktarı son derece azdı. Nisan ayında Wall Street Journal’da çıkan bir haberde günlük bazda ruble temelli kripto işlemlerinin 6,6 milyar ruble (46 milyon dolar) civarında seyrettiği ve Rusya işgali sonrasında bu miktarın 1 milyar rubleye (7 milyon dolar) kadar gerilediği belirtiliyordu.  


Ağustos ayı itibariyle Rusya’nın işlem hacminin azalmayı sürdürdüğü görüldü. 24 saatlik ruble-tether işlem hacmi şu anda 10-100 milyon ruble civarında ki bunun tepe noktası Mart ayında 4,3 milyar rubleye ulaşmıştı. 


Hazine Bakanlığı’nda siber güvenlik portföyünün başsındaki yetkili Todd Conklin’in sözleri doğru çıktı: “Bir G-20 ekonomisini bir gecede dönüştürüp kripto para temelli hale getiremezsiniz. Bunun için yeterli likidite mümkün değil.”


Eğer kripto bir arka kapı fırsatı verseydi Rusya düşünmeden bunu kullanırdı. Ancak şu ana dek Rusya’nın devlet veya diğer kurumları bazında bu konuda ciddi bir çaba gösterdiğine şahit olmuyoruz. 


Aksine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tüm enerjisini SWIFT’e alternatif olacak bir finansal yapı üzerine odaklıyor. Burada SWIFT’in muadili olan SPFS ve Visa/Mastercard ile rekabet eden MIR sistemleri öne çıkarılıyor.


Moskova, SPFS sistemini Hindistan, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri gibi aynı zamanda Batı ile de müttefik görünen bazı ticaret ortaklarına dayatmaya çalışıyor. SPFS kullanmayı kabul eden yirmiye yakın banka arasında Hindistan, Türkiye, Irak, Çin, Almanya, Ermenistan ve İsviçre merkezli bankalar bulunuyor. 


MIR’e entegre olan beş Türk bankası olduğu ve İran’ın bu sisteme girmeyi konuştuğu biliniyor. Hindistan, Küba ve Sri Lanka da MIR’e dahil olmaya ilgi gösteriyor.


Putin’in yaptırımlara verdiği cevap kendisinin ve kurmaylarının geleneksel finans araçlarını kriptoya kıyasla daha yararlı gördüklerini gösteriyor. Rusya devlet başkanı yaptırımları aşmak için kriptoyu kullanmaktansa Batılı olmayan bir geleneksel finans yapısının daha kullanışlı olacağına inanıyor. 


Haksız olmayabilir.


Bunun ilk nedeni geleneksel finans sisteminde işlem verileri muazzam büyüklükte ve hacimde ve hata oranı yüksek. Örneğin ABD’deki düzenlemelere göre bir banka birçok 9.999 dolarlık işlem olduğunu tespit ederse (genelde bildirim sınırı 10.000 dolar) bunu şüpheli işlem bildirimi olarak kaydetmek zorunda. 


2019’da ABD’li bankalar toplamda 2,7 milyon şüpheli işlem bildiriminde bulunmuşlar. Yani bir iş gününde 10.000 bildirim. Bunlar kısa ve basit belgeler değiller ve dolayısıyla hataya açıklar. 


Merkez bankalarının çatı kuruluşu olan Bank for International Settlements’ın eski genel sekreteri Peter Dittus, bir süre önce yaptığı bir konuşmada geleneksel finansal sistemin avantajlarını saydıktan sonra bu konuya da değinmeden geçmemişti.


Dittus, “Ancak batılı bankacılık sisteminin iki eksik noktası söz konusu: dünyadaki tüm işlemleri gerçek zamanlı olarak izleyebilme becerisi ve bankaların ve devletlerin düzenlemeleri harfiyen uygulayacaklarına dair inanç” demişti ve eklemişti: “Geleneksel finans sisteminin özündeki kısıt verinin neredeyse denetlemeyecek durumda olmasıdır.” 2019’da bir yetkilinin sızdırdığı 2.100 adet şüpheli işlem bildirimi belgesi 400 gazeteci tarafından 16 ayda anca incelenebilmişti. 


Bu da bizi ikinci neden getiriyor: Blok zinciri işlemleri hatasızdır ve herkesin erişimine açıktır. Zincir üzerindeki tüm işlemler kalıcı, değişmez ve herkesin erişebileceği kayıtlar üzerinde tutulur. Elbette ki kripto paralarda belirli bir anonimlik söz konusudur ancak her işlem arkasında ekmek kırıntıları bırakır.


Bir kripto para kullanıcısı cüzdanı veya dijital adresi üzerinden bir işlem gerçekleştirdiğinde, bir kripto borsasıyla veya diğer bir kullanıcıyla etkileşime geçtiğinde otoritelerin takip edebileceği izler oluşturur. Bu günümüzdeki para aklamayı önleme standartlarının getirdiği bir müşteriyi tanıma (KYC) boyutunda olmasa da işlemi tanıma (KYT) noktasında benzer bir durum oluşturabilir.

Diktatörlerin, insan kaçakçılarının, teröristlerin ve uyuşturucu kartellerinin başarısı elde ettikleri parayı geleneksel sistemde aklayabilme becerilerine bağlıdır. Kripto paralar, bazılarının iddia ettiği gibi bu kişilere ve gruplara bir imkân sağlamaktan ziyade onların işini zorlaştırır. 


Dünya Putin’in çıkarlarını gerçekleştirmek için her yolu deneyeceğini biliyor. Henüz kriptoya başvurmamış olması kripto konusunda konuşulan bazı konulara dair bir fikir vermeli. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Mark Lurie, kripto işlem yazılımı sağlayıcısı olan Shipyard Software'in kurucu ortağı ve CEO'sudur.

Twitter'da Takip Et:

@@MarkLurie

Mark Lurie, kripto işlem yazılımı sağlayıcısı olan Shipyard Software'in kurucu ortağı ve CEO'sudur.

Twitter'da Takip Et:

@@MarkLurie

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk