Layer 2

E-Bülten

Teknoloji

Ethereum, Beacon Zinciri'ni 'Perdeleyerek' Sansürleri Aşabilir mi?

Ethereum geliştiricileri sansürün öylece kodlanarak halledebilecek bir sorun olmadığının farkında.

1 Eylül 2022 11:21

Güncellenme: 4 Eylül 2022 09:31

Valid Points bülteninin önceki baskılarının birinde, Ethereum'la ilgili sansür tartışmalarına kafa yormuştuk. Ethereum'un yakında devreye girecek “proof-of-stake” ağındaki işlem bloklarını kuran validatör bilgisayarların işlemleri örtmede oynayabileceği role odaklanmıştık.


Sansür tartışması, kara para aklayanlar ve sıradan Ethereum kullanıcıları tarafından net bir iz bırakmadan para göndermek ve almak için kullanılan Ethereum karıştırıcı programı Tornado Cash'e yönelik son ABD yaptırımlarının ardından ortaya çıktı.


Ethereum topluluğunun üyeleri, Ethereum'un işlemlerinin sansürlenebileceği endişeleri ışığında, temel protokolün sansürü zorlaştırmak hatta imkansız hale getirmek için nasıl tasarlanabileceğinin yollarını tartışıyorlar.


Bunun nasıl yapılabileceğine dair en ikna edici fikirlerden biri, temel işlem ayrıntılarının, validatörler tarafından sansürlenmemeleri için şifrelenmesine ilişkin bir öneri olan “örtülü Beacon Zinciri”. Ancak bu fikrin sahibi Martin Köppelman, sansürün Ethereum topluluğunun kodlayarak çözebileceği bir sorun olduğundan pek de emin değil.


Mühendisliğe alışkın bir topluluk için bu kabullenmesi zor gelebilir.


Ethereum'a Sansür


İki hafta önce, Coinbase (COIN) ve Kraken gibi büyük validatörlerin ABD Hazine Bakanlığı yaptırımlarına uygun olarak işlemleri sansürleyebileceğine ilişkin bir korku yaşandı. Bu sansür ihtimali, birkaç validatörün Ethereum'un yakında devreye girecek "proof-of-stake" ağındaki “stake”in, yani işlemleri yürütme gücünün önemli kısmını kontrol ettiği göz önüne alındığında daha da endişe vericiydi.


Ama son birkaç haftada çok şey değişti.


Coinbase ve diğer büyük validatörlerin yaptırım uygulanan işlemleri nasıl yürütecekleri konusundaki tutumlarını netleştirmeleri, sansüre karşı çıkanlar için pozitif bir gelişme oldu. Yanıtların çoğu, Coinbase CEO'su Brian Armstrong'un, "sansüre boyun eğmektense şirketinin "staking" işini sonlandıracağı" yönündeki beyanını destekliyordu.


Ancak olumsuz bir gelişme olarak, işlemlerin validatörler tarafından gönderilmeden önce bloke edilip edilemeyeceği konusunda yeni birçok soru ortaya çıktı.


Sınamalar, çoğu validatörün Birleşme'de kullanması beklenen bir ara katman yazılımı MEV-Boost etrafında toplanıyor.


MEV: Maksimal çıkarılabilir değer


Konuya devam etmeden önce, Ethereum ve diğer blok zinciri ağlarının baş belası olan kritik sınamalardan birini açıklamamız gerekecek: MEV.

Ethereum kullanıcısı bir işlem yaptığında, işlem, ağın geri kalanı tarafından otomatik olarak kabul edilmiyor. İlk olarak, diğer Ethereum kullanıcılarının onaylanmamış işlemlerinin toplandığı bellek havuzuna gidiyor.


Bir bloğun sadece işlemlerin bulunduğu büyük bir liste olduğunu tasavvur edin. Validatörler, bellek havuzu işlemlerini, daha geniş ağa iletmek amacıyla tarar, seçer ve bloklar halinde organize eder. Eğer akıllılarsa, bunu kendileri için Maksimal (Madenci) Çıkarılabilir Değer veya MEV adı verilen bir konsept bağlamında biraz ekstra kar elde edecekleri şekilde yaparlar. 


MEV'i baskılayan tek aktör validatörler değil. Bellek havuzunu tarayan ve hangi işlemlerin yaklaştığını önceden gösteren bilgisayarlar olan "araştırmacılar" da var. Bunlar daha sonra, piyasayı etkilemesini bekledikleri kendi işlemlerinin diğerlerinden öne alınması için validatörlere daha yüksek ücretli işlemler veya "bahşiş" yoluyla rüşvet verirler.


MEV uygulamaları iyi niyetliden kötüye doğru sıralanıyor. Daha kötüsü, araştırmacılar ve validatörler, diğer piyasa katılımcılarını kazıklamak için geleceği anlatma yeteneklerini kullanabilirler.


Örneğin sandviç saldırılarını ele alalım. Bir araştırmacı bellek havuzunda “Bob”un belirli bir borsada bir miktar DAI satın almak üzere olduğunu görüyor. Bob'un işleminin DAI'nin fiyatını artıracağını biliyor, bu yüzden, Bob'dan önce bir miktar DAI satın alıyor. Bob DAI'nin fiyatını artırdıktan sonra, fiyatı daha düşükken satın aldığı DAI tokenlerini satıyor.


Araştırmacı, eğer zekiyse, bir kar elde edecektir. Öte yandan Bob, araştırmacı daha önce satın aldığından dolayı DAI için muhtemelen biraz ekstra ödeme yapacaktır. Bu eğlenceli değil. 


MEV - Boost


MEV-Boost, MEV'in, ortadan kaldırılmasa da en azından daha adil olabileceğini öne sürüyor. Yaratıcısı Flashbots, blokları oluşturan aktörleri, onları daha geniş Ethereum ağına yönlendiren validatörlerden ayırarak bunu yapabiliyor.


Oluşturucular (validatörler değil) MEV'i maksimize edecek şekilde, karmaşık olan, bloklar halinde işlemlerin seçilmesi ve sıralanması optimizasyonunu gerçekleştiriyorlar. Herkes MEV-Boost kullanır ve bu eğilim devam ederse, en azından herkes MEV'i elde etmek için adil bir şansa sahip olur.


"Önerici-oluşturucu ayrımı" sonunda Ethereum'un çekirdek koduna eklenecek, ancak MEV-Boost geçici bir çözüm. MEV-Boost işlerin yürümesi adına, blokları, oluşturuculardan önericilere göndermek için merkezi “rölelere” dayanıyor.


İşte tam bu noktada sansür konusu devreye giriyor. Flashbots, MEV-Boost ile birlikte gönderilmesi beklenen kendi rölesinin Tornado Cash yaptırımlarına uygun olarak işlemleri sansürleyeceğini söylüyor.


Büyük Ethereum topluluğunun bunu duymaktan mutlu olmaması şaşırtıcı değildi. 


Topluluğun tepkisine yanıt olarak, ekip kendi röle yazılımını başlangıçta planlanandan daha önce açık kaynaklı olarak yapmayı seçti. Bu, MEV-Boost devreye girdiğinde diğer kullanıcıların sansürsüz röleler kurabileceği anlamına geliyor. Validatörler, sansürlü veya sansürsüz röle seçeneğini seçme şansına sahip olacaklar.


Sansürsüz röleler opsiyonel olsa da, tek olacakları bu: Opsiyonel. Ethereum'un çekirdek geliştiricilerinin çoğunu içine alan sansür karşıtı muhafazakarlar için bu yeterli değil.


Örtülü Beacon Zinciri


Validatörleri, röleleri ve yazılım sağlayıcılarını sansürleme konusundaki tüm bu tartışmalarla birlikte, ortaya önemli bir soru çıkıyor: Ya sansür tamamen kaldırılabilseydi?


“Güvensizliğin” temel prensip olduğu bir dünyada, böyle ütopik bir ideal sempatik duruyor.


Buyurun, örtülü Beacon Zinciri.


Geçtiğimiz Mart ayındaki bir araştırma önerisinde yazarlar, MEV problemini çözmenin bir yolu olarak örtülü Beacon Zinciri konseptinin çerçevesini çizdiler.


Öneri yeni bir Ethereum işlemi getiriyordu: Bellek havuzuna girdiklerinde şifrelenen işlemler.


Sınırlı bilgilerin dışında (bir işlemin bloğa eklenmesini teminen validatörler için içerdiği "ipucu" gibi), örneğin, bir işlemin kim tarafından gönderildiği, alıcı tarafta kimin olduğu ve el değiştiren tokenlerin miktarı gibi diğer temel ayrıntılar araştırmacılardan ve blok oluşturuculardan gizleniyor.


Bir işlem ancak onaylandıktan ve zincir üzerinde teyit edildikten sonra içeriği şifresiz hale geliyor.


Bu fikir ilk olarak Gnosis Chain'in kurucusu Martin Köppelman tarafından ortaya atıldı.


CoinDesk'e yaptığı açıklamada Köppelman "Genel olarak örtülü Beacon Zinciri kavramı, işlem dahil etmeyi işlem yürütmeden ayırma şeklinde tanımlanabilir. Yani, bir ücret ödeyip ödemediklerine ve yeterince yüksek ücret ödeyip ödemediklerine bağlı olarak, işlemleri tamamen körü körüne dahil ettiğiniz bir dönem var. Eğer ödüyorlarsa, dahil edilmeliler. İşte bu kadar." dedi.


Bunun MEV karşıtı bir perspektiften bakıldığında neden yararlı olabileceği ise açık: Blok oluşturucular ve araştırmacılar bir işlemin ödeme yükünü (yani kime ne ödendiğini) göremiyorlarsa, MEV'i çıkarmak için ihtiyaç duydukları bilgiye sahip olamazlar. (Ne içerdiğini bile bilmiyorsanız, bir işlemi nasıl "önden yürütebilirsiniz"?)


Örtüleme bir yan etki olarak sansürü önlemede önemli rol oynayabilir. Validatörler ve röleler, göndericisini veya alıcısını göremedikleri bir işlemi sansürleyip sansürlemeyeceklerini bilemezler.


Bu bültende örtülü Beacon Zinciri konseptinin altında yatan mekaniğe çok derinlemesine girmeyeceğiz. Karmaşık olmanın ötesinde, “örtülü” konseptler Ethereum "rollup"ları ve diğer blok zincirleri üzerinde inşa ediliyor olsa bile, fikir henüz mühendislik düzeyinde tam olarak ortaya çıkmış değil. 


O kadar da çabuk değil...


Köppelman, Mart ayında tanıtıldığında örtülü Beacon Zinciri konseptinin fazla ilgi görmediğini söylüyor. Bu durumun kısmen, Ethereum topluluğunun büyük bir bölümünü oluşturan MEV çıkarıcılarının Ethereum'un şifrelenmemiş statükosundan cömertçe yararlanmalarından kaynaklandığını düşünüyor.


Köppelman'ın Ağustos ayındaki Tornado Cash yaptırımlarından sonra yeniden ortaya attığı sansür fikri Ethereum geliştirici topluluğunun üyelerince sıcak karşılanmıştı. Hatta bazıları bu fikri daha da ileri götürerek tüm işlemlerin asıl önerideki gibi isteğe bağlı yapmak yerine gizlenmesini önermişti.

Ancak hala sorunlar mevcut: Hükümetler, onaylanmış adresler içeren işlemlerin validatörler tarafından alındıklarında şifrelenip şifrelenmediğine bakılmaksızın yasadışı olduğuna karar verirse ne olacak? Ya da düzenleyiciler örtülü konseptleri Tornado Cash gibi değerlendirip örtülü Beacon Zincirini tamamen yasaklarsa?


Köppelman, CoinDesk ile yaptığı mülakatta, ortaya attığı fikrin etrafında oluşan coşkuya rağmen örtülemenin veya herhangi bir mühendislik müdahalesinin nihayetinde Ethereum'un sansür sorununu "çözemeyeceğini" kaydetti.


"Düzenleyici zorluk ne olursa olsun, buna bir mühendislik çözümü bulmanın her zaman mümkün olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte, daima bir mühendislik çözümü bulmaya çalışırsanız sonunda Ethereum ve kripto, son derece niş bir hale gelecektir." dedi.


Köppelman, ne anlatmak istediğini açıklayabilmek için Ethereum "nodelarının" %10'una ev sahipliği yapan bulut servis sağlayıcısı Hetzner'in geçen hafta kriptoyla ilgili tüm faaliyetleri yasakladığına dair haberlerden bahsederek, “Yani, elbette, bu sefer de “evde stake”i önerecek bir mühendislik çözümü bulabiliriz. Ancak daha sonra, internet servis sağlayıcıları "staking" ile ilgili trafiği engelleyebilir. Yine, bir mühendislik çözümü üretebilirsiniz, ancak her seferinde kullanıcıların bir kısmını kaybedersiniz. Sonunda bu, üç adamın süper tasarlanmış bir çözüme sahip olduğu devasa bir mesele haline gelir, ancak yine de düzenleyiciler ve daha geniş toplumsal konsensüs onu kamunun dışına çıkmaya zorlayabilir." dedi. 


Nihayetinde sansürle mücadele çevrimdışı devam ediyor, sanki böyle de sürecek gibi.


Köppelman, "Sonuçta bunun her zaman sosyal bir kavga olduğunu düşünüyorum. Sadece Tornado'yu bir şekilde kullanabilmenin yollarını bulmak istemiyorum. Tornado'nun değerli bir şey olduğunu söylemeyi sosyal açıdan kabul edilebilir hale getirmek istiyorum." diyor. 


Doğrulanmış Gelişmeler


Voyager Digital, alıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor, ancak Coinbase geri çekilmiş durumda.


NEDEN ÖNEMLİ: Binance ve FTX hala Voyager Digital'in varlıklarını satın almakla ilgileniyor. Voyager'in varlıkları için verilen teklifler, iflas davası nedeniyle gerçekleşen bir satış kapsamında 6 Eylül'e kadar geçerli. Satın almayla ilgilenenler Binance, FTX ve Coinbase'le sınırlı değil. Voyager'ın avukatları tarafından yapılan sunumda, en az 22 yatırımcının ayrıntılı inceleme aşamasından geçerek Voyager'ın varlıklarını satın almayla ilgilendikleri belirtilmişti. 


SEC, Grayscale'i XLM, ZEC, ZEN varlıkları üzerinden “menkul kıymet hukuku analizi” kapsamında soruşturuyor.


NEDEN ÖNEMLİ: Kurumsal Finansman ve İcra Bölümünden Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu yetkilileri, CoinDesk'in kardeş şirketindeki Stellar (XLM), Zcash (ZEC) ve Horizen (ZEN) yerli kripto para birimlerini içeren tröstleri araştırıyordu. Bu paralar, Graycale'in fonlar ve tröstlerden yönetilen yaklaşık 18,7 milyar dolarlık varlıklarının %1 'inden daha azını oluşturuyordu.


ENS DAO web adresini kaybedebilir.


NEDEN ÖNEMLİ: Web3 alan adı hizmeti, alan adını yenileme yetkisine sahip tek kişi olan Virgil Griffith 63 aylık hapis cezasını çektiği için ENS DAO'nun web adresini yenileyemeyecek. ENS DAO'nun "eth.link" web sitesi şu anda, alan adına ilişkin yeşil bir son kullanma bildirimi bulunan boş bir sayfadan ibaret. ENS'nin idari direktörü Khori Whittaker, CoinDesk'e, "Bu tür olaylar nihayetinde merkeziyetsiz adlandırma sistemlerinin önemini gösteriyor." dedi.


Haftanın Uydurması


ETH bakiyesine göre en iyi Ethereum hesabı olan Eth2 Para Yatırma Sözleşmesi, sonraki beş hesabın toplamından daha fazla ETH'ye sahip.

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


Sam Kessler

Sam, CoinDesk'te teknoloji, DeFi ve DAO'lara odaklanan bir muhabirdir. Daha önce Harvard Siyasi İncelemesini yönetti ve bilgisayar bilimi ve teknoloji endüstrisinde bir geçmişe sahip. Sam, ETH, BTC ve MATIC'in sahibidir.

Fiyatları İncele

Trend Haberler

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk