Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Yazarlar

Kriptoda Daha Az Para Var ve Bu İyi Bir Şey

Kriptodaki patlamanın ve çöküşün temelinde finans dünyasını bir sirke çeviren dinamiklerin aynıları yatıyor. 2023’te spekülatörler biraz durursa trajedi falan olmaz.

24 Aralık 2022 18:00

Güncellenme: 24 Aralık 2022 18:00

David Z. Morris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

Son bir yıl içinde kripto dünyasındaki büyük çöküşleri anlatan haberlerin eksik kaldığı bir nokta varsa o da şudur:


Kriptonun çöküşünün kriptoyla pek bir alakası yok.


Kripto para özü itibariyle sansürlenemez, herkesin erişimine açık ve değiştirilemez küresel ve paylaşılabilir kayıt defterleri oluşturmak için blok zinciri kullanılmasından ibarettir. Genelde bu kayıt defterleri parasal değerlere yönelik oluşturulur. Ancak 2023’teki suçlara ve başarısızlıklara dair manşetlerin hemen hemen hepsinde bu sistemlerin gelecekteki değerini ABD dolarına dönüştürmeye yönelik finansal mühendislikler anlatılıyor. 


Finanstaki ahbap çavuşlar genelde kırılgan, birbirine girift şekilde bağlı kaldıraçlara büyük paralar koymaya alışkındır. 2008 krizi de böyle oldu. Bunu yapmadıkları zamanlarda ise kuralları görmezden gelerek ve şeffaflığı ortadan kaldırarak yolsuzluklara meylederler. Bu oyuncular kendi sürdürülemez oyunlarına insanların ilgisini çekmek için kriptonun rüzgarını kullanmaktan çekinmediler.


Modern finans dünyasının geneline hakim olan görüş bu ahbap çavuşlarda da kendini gösteriyor: Yapıcı olmaktan ziyade faydacı olmak. Bu kişiler geleceği inşa edenlerden değildirler, bir vampir ahtapot gibi kan kokusu aldıkları her yere yapışmaya çalışırlar. 


Bu finansal vampirlerin efsanevi çöküşleri ve finansal durumun kötüye gitmesi kripto açısından 2023’ün 2021 ve 2022’den daha farklı olacağının habercisi. Hedge fon oyuncuları ve token balonlayan kişiler asıl yerlerine geri dönecekler ve bugüne dek gölgede kalan süper kodlayıcılar sahnedeki yerlerini alacaklar.


Ancak 2023 bir dizi inek programcının havalı bulduğu işlere odaklandıkları diğer BUIDL dönemlerinden farklı olacak. Elbette ki bu yaklaşımın da örneklerini göreceğiz ancak akıllı liderler ekiplerini çok daha açık ve net hedeflere yöneltecekler: Erişilebilirliği ve güvenliği güçlü ön yüzler, gerçek hayattan gelecek taleplere yönelik kullanım senaryoları ve kullanıcılardan gelir elde etmek. Toplumun genelinde (olumlu veya olumsuz anlamda) kriptonun ne olduğuna dair bir fikir oluştu. Artık kriptonun bir spekülatif yatırım değil bir araç olduğuna dair fikri oturtmak önem kazanıyor.


Bu, yeni tokenlara özellikle de katman-1 blok zincirlerine yönelik daha az spekülasyona neden olacak. Burada blok zincirlerinin sunduğu faydalara gerçekten ihtiyaç duyan ve gerçek anlamda talep çeken hizmetleri geliştirmek üzere mevcut ve güvenilir zincirleri ve ekosistemleri kullanan hizmetler ön plana çıkacak. 


Geleceğe bakmak (ama onu inşa etmemek)

Bahsettiğimiz bu gelecek kurgusunu yaparken söz konusu ahbap çavuş spekülatörlerin normal bir insan gibi utanç duygularının harekete geçeceğini ve kötü alışkanlıklarının biraz da olsa kırılacağını düşünüyoruz. Kişisel fikrimi sorarsanız henüz bu noktada değiliz. Köpeklerin ara ara vahşi içgüdülerinin çağrısına kapıldıkları gibi kurumsal traderlar ve spekülatörler de hâlâ burunlarını neden oldukları pislikten çıkaramamış olabilirler. 


Finans sektörünün 21. yüzyılda takındığı rol ciddi biçimde sapma gösterdi. Sermaye odaklı oyunun kuralı verimli sektörler oluşturmak suretiyle uzun vadede kâr ortaya koymak için sermayeyi riske etmekten çıkıp naif bireysel ve diğer yatırımcıları balonlarla kandırmak üzerine kurgulanmaya başlandı. İnsanlar da ellerindeki paralarla bu oyuna dalmaktan çekinmediler. 


Bu özellikle de son üç yılkı duruma bakıldığında sadece kriptoya özgü bir sorun değil. Sıkıntılı ve şişirilmiş şirketlere dair hikayeler her yerde karşımıza çıkıyor. Clover Health, Meta Platforms, Nikola, Tesla, Theranos bunlardan sadece birkaçı…  


2022’deki kripto çöküşündeki kötü karakterler (biri hariç) bu karanlık içerisinde doğmuş ve büyümüşler. Kriptoyu iyi bir avlanma alanı olarak görmeleri şaşırtıcı değil. Su Zhu ve Kyle Davies Three Arrows Capital’ı kriptoya geçmeden önce kurmuşlardı ve amaçları forex işlemleri yapmaktı. Sam Bankman-Fried Jane Street’te teknik traderlıkla başlamıştı. Voyager Digital’dan Steve Ehrlich E-Trade’de yöneticiydi. Alex Machinsky Silikon Vadisi’nden bir girişim sermayedarı. Buradaki tek istisna Terra kurucusu Do Kwon’dur. Kwon bir kripto ağı kurmayı başardı ancak bunu girişim sermayesinin, kaldıraçların ve riskin üzerine koyduğu için yıkıldı. 


Üçkağıtçılar kriptoyu bir fırsat alanı olarak görseler de aslında hiçbir zaman ne olduğunu anlamadılar. İyi anlamda kriptonun herkese açık bir ağ olduğunu ve şirketlerden farklı biçimlerde değer ürettiğini fark edemediler. Celsius Network, Voyager ve Terra’nın Achor protokolü gibi yapılar yüksek ve sabit oranda getiri vaat etseler de varlıklarının geri dönüşü yeterli değeri üretmedi ve sonunda çöküş geldi. 


Bu mega-çöküşe neden olan bileşenlerden biri de ABD Merkez Bankası’nın yatırımları artırmak için on yıla yakın bir dönem boyunca faizleri aşağıda tutmasıydı. Getirisi net olan hazine bonoları gibi enstrümanların artık hiçbir getiri sağlamamasıyla birlikte sermaye risk eğrisinin diğer ucuna doğru hareketlendi ve paranın önemli bir kısmı kriptoya aktı. Sonrasında Covid-19 nedeniyle parasal gevşeme geldi. Fazla para bitcoin ve diğer kriptolara aktı ve DeFi ve NFT gibi alt alanlar da hareketlendi. Böylelikle “DeFi Yazı” dediğimiz dönemi yaşadık.


Blok zinciri alanında aklı sonradan yerine gelenlerin bazıları DeFi tokenlarında ağırlıklı olarak yield farming ile gelen DeFi balonunu erkenden fark ettiler ve bunu daha geniş anlamda kriptonun bir dinamiği gibi gördüler. Rakamlar ve jargon onları da zahirledir. Gerçekte ise DeFi Yazı tek seferlik bir olaydı ve milyonerlerle bilgi sahibi tecrübeli kişilerin birlikteliğiyle gerçekleşti. Sonuçta gerçek anlamda güçlü DeFi platformları kaldıraçla kumar oynamak isteyenler için uygun değil çünkü borca olan talep nedeniyle zincir üzerindeki getiriler de baskılanıyor. 


Terra’nın kendisi ve protokolü Anchor DeFi gibi görünse de Anchor’ın vaat ettiğini muazzam yüksek getiriler sistemin kendisinden değil girişim sermayedarlarının ve diğer sonlu kaynakların cebinden çıkıyordu. Dragonfly’dan Haseeb Qureshi yield farming’i pahalı bir müşteri edinme stratejisi olarak tanımlıyor ve ödenen getirilerin aslında pazarlama bütçesinden karşılandığını belirtiyor. Terra yüzde 20 getiri vaadiyle iflas ederken MakerDAO yüzde 1’lik bir getiri sunuyordu. Terra artık yok MakerDAO ise yoluna devam ediyor.


Fonksiyonel olmayan bir iş modelinde girişim sermayesi parasını kaynak gibi kullanmak Silikon Vadisi kaynaklı bir beklenti modeli aslında. PayPal kurucu ortağı Peter Thiel’in fikir önderlerinden olduğu bu yaklaşımda kullanıcı kazanımını sübvanse etmek ve bir süre sonra buradaki büyümeyi formüle edip geleceğe dair müşteri kazanımı tahminleri yaparak yatırımcıları çekmek ve bu parayla da büyümeyi finanse etmek formülü uygulanıyor. 


Aslında sermaye rakipleri devre dışı bırakmak için bir silah gibi kullanılıyor. Bu rakipler arasında daha üstün teknolojiye sahip, daha iyi iş modelleri de bulunabiliyor. Ve sonunda tekeller oluşuyor. Thiel bu oyun planını rekabeti yenmek için bir formül gibi lanse etse de aslında bu bir tür finansal kandırmaca olarak da görülebilir.


Ancak gerçek eninde sonunda ortaya çıkıyor: 15 yıl önce kurulan Uber hâlâ para yakmaya dayalı bir modelle yoluna devam ediyor. Facebook (yeni adıyla Meta) bu yılın en kötü performans gösteren hisselerinden biri. Ancak Facebook’un ve Uber’in erken aşama yatırımcıları bunu çok da dert etmiyor. Zaten paralarını alıp çıkıp gittiler. Bu “önce sev sonra terk et” yaklaşımı tokenların devreye girmesiyle çok daha sakıncalı hale geliyor çünkü VC’ler istedikleri anda portföylerini boşaltıp anında gidebiliyorlar. 


Sırada ne var?

Görülen o ki Silikon Vadisinden Wall Street’e kadar her yerde uzun vadeli sahtekarlıklar su yüzüne çıkmaya başladı. ABD’deki fazilerin yükselişi ile fazla paranın da kökü kurumaya başladı.


Şunu açıkça söylemek isterim ki girişim sermayesinin veya hedge fon tarzı spekülasyonların yok edilmesi gerektiğini savunmuyorum. Bu alanlarda da uzun vadede iyi işler kurmak isteyen, sadece parayı alıp kaçmayı düşünmeyen kurucular var. Kripto sektörü uzun yıllar boyunca likidite ve dayanıklılık sağlayan küçük ölçekli traderlardan beslendi ve bu kişilerin her zaman masada bir yeri olacak.


Ne yazık ki iyi ve elini taşın altına koyabilen yatırımcılar çoğu zaman iş insanı sandığımız sahtekarların gölgesinde kaldılar. 2020-21 boğa piyasası döneminde bu finansçı ahbap çavuşlar şovun yıldızı gibi görüldü ve gerçekten desteklenmesi gereken oyuncuların alması gereken payları kaptılar. Kumdan kaleler kurdular, naif insanların hayatları boyunca biriktirdikleri paraları temelden yanlış projelere kanalize ettiler ve para topladılar.


Bu da finansçıların sahip olduğu trajik bir laneti bize hatırlattı: Sadece rakamlardan anlayıp onların neden ve nereden kaynaklandığına bakmazsanız hiçbir şeyi tam olarak anlayamazsınız. 


Görülen o ki 2023’te kurumsal yatırımcılar ve hedge fonları toplarını alıp oyundan çıkacaklar ve evlerine dönecekler. Başkalarının eforlarını kullanarak büyük vurgun yapmayı hedefleyen amatör traderlar enerjilerini daha yapıcı işlere yönlendirmeye karar verecekler. (Böyle yapsalar daha iyi olur.) 


Büyük resme bakıldığında herkes için hayırlı olan durum budur. Kriptonun sorumlu biçimde sermaye çekme kapasitesi hâlâ sınırlı. Peter Thiel’in görüşünün aksine bu kadar yeni ve karmaşık bir şeyin yaygınlığını sağlamak işçin para harcamakla çözüm bulamazsınız. Kripto projelerinde çalışan gerçek anlamdaki geliştiricilerin sayısı henüz binlerle ifade ediliyor


Ancak en azından önümüzdeki iki yılda ideallere ve kriptonun teknolojik tarafında daha fazla odaklı küçük ölçekli fon sağlayıcılar yeni fikirlerin fonlanmasında ön safta bulunacaklar. Bunlar finans sağlayıcıların yapması gerekeni yapacaklar. Yani ilgiyi ve haber manşetlerini kendi çıkarları için kullanmayıp gerçek anlamda geleceği inşa edenlerin işlerini yapmalarına destek olacaklar. 



Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Twitter'da Takip Et:

@davidzmorris

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk