Sponsorlu İçerik

Layer 2

E-Bülten

Teknoloji

Hastalıklara Karşı Bir DAO: Vibe Bio, Biyoteknoloji Finansmanını Nasıl Yeniden Düzenlemeyi Planlıyor?

Vibe Bio'nun kurucusu bir DAO yaratma konusunda istekli değildi. Ancak, ilaç üretim araştırmalarını merkeziyetsizleştirmek, çetrefilli ve trajik bir sorunu çözebilirdi.

17 Temmuz 2022 09:03

Güncellenme: 17 Temmuz 2022 19:02

Son iki yıl, (belki de) yenilikçi bir organizasyon yapısına sahip bir dizi büyüleyici ve tuhaf denemelere tanıklık etti: Merkeziyetsiz özerk kuruluşlar veya DAO'lar. Yeni bir girişim, bu yapının biyoteknolojideki en çetrefilli sorunlardan biriyle başa çıkmak için mükemmel bir fırsat olduğunu düşünüyor: Nadir görülen hastalıklarla ilgili araştırmaları fonlamak.

DAO'lar, blokzincirde iş yürütme mantığına sahip, büyük ölçüde otomatikleştirilmiş kuruluşlar olarak henüz 2015 yılında tasarlandı – bu nedenle "özerk" diye nitelendirildi. Bu bilim kurgu hedefi hala gelecekle ilgili. Ancak bu arada DAO'lar, büyük ve dağınık insan gruplarından hem sermaye toplamak hem de dağıtmak için kripto para ağlarının hızından ve erişim kapasitesinden yararlanarak çok daha insan merkezli bir işbirlikçi yapı haline geldi. Bunlar genellikle, Ukrayna için insani yardım projeleri ve kötü şöhretli ConstitutionDAO da dahil olmak üzere sosyal veya fedakar amaçlara yönelik.

Bir biyobilim emektarı, DAO'ların nadir görülen hastalıklar etrafındaki çarpık teşvikler sorununun üzerine gitmek için mükemmel yapılar olduklarını ifade ediyor.

DAO'dan ilham alan yeni bir biyoteknoloji girişimi olan Vibe Bio'nun kurucusu ve başkanı Alok Tayi, "Biyoteknoloji veya ilaç şirketi, birçok hastalık için uygulanabilir bir teknolojik zenginliğe sahiptir" diyor. “Ancak [büyük ilaç şirketleri] bu teknolojiyle takip edebilecekleri en yaygın hastalıklara odaklanıyorlar. Bir organizasyon, [yatırımcı getirilerini] maksimize etmek için en yaygın bir veya iki hastalığa odaklanmalı.”

Vibe Bio, nadir hastalıklardan doğrudan etkilenen hastaları ve aileleri ilaç finansmanı ve araştırma sürecine dahil ederek teşvik yapısını değiştirmek istiyor. Tayi için bu oldukça kişisel bir görev. Biyoteknoloji girişimcisi olmadan önce 16 yıl boyunca laboratuar araştırmacısıydı. Nadir görülen hastalıklarla ilgili çok büyük deneyimi var.

"Ne yazık ki kızımız çok hasta doğdu ve hastanede acılar içinde çok zaman geçirdi" diyor. "YYBÜ'de (Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi) hastanızla birlikte olmanın diğer yönlerinden biri de, nadir hastalıklardan muzdarip olanlar da dâhil, diğer hastaların aileleriyle zaman geçirmeniz."

“Hepimiz için en önemli engel, araştırmayı ilerletmek için gerekli fonun olmamasıydı. Muhtemel bir tedaviye ulaşmanın zorluğu onu bulmakla değil, finanse etmekle ilgili… Bu ailelerin birçoğu, ya milyarderlerin cömertliğinin ya da düzenlenen bir dizi kermesin insafına terk edilmiş durumda."

Dahası, Tayi, bu tür araştırmaların devasa bir holding için ekonomik olmamasının, doğaları gereği kârsız oldukları anlamına gelmeyeceğini ifade ediyor.

Tayi, "Hasta sayısı az olsa da, nadir hastalıklar için hala ekonomik fırsat var" diyor. Örneğin, araştırma yapmak için "binlerce hastaya ihtiyacınız olmadığından maliyetleriniz önemli ölçüde daha düşük."

Bu durum, ortaya konulacak çabanın uzun vadede sürdürülebilir olabileceği anlamına geliyor.

Tayi, “Hangi sermaye devreye sokulursa sokulsun... (getirilerin) yeniden yatırıma dönüşmek üzere kasaya geri döndüğünden emin olmak istiyoruz” diyor.


Aşağıdan yukarıya yaklaşım


Genel olarak Vibe Bio, finansman ve araştırma hedeflerini seçme hususlarında daha çok aşağıdan yukarıya bir yaklaşım öneriyor. Yasal ve organizasyonel ön çalışmaları finanse etmek için 6th Man Ventures, melek yatırımcı ve ileri görüşlü COVID-19 tahmincisi Balaji Srinivasan ve diğerlerinden ilk aşamada 12 milyon dolarlık çekirdek fon topladı. Ancak Vibe, araştırma kararlarını yönlendirmeye ve belki bir Vibe token sistemi aracılığıyla finansmanı teşvik etmeye veya ona katkıda bulunmaya yardım edecek, alışılmışın dışında geniş bir hasta, araştırmacı ve savunma grupları topluluğu oluşturmayı amaçlıyor.

Şimdilik başlangıç noktası, nadir hastalıklar için görünürlük yaratmak amacıyla zaten çalışmakta olan hasta savunucu grupları.

Tayi, "[Gruplar], topluluğumuzun bir parçası olarak Vibe'a olası bir tedaviyi finanse etme önerileriyle geliyor" diyor. Daha sonra, topluluğun bilimle ilgili kısmı, güvenlik ve düzenleyici protokoller gibi hususlar için bu önerileri gözden geçirebiliyor. Bu incelemeye dayanarak, söz konusu bilim insanları finansman önerilerini derecelendirebiliyor."

Tayi, "Topluluk belirli bir teklif için sermayeye yetki verdikten sonra [projeyi] takip eden bir C tipi şirket kurduklarını" ifade ediyor. “Bu şirket, DAO ve [hasta] savunucu örgütün ortak mülkiyetinde. Savunucu grubun projeyi başarılı kılan temel faktör olduğuna inanıyoruz. Muhtemel bir ilacın geliştirilmesiyle ilgili olarak onlara benzeri görülmemiş bir kontrol yetkisi vermek istiyoruz."

Vibe Bio'nun yeni yapısı, son yirmi yılda kendi merkeziyetsizliğini de güçlendirecekti. Tayi'ye göre, biyoteknoloji, yazılım geliştirmede olduğu gibi, tak-çalıştır veya "sanallaştır" haline geliyor.

"Belirli bir biyoteknoloji şirketi için (bir ilaç) geliştirmek veya hatta bir boru hattı inşa etmek için bile yönetici kadrosu istihdam edebiliyorsunuz. Biyoteknolojide bunu çok daha zayıf bir kadroyla yapabilirsiniz… Tam zamanlı çalışsınlar veya çalışmasınlar, bir düzine, hatta yarım düzine personel istihdam edebilirsiniz. Bu model onlarca yıldır kendini ispat ediyor."

Toplulukların Vibe Bio ile tam olarak nasıl etkileşime geçeceği, tokenlerin rolü ve genel hukuki yapı da dahil olmak üzere hala belirlenecek bazı ayrıntılar var. Tayi, kendisinin ve hukuk ekibinin hala ince ayrıntılar üzerinde çalıştığını belirtiyor.

Çünkü Tayi bu işe karşılaştığı bir sorun üzerinden başladı ve sonrasında çözümün bir DAO olabileceğini keşfetti. Oysa genelde yapılan şey önce bir DAO oluşturmaya karar verip ardından bu yapıya uygun bir sorun aramak.

Tayi, "Vibe'ı DAO'lar konusunda çok istekli olduğumuz için faaliyete geçirmedik" diye vurguluyor. “DAO tam anlamıyla bir yapı olarak kendiliğinden karşımıza

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


David Z. Morris

David Z. Morris, CoinDesk'in Baş Insights Köşe Yazarıdır. Fortune, Slate ve Aeon için 2013'ten beri kripto hakkında yazıyor. Bitcoin'in sosyal dinamiklerine bir giriş olan "Bitcoin Sihirlidir" kitabının yazarıdır. O, Iowa Üniversitesi'nden Medya Çalışmaları alanında doktora derecesine sahip eski bir akademik teknoloji sosyoloğudur.

Fiyatları İncele

En Çok Konuşulanları İncele

Somera Sosyal Medya Trend Verileriyle

Trend Haberler

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk