Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Tether Nasıl Daha “Stabil” Olabilir?

Dünyanın en büyük stabil parası olan Tether’in bir sorunu var. İşler kötüye gittiğinde Tether kullanıcıları Tether’den kaçıyorlar. Şirket işleri tersine çevirmek için ne yapmalı?

31 Aralık 2022 13:28

Güncellenme: 2 Ocak 2023 16:03

JP Koning

J.P. Koning, CoinDesk'de köşe yazarıdır. Kanada merkezli bir aracı kurumda çalışmaktadır. Aynı zamanda popüler bi blog olan Moneyness'ın yayıncısıdır.

Kripto ekonomisi bu yıl iki büyük olayla sarsıldı: Mayıs ayındaki Luna/TerraUSD ve Kasım ayındaki FTX çöküşleri… Dünyanın en büyük stabil parası olan Tether bu iki olay sırasında da ciddi biçimde etkilendi. Tether, Mayıs ve Haziran dönemde 18 milyar dolar yani yüzde 21’lik bir erime yaşarken Kasım ayında da yüzde 4 kayıpla 4 milyar dolar daha yitirdi.


Stabil paralar, insanların panik anında sattıkları birer araç olmamalı. Hatta tam tersi konumlanmalılar: Panik anında insanların sarılacağı can simidi gibi görülmeliler. Tether’in rakipleri olan USD Coin ve Binance USD kimsenin beklemediği kadar iyi performans gösterdiler. Bu iki para biriminde de söz konusu iki olay sırasında ve sonrasında önemli bir çıkış dalgası yaşanmadı. 


Kripto ekonomisinin bir sonraki sıkıntılı döneminde stabil kalmak için Tether’in yapabileceği dört şey var.


1. Tether, kurumsal bonolardan, fonlardan ve “diğer yatırımlardan” kurtulmalı.

Bir stabil paranın ilk ve en önemli görevi stabil kalmaktır. Bunun için elinde nakit ve Hazine bonosu gibi güvenli varlıklar bulundurması gerekir. Ancak Tether’in bilançosundaki bazı maddelere (bunlar arasında ticari kağıtlar, şirket bonoları, fonlar, borçlar da bulunuyor) bakıldığında Tether’in bir stabil paradan ziyade bir hedge fonu ya da girişim sermayesi şirketi gibi faaliyet gösterdiği algısı oluşuyor. 


Tether yavaş da olsa bu soruna çözüm bulmaya çalışıyor. Şirket, 2022’nin büyük bir kısmında elindeki 30 milyar dolar değerindeki bu varlık seçkisini Hazine kağıdına çevirmeye başladı ve FTX olayının hemen öncesinde de bu dönüşümü tamamladı.


Ancak bu temizlik operasyonuna rağmen Kasım ayı Tether için kolay geçmedi. Tether yöneticileri aldıkları tedbirlerin yeterli olmadığını düşünmüş olacaklar ki bu ayın başında yaptıkları bir açıklamayla 6 milyar dolarlık borcu da sıfırlayacaklarını belirttiler.


Bu güzel bir hamle ancak şirket birçok analiste göre elindeki en tartışmalı varlıklarla ilgili sessiz kalmayı tercih ediyor: 2,6 milyar dolar değerindeki diğer yatırımlar ve 3 milyar dolar civarındaki şirket bonoları ve fonları… Bu şirket bonolarının ratingi ve vadesi nedir? Borç alanlar kimler, kripto şirketleri mi? Bu yatırımlar ve fonlar kriptoya özgü token’larla mı yapılmış?


Bu yatırımların zarar etmesine dair korku son iki büyük kripto para olayında Tether’den çıkış yaşanmasının nedenlerinden biri olabilir. İnsanlar şirketin Tether token’larını sağlamak için elinde yeterince fon kalmadığından çekindiği için çıkış yapmış olabilirler.


Tether bu gidişatı durdurmak istiyorsa elindeki riskli varlıkları satmalı ve yüzde 100 güvenli bir varlık portföyü oluşturmalı. Böyle yapılırsa bir sonraki kriz geldiğinde kullanıcıların Tether’den çıkması daha zor olur.


2. Tether yüzde 0,1 itfa/çekim ücretini sıfırlamalı

Binance USD ve USD Coin’in değeri dünyadaki önde gelen borsalarda istikrarlı biçimde 1 dolara çıpalanmış dururken Tether değerinde dalgalanma görülüyor. Stabilite eksikliği şirketin itibarına zarar veriyor. Bunun temelinde tether’in yüzde 0,1’lik bozdurma ücreti yatıyor. Artık bundan vazgeçme zamanı geldi.


Tether, token’larını çekmek veya itfa etmek isteyen kişilerden yüzde 0,1 komisyon alıyor. Yani 1 milyon tether token’ınız varsa ve bunları çekmek istiyorsanız 999.000 dolar alıyorsunuz ve 1.000 dolar komisyon ödüyorsunuz. Benzer biçimde Tether’e 1 milyon dolar fiat para gönderip stabil para almak istediğinizde 999.000 USD alıyorsunuz.


Circle ve Paxos gibi diğer büyük stabil para yapıları bu komisyonları almıyorlar.


Yüzde 0,1 kulağa çok fazla gibi gelmeyebilir ancak bu durum, Tether’in değerinin 1 dolar civarında dalgalanmasına neden olabiliyor.


Binance ve Kraken gibi herhangi bir borsada bir stabil paranın değeri arbitraj ile belirlenir. Eğer paranın değeri 1 doların altına inerse arbitrajcılar borsa üzerinde stabil para alırlar ve bu aradaki farktan küçük bir kâr elde ederler. Fiyat yükseldiğinde de tam tersi yönde hareket ederler. 


Bu işlemleri yapmak isteyen arbitrajcıların kendi aralarındaki rekabeti stabil paranın önemli borsalarda 1 dolar değerinde çıpalı kalmasına neden olur.


Tether’in yüzde 0,1 komisyon uygulaması arbitrajcıların kazancından düşmesine neden olur. Bu nedenle değer ancak 0,999 dolara düştüğünde işlem kârlı hale gelir. Ya da 1,001 dolara çıktığında… Bu da Tether’in değerinin bir bantta dalgalanmasına zemin hazırlar. 


Bu dalgalanma durumu olumsuz haberlere, dedikodulara ve spekülasyonlara neden olur. Tether kripto çöküş dönemlerinde değerinin işlem bandının alt seviyesine inmesi nedeniyle sanki kötü varlıkların yolunu izliyor gibi görünür. Bu sırada USD Coin ve Binance USD gibi komisyon uygulaması olmayan diğer stabil paralar daha güçlü dayanıyorlar gibi görünürler. 


Tether’in bu komisyondan vazgeçmesinin ve üçüncü taraf borsalarda daha güçlü bir yatırımcı güveni oluşturmasının zamanı geldi. 


3. Tether 100.000 dolar limitini kaldırarak itfaları daha geniş bir kitleye açmalı.

Tether itfa edilecek veya çekilecek miktara 100.000 dolar minimum koyan tek stabil para. Circle ve Paxos gibi diğer stabil para yapıları kullanıcıların istediği miktarı çekmelerine imkân veriyor.


Bu sınırlama Binance ve Kraken gibi borsalarda kötü niyetli işlemlerin önünü açıyor ve Tether hakkındaki kaygıları körüklüyor. 


Tether’in minimum 100.000 dolar kuralı USDT kullanıcılarının çoğunu zorluyor ve borsalarda satış yapmaya yönlendiriyor. Teorik olarak, iyi pozisyon alan arbitrajcılar bu satılan token’ları borsalardan alacak ve Tether’e itfa edecekler. Böylelikle paranın değeri 1 dolar seviyesinde kalacak. 


Ancak özellikle büyük kripto krizlerinde bu arbitraj zinciri kopabiliyor. Arbitrajcılar sermayelerini eritme korkusuyla durabiliyorlar, borsalar aşırı talepten dolayı çekimleri durdurabiliyorlar ve blok zincirleri tıkanabiliyor. Böylelikle tether’in borsalar üzerinden satışı çıpalamaya yarayan mekanizmaların yüklenmesine ve değerin 0.999 dolar bandına düşmesine neden olabiliyor.


Bu düşüş daha da fazla olabiliyor. Tether, Mayıs ayında Kraken’da 92 cente işlem gördü. Ekim’de ise 93 centi gördü. Bu çıpanın kaybolduğu olaylar korkuyu daha da artırdı ve daha fazla satışın gelmesiyle fiyatta düşüş ve panik arttı. 


Tether, 100.000 dolar minimum şartından vazgeçer ve herkesin kaynağında itfa yapmasına izin verirse tether kullanıcılarının borsalara gitmelerine gerek kalmaz. Ellerindeki 100 tether’i, şirketin kendisine, 100 dolara satabilirler. 


Bu, borsalar üzerindeki fiyat baskısını azaltır ve Tether’in fiyat dalgalanmalarına son verebilir. 


4. Tether daha şeffaf olmalı.

Tether’in yeterince şeffaf olmadığına dair eleştiriler bir süredir yapılıyor olsa da bu dönemde daha da önemli hale geliyor. Tether stabil paralardan bugün beklenen şeffaflığın gerisinde kalıyor. Bu da piyasalarda panik ortamı oluştuğunda Tether’den çıkış yaşanmasına zemin hazırlıyor.


Stabil paraların mevcut şeffaflık standartları New York Finansal Hizmetler Ofisi (NYDFS) tarafından belirlenmiş durumda. Denetçiler, stabil paranın yatırım durumunu aylık bazda inceliyor ve bu raporlar paranın kurucularının web sitelerinde yayımlanıyor. Bu ay sonu yatırım durumu denetimine ilaveten NYDFS ay içerisinde rastgele bir günde işletim testi yapabiliyor. 


Bunlar toplamda yılda 24 test ediyor. Buna karşın Tether çeyreklik bazda rapor açıklıyor. Yani şirketin denetçisi buradaki yapıyı yılda dört kez denetleyebiliyor. Bu yeterli görülmüyor. 


NYDFS, stabil para şirketlerinin yılda bir kez harici denetim şirketleri tarafından iç kontrol mekanizmaları açısından denetlenmelerini zorunlu kılıyor. İç kontrol kuralları, şirketlerin, görev dağılımı, onaylama ve finansal raporlama sistemlerine erişim gibi birçok süreçlerinin ve kurallarının oluşturduğu bütüne verilen ad. 


Tether’in denetçisi şirketin iç kontrol mekanizmasını denetlemedi.


Tether, yaptığı açıklamaları sektör standartları seviyesine çekerek güven oluşturabilir ve böylelikle kullanıcılar bir sonraki kripto paniğinde ellerindeki Tether’den kurtulmaya bu kadar hevesli olmazlar.


Özetlemek gerekirse Tether, panik anında herkesin satmayı tercih ettiği bir stabil para haline geldi. Ancak böyle devam etmek zorunda da değil. Tether, riskli varlıkları elden çıkararak ve güvenilir kağıtlar tutarak, yüzde 0,1’lik komisyonunu kaldırarak, kullanıcıları istediği miktarda çekim yapma hakkı vererek ve şeffaflığı artırarak çok daha stabil bir stabil para haline gelebilir. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

J.P. Koning, CoinDesk'de köşe yazarıdır. Kanada merkezli bir aracı kurumda çalışmaktadır. Aynı zamanda popüler bi blog olan Moneyness'ın yayıncısıdır.

J.P. Koning, CoinDesk'de köşe yazarıdır. Kanada merkezli bir aracı kurumda çalışmaktadır. Aynı zamanda popüler bi blog olan Moneyness'ın yayıncısıdır.

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk