Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Yazarlar

Sam Bankman-Fried’in Kusurlu Ahlaki Dünyası

FTX’in hukuk profesörü olan annesi kişisel sorumluluğa inanmıyor. Acaba yaratılan canavar bu fikirlerle mi beslenmiş?

17 Aralık 2022 09:19

Güncellenme: 17 Aralık 2022 17:48

David Z. Morris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

FTX olayının kendisi başlı başına büyük ve inanılmaz boyutta olsa da bu olay sadece bir kurumsal yolsuzluk hikayesi olmanın çok ötesine geçiyor. Büyük resme bakıldığında birçok farklı düşündürücü olay mevcut: Komün halinde yaşama, siyasilere yapılan bağışlar, yatırımcıların satın alım öncesi değerlendirmelerindeki eksiklikler, hayırseverlik vurgusu gibi… FTX olayına neresinden baksanız 21. yüzyıla dair sosyal, teknolojik veya siyasi bir nokta görüyorsunuz.


Ancak benim değerlendirmeme göre Sam Bankman-Fried olayındaki en muazzam ve ilginç noktalardan biri Bankman-Fried’in annesinin ve babasının Stanford üniversitesinde kurumlar vergisi ve etik alanlarında profesör olmaları. 


Kişiler arası ilişkiler açısından bakıldığında bu durumda Shakespearevari bir hava var. Akademisyen anne-babanın her ikisinin hayatı ve finansal durumu çocuklarının günahları yüzünden darmadağın olmak üzere. Ayrıca ebeveynler, bu sahtekarlıkta rol de almışlar. Bahamalar’da onlar adına 16 milyon dolarlık bir ev alınmış olması ve şirketten ödemeler yapılması onları da işin içine çekiyor. Tüm bu detaylar bu hafta Kongre’ye ifade veren John Jay Ray III’ün sözleriyle de onaylandı.


Görülen o ki tüm bu iç içe geçmiş ilişkiler nedeniyle Bankman-Fried’in babası Joseph Bankman, Stanford’ın gelecek seneki ders programının dışında bırakıldı. Anne-babanın yakın çevresine oğullarının davasının yüksek maliyeti nedeniyle finansal anlamda bir yıkıma uğrayabileceklerini söyledikleri ifade ediliyor.


Ancak en az bu gelişmeler kadar bu ebeveynlerin sahip olduğu fikri altyapının Sam Bankman-Fried’i etkilemiş olabileceği gerçeği de ilginç.


İnsan aksiyonlarından dolayı suçlanamaz (mı?)

Joseph Bankman ve Barbara Fried’in ortaya koyduğu akademik çalışmalar doğru ve yanlış kavramlarına dair alışılmışın tamamen dışında yaklaşımlar içeriyor. Bu fikrilerin Bankman-Fried’in benimsediğini ifade ettiği efektif altruizm hareketinin söylemleriyle paralellik gösterdiği noktalar var. Bunlar arasında kararların tamamen açık ve net olgular ve tahmin edilebilir sonuçlar gözetilerek alındığını savunan akılcılık, sonuçların niyetlerden ve prensiplerden daha önemli olduğunu öne süren yararcılık ve insanlığın genelinin kabullendiği geleneksel etik prensiplerinden farklı düşünceler sayılabilir. 


Bu ideolojinin detaylarını açıklamak için aylarca zaman ve birçok kişinin desteği gerekebilir. Ancak bir arkadaşım kısa süre önce bir akademik çalışmaya dikkatimi çekti. Bu çalışma Barbara Fried’in 2013 yılında yayımladığı “Suçlamanın Ötesine Geçmek (Beyond Blame”) başlıklı makaleydi. Bu makalede “kişisel sorumluluk kavramının ceza hukukuna ve ekonomik politikalara zarar verdiğini ve artık suçlama kültüründen kurtulmak gerektiğini” ifade ediyordu.


Pek de inanılası bir önerme gibi gelmiyor, öyle değil mi?


Hür irade bir yalan

Fried’in argümanlarında bazı detaylar olmasına karşın genel anlamda söylemek istediği şey şu: Bireyler hataları nedeniyle ahlaki bir suçlamayla karşı karşıya kalmamalı zira insanın hür iradeye sahip olduğu düşüncesi bir illüzyondan ibarettir. İnsanın hür iradesini sorgulamak bilimsel ve felsefi anlamda sonu gelmeyen bir durumdur. Burada bir “doğasından gelen-sonradan edinilen” durumu vardır. Eğer bir kişinin ailesi onu berbat biçimde büyütüp yetiştirmişse bu kişi yaptığı kötülüklerden sorumlu tutulabilir mi? Ayrıca biyolojik, bilince dair ve ruhsal anlamda derin bir soru daha var: eğer yaptıklarımız beynimizdeki nöronların elektriksel ilişkisinin bir sonucundan ibaretse burada “bilinçten” söz edilebilir mi?


Bu soruların net bir yanıtı bulunamadı ve hiçbir zaman da bulunamayacak. Ancak Barbara Fried2013’te yazdığı makalede hür iradenin olmadığından emin görünüyor. İnsanların otomatik bir robottan hallice olduğuna dair kabul, Silikon Vadisi’nin de sevdiği neoliberal bakış açısına da uygun. Neoliberalizm dünyayı birbiriyle ilişki içerisinde olan ve bir piyasa içinde mantıklı kararlar veren insanların olduğu bir yapı olarak görür ve din, toplum ve etik gibi kavramların ekonomik birimlerin ve verilerin küresel çapta serbestçe akmasına engel oluşturabileceğine inanır. 


Bireylerin hiçbir öneminin ve etkisinin olmadığı fikri neoliberal mantığın derinliklerine sirayet etmiştir. Fried’in 2013’te yazdığı makale dünyaya etik çerçevesinden bakmanın gereksizliğini vurguluyor ve kendi hür iradeleri olmamasından dolayı yanlış yapanları cezalandırmayı isteyenleri “intikamcılar” olarak görüyor. (Fried bu yaklaşımın doğal olduğunu düşünüyor.) Bu makalenin 2008’de yaşanan subprime morgage krizinin hemen ardından çıkmış olması manidar zira o krize neden olanlar da ciddi ve gerçek anlamda bir cezayla karşılaşmadılar. 


İntikamcılık 

Fried makalede, “intikamcıların ellerinde bireysel suç kavramı Dickensvari bir söyleme dönüşür. Bu söylemin temelinde şu yaklaşım vardır: Birine ceza verdiğimizde onun ‘bir birey ve insan olma hakkına saygı göstermiş oluruz. Kendi başına gelecekleri belirleyecek seçimleri yapmasına izin vermek ve bunun sonucunda ceza görmesi o kişiye duyulan saygının ifadesidir’. Tanır bizi böyle bir saygıdan korusun” diyordu.


Barbara Fried burada kişisel ahlaki sorumluluk kavramının en temel prensiplerinden birini küçümsüyor. Bu küçümseyici bakış FTX olayında en az iki konuyla alakalı gibi görünüyor.


Birincisi, Sam Bankman-Fried’in ABD Kongresi’ne vermeyi planladığı ancak hapse girdiği için gerçekleştiremediği ifadesi. Bankman-Fried bu ifadede şirketinin batmasından dolayı Binance CEO’su Chengpeng Zhaou’dan tutun şu anda kendisinin pisliklerini temizleyen iflas danışmanlığı şirketini ve onun atadığı CEO’ya kadar herkesi suçlamayı tercih ediyor. 


Sunulan ifade metni insanı rahatsız edecek kadar hayalci. Kendisinin müşterilerin fonlarını çaldığını ve bunları kullandığını doğru düzgün kabul bile etmiyor. Ancak bu metne annesinin hayata bakışı gözlüğüyle bakıldığında ifade anlamlı hale geliyor. Yazılanlar aslında aksiyonlarımızın sorumluluğunun bizlerde olmadığı ve herhangi bir konuda suçlanamayacağımız mantığıyla son derece tutarlı. 


Sesli ve alaycı gülüşüler

Barbara Fried’in determinist anti-hümanizminin getirdiği ikinci konu ise çok daha üzücü. Barbara ve Jospeh Bankman Salı günü oğullarının mahkemesine katılmışlardı. Mahkeme salonunda bulunan ve duruşmayı izleyen bir kaynağın verdiği bilgiye göre Barbara Fried oğluna yönelik suçlamalar yüzüne karşı okunurken sesli biçimde gülüyor ve böylelikle iddiaları küçümsüyormuş. Bir ara o kadar manik ve sesli gülmüş ki neredeyse davayı sekteye uğratır hale gelmiş. 


Barbara Fried’in parlak evladını kelepçeler içinde gördüğü anlarda aklından neler geçtiğini bilmemiz mümkün değil ancak mahkemeye yaptığı saygısızlık son derece açık. Kendisi, kişisel ahlaki sorumluluk ve etik davranışların zorunluluğu kavramlarını önemsiz görebilir ve bunları “intikamcılık” olarak niteleyebilir. Ancak tüm bunlar sonucunda birçok insanın doğru ve yanlış arasında net bir farklılık olduğuna ve yanlış yapanların cezalandırılması gerektiğine hâlâ inanıyor olduğunu acı bir şekilde fark ediyor olduğu da bir gerçek. Fried, ayrıca, oğlunun kefaletle serbest kalma talebinin reddedildiği anda şunu da fark etmiş olması muhtemel: İnsanlığın binlerce yıllık ahlaki birikimini görmezden gelmek kendilerine büyük bir bedel ödetecek.


Tüm bu acı verici ve çarpıcı farkındalıklar karşısında insanın acı acı gülmekten başka elinde ne gelebilir ki?



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
Yerli Girişim Clave Artık Herkese Açık

10 Nisan 2024 21:49

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk