Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

Teknoloji

Öğren

Politika

DeFi

TV&Video

Podcast

Etkinlikler

Sponsorlu İçerik

Consensus Magazine

E-Bülten

Politika

Bir NFT’yi Nasıl Vergilendirirsiniz?

Bitcoin verilerini yabancı vergi otoriteleri ile paylaşmaya yönelik planları şeffaf ve merkeziyetsiz blok zincirlerinde uygulamak kolay olmayabilir. Ancak bu kurallar bir kez yürürlüğe girdi mi değiştirtmesi de zor olacaktır.

20 Mayıs 2022 09:16

Güncellenme: 26 Mayıs 2022 11:08

Yeni küresel vergi raporlama kuralları kısa süre içerisinde kripto, NFT’ler ve DeFi alanlarını da kapsayacak şekilde genişleyecek. Ancak bazı kişiler, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) ortaya koyduğu esnek olmayan çerçevenin hızla ilerleyen sektöre ket buracağından endişeli. 

OECD tarafından Mart ayında duyurulan tekliflerde kripto varlıkların detaylarının uluslararası vergi otoriteleriyle paylaşılması söz konusu. Ancak blok zinciri ve vergi uzmanlarının CoinDesk’e verdiği bilgilere göre bu kurallar sektöre ket vuracak bir dizi diğer düzenleme dalgası ile yeterince koordineli değil ve adaptasyon sıkıntıları söz konusu olabilir. 

Belli başlı vergisel konular üzerine uluslararası yönergeler ortaya koyan OECD, bu yeni kurallarla insanların bitcoinlerini ülke sınırları dışında tutarak vergiden kaçınmalarının önüne geçmeyi ve halihazırda ülke dışı banka hesaplarına uygulanan yaklaşımın bir benzerini hayata geçirmeyi hedefliyor.

OECD, Mart ayında yayımladığı taslakta kripto sağlayıcıların kripto işlemleri gerçekleştiğinde (örneğin bitcoinin fiat paraya çevrildiğinde) otoritelere haber vermesini öneriyor. Bu bilgi ardından varlık sahibinin ikamet ettiği ülkenin vergi kurumuna iletilecek. OECD, ayrıca, mevcut bankacılık kurallarının, elektronik ödemeleri ve merkez bankası dijital paralarını da kapsayacak şekilde genişletilmesini de teklif ediyor.

Düzenlenmiş aracıları da içeren konvansiyonel finansa dair anlamlı değişimlerin dağıtık defter teknolojisi söz konusu olduğunda çok işe yaramayabileceğini görmek pek de zor olmasa gerek. Kara para aklamaya dair kanunların nasıl hayata geçirileceğine ve kara para sahiplerinin kripto alarak bunları gizli cüzdanlarda tutmalarının önlenmesine yönelik kısa süre önce yaşanan tartışmalar bu işin karmaşıklığını göstermişti. 

Paris’te 23 Mayıs’ta gerçekleşecek toplantılarda kripto sektörünü destekleyen bazı kişiler sektörün hızını kesebilecek bu planda birtakım değişiklikler önerebilirken diğerleri bu kuralların bürokrasiyi artıracağından endişeli. 

OECD’nin, mevcut sistemdeki bilgi değişim mekaniğini sanal varlıklara dair genişletme planı aslında beklenen bir durumdu ve bazı noktalarda da kabul görebilir. Vergi toplayanlar, kripto paranın İsviçre’deki hesaplar gibi muamele görmesini istiyor. Bu hesaplar bir zamanlar gizliliğiyle bilinirken artık o kadar ketum ve gizli değiller. 

Yetkililerin neden endişe duydukları açık. Barclays’in 11 Mayıs’ta yayımladığı bir rapora göre ABD’de kripto vergilerinin sadece yarısı düzgün biçimde raporlanıyor. Rapora göre ülkede kripto vergi kaybı 50 milyar dolar civarında yani IRS’in bütçesinin yüzde 10’u elden gidiyor. Birleşik Krallık bakanı Lucy Frazer, 17 Mayıs’taki bir konuşmasında OECD planına destek verdiğini belirtmişti. 

Ancak bazı kişiler, OECD’nin mevcut kuralları bitcoin ve ether’in ötesine geçerek Web 3’ün derinliklerine kadar genişletmek istemesinden endişeli zira bunun adil olmadığını ve sisteme zarar verebileceğini düşünüyorlar. 

Bitcoin Suisse vakfının kurucusu Luzius Meisser, “Önerdikleri çok ağır ve külfetli bir düzenleme, konvansiyonel sistemde bile bu kadarı yok. Bu kripto sektörüne haksızlık ve büyük bir sıkıntı kaynağı olabilir” diyor. 

Bu kuralları değiştirilemez tokenlara uygulamak kolay değil zira bu varlıklar altının veya hisselerin tersine değeri sürekli değişkenlik gösteriyor. Ayrıca bir Bored Ape NFT’si çevrimdışı muadillerinden daha farklı çünkü mevcut kurallar çerçevesinde bir sanat koleksiyoneri elindeki eseri otoritelere bildirmek durumunda kalmıyor. 

Bu tür kurallar hızlı gelişen ve daha az tanımlı sektörlere uygulandıklarında kötü sonuçlar doğurabiliyor.

Meisser, “OECD’nin DeFi kuralları net tanımlara dayanmıyor ve bu da yasal belirlilik ilkesiyle çelişiyor” diyor ve ekliyor, “Her şeyi kontrol etmeye yönelik güçlü bir eğilim var. Bu tür bir düzenlemenin getireceği birçok engel ve zorluk inovatif sektörlere zarar verir.” 

 Yanlış Kurgulanmış

Düzenleyiciler, eski kuralları yeni bir sektöre uygulamaya çalıştıklarında genelde sorun çıkar ve bu durum da farklı değil. Vergi bildirim yaklaşımları genellikle arada bir aracı (örneğin banka) olduğu varsayımına göre kurgulanmıştır ve bu aracı müşterilerinin detaylarını belirleyip gerekli otoritelere bildirir. Ancak kripto dünyasında işler her zaman böyle yürümez.

OECD’nin çözmesi, gereken bir sorun var. Paris merkezli örgüt 22 Marttaki bir belgede, “gerçek kişilerin herhangi bir hizmet sağlayıcıyla ilişkilendirilmemiş cüzdanlarda kripto varlıklar tutabilmeleri ve bunları farklı ülkelere gönderebilmeleri kripto varlıkların hukuk dışı işlerde veya vergiden kaçınmak için kullanılmasına imkan veriyor” diyordu.

Avrupa Birliği gibi bölgelerin kanun yapıcıları düzenlenmiş bir kripto varlık hizmet sağlayıcı tarafından barındırılmayan cüzdanlara karşı kara para aklama kurallarının nasıl uygulanabileceğine dair çalışmalara çoktan başladılar.

Vergi konusunda ne yapılacağı ise belirsizliğini koruyor. Örneğin bir kişi küçük bir dükkanda ödeme yapmak için kayıtlı olmayan bir cüzdan kullandığında ne olacak?

Meisser, “En yanlış kurgulanmış gereklilik şu: BitPay gibi hizmet sağlayıcılardan bağlantılı herhangi bir tüccardan satın alma yapan birini belirleyip raporlaması bekleniyor. Bir somun ekmek alırken pasaportunuzun ve kimliğinizin bir kopyasını vermek istemezsiniz. Bu hiç gerçekçi değil” diyor. 

OECD’nin Ortak Raporlama Sistemi (CRS) yaklaşım on yıl önce hayata geçirildi ve sınırların dışındaki getirilerin ve temettülerin ülkenin vergi kurumundan saklanmasını zorlaştırmayı amaçladı.

OECD belli başlı gelişmiş ülkelerde etkin olmasının yanı sıra Cayman Adaları ve Liechtenstein  gibi küçük ama vergisel anlamda önemli merkezlerin de sisteme katılmasını sağladı. 

OECD’nin, kriptonun çıkmaz bir sokağa girmesini ve bu düzenlemelerin anlamsız kalmasını engellemeye yönelik motivasyonu var ve bu da mevcut sistemi korumaya meyilli bankalar tarafından destekleniyor. 

Avrupa Bankacılık Federasyonu’nda kıdemli politika danışmanı olan Roger Kaiser, “Belirli bir alan olduğu ve CRS’in genişlemesi bir noktada mantıklı görülebilir. Belirli bir bağlamda düşünüldüğünde raporlama çerçevesinin rekabeti azalttığını düşünebilirsiniz. Buradaki delikler kapatılmalı maksi takdirde yapılacak düzenlemelerin bir anlamı kalmaz” diyor.

Ancak bunun nasıl yapılacağı henüz net değil. Kaiser, bu noktada yeni çakışmalar ve tutarsızlıklar oluşmaması gerektiğini belirtiyor. Bankalar kriptoyu mevcut finansal sisteme bir rakip değil de dahil olmaları gereken bir sistem olarak görmeye başlamışken bu tür bir hataya düşülmemeli. 

Tüm bunların ötesinde en kötü sonuç paralel bir sistem kurmak olur. Yani bankların müşterilerinin kripto ya da fiat varlık tutup tutmadıklarına göte belirlenmesi ve raporlanması. 


Kabul Görür mü?

 

Vergi uzmanları yeni kurallar gerektiğinde uzlaşıyor ve bunu kriptonun ana akım ekonomiye entegrasyonunun bir parçası olarak görüyorlar. 

KPMG’den Grant Wardell-Johnson, CoinDesk’e verdiği bir mülakatta, “Benim bulunduğum dünyada kriptoyu netleştirmek, etik olduğundan, çalıştığından, insanların güvenilir olduklarından, tüketicinin korunduğundan ve kara para aklama durumu olmadığından emin olmak için güçlü bir arzu söz konusu” diyor. 

Ancak bunu yapma sürecinde bir dizi düzenleme kripto sektörünü vurmak üzere. Finansal Aksiyon Görev Gücü kara para aklamaya dair bazı normları belirledi bile. Diğer uluslararası kurumlar da finansal stabilite ve tüketicinin korunması gibi potansiyel alanlarda çalışma yürütüyorlar. Wardell-Johnson bu çalışmaların bütünleşik olmasını umuyor.

“Bu alanların her birine dair biden fazla kural oluşursa ve bunlar ülkeden ülkeye, coğrafyadan coğrafyaya değişiklikler gösterişe bu durum bir kabusa dönüşebilir” diyor KPMG’nin küresel vergi politikası yöneticisi olan Wardell-Johnson ve ekliyor: “Farklı düzenleyiciler farklı seviyelerde ve olaya farklı bakış açılarıyla yaklaşıyorlar. Net ve tutarlı tanımlar yapılmalı. Bir yerde bildirim zorunluluğu doğuyorsa buradaki bilgi diğer zorunluluklar için de kullanılabilmeli. Böylece duplikasyon engellenebilir.”

Wardell Johnson’a göre bazı alanlarda finansal normlar ile DeFi gibi inovasyonlar zıt düşebiliyor. Nerede vergi ödediğiniz genellikle nerede yaşadığınızla veya şirketinizi nerede kaydettirdiğinizle ilgilidir. Ancak bir yazılım protokolünün menşeini belirlemek kolay değildir. Wardell-Johnson DAO’nun nerede konumlandığının dikkate alınmasını tavsiye ediyor. 

Bu kripto teknolojisinin konvansiyonel kurallarla tanımlanamayacağını gösteren birçok örnekten biri. Blok zincirleri kamu politikası prosedürleri nedeniyle sıkıntı yaşayabilir.

Wardell-Johnson’a göre bir diğer risk de kripto veri paylaşımının hacklenme olasılığı olduğu ve daha büyük bir güvenlik çabası gerektirdiği. Diğer taraftan düzenleyiciler herkese açık kayıtların avantajından faydalanabilir ve kripto adresli cüzdanları inceleyebilirler. 

OECD planına göre “Eğer bir ülke kullanıcıların adreslerini talep ederse bu adresler sağlanmalı ve blok zinciri üzerindeki akışlar incelenebilmeli” diyor Crypto Suisse’den Meisser ve ekliyor, “Bu teklifte blok zinciri teknolojisinin şeffaflığını kullanan tek öneri.”

“Bu güvenlik açısından bir kabus. Ancak merkeziyetsiz protokolleri geleneksel yapıların içine hapsetmek ve aracıları ortadan kaldırma yaklaşımına balta vurmaktansa bunu tercih etmek olabilir.” 

Meisser teknik noktaların da ötesine geçerek OECD’nin yaklaşımının bir reaksiyon olup olmadığını sorguluyor. Bu sanki tüm kripto evreninden daha fazla bir piyasa değerine sahip olan Apple hissesi için özel kurallar belirlemeye benzer bir durum. Meisser, “Kripto finansal sistemi domine etmekten çok uzak. Yani kriptonun küresel ölçekte zenginliği gizleme amaçlı kullanılması çok da mantıklı gelmiyor” diyor. 


Vergisizleştirme

 

Meisser, yeni ve müdahaleci kurallar getirmektense kriptodan tamamen vergi almamanın daha mantıklı olacağını belirtiyor. Örneğin ABD 1990’larda e-ticaretten satış vergisi almamıştı. Ancak sıfır vergiye dair küresel bir uzlaşı pek mümkün görünmüyor. 

Wardell-Johnson, “Tüm ülkeler, kriptonun nasıl vergilendirileceğine dair bir ortak noktada birleşebilirler mi? Uzun bir süre boyunca böyle bir uzlaşı beklemiyorum” diyor OECD’nin 2020’deki bir raporundaki derin görüş ayrılıklarına atıfta bulunarak… 

Bu ayrışma halihazırda bazı uygulamalarda görülmeye başlandı bile. Geçtiğimiz haftalarda açıklanan Almanya önergesinde para birimi kazıdığınızda bitcoin verdiğinizde veya bir token kullandığınızda vergi oluşuyor. Bunun dışında bir alanda vergi söz konusu olmuyor.  

Üyeleri arasında Coinbase ve Londra Borsası gibi şirketlerin de yer aldığı lobi grubu Global Digital Finance OECD’ye yazdıkları bir cevap yazısında “kullanıcılar, kripto varlıkların vergilendirilmesi noktasında yerel vergi otoritesinin tavrına bağlı olarak net olarak bilgilendirilmemiş veya konuyu tam anlamamış olabilirler. Net bir vergi düzeni oluşturmadan kullanıcıların bilgilerini toplamak vergi verenler açısından haksızlık oluşturan bir durumdur” diyordu. 

Bu tür yaklaşımlar sürprizler de doğruyor. Örneğin Birleşik Krallık’ta kısa süre önce duyurulan bir yönergede DeFi borçlanmaların vergilendirilmesine yönelik yaklaşık sektörde büyük infial uyandırdı.

Meisser, OECD’nin acele etmemesi gerektiğini düşünüyor ve bu kuralların hayata geçirilmesi sürecinin sektöre zarar vermeyecek seviyede olgunlaşana dek ertelenmesini öneriyor. 

Bu süreç şu ana dek oldukça yavaş ilerledi. Bunun bir nedeni de vergi camiasının uluslararası kurumlar vergisi alanındaki yeni düzenlemelerle meşgul olmasıydı. Kaiser’e göre bir uzlaşı sağlansa bile bankaların bu süreci işler hale getirmesi için birkaç yıl gerekecek. 

Ancak kriptoyu vergilendirme konusu ciddi ve kurallar bir kez hayata geçirildi mi bunlarla yaşamak zorunda kalacağız.

KPMG’den Wardell-Johnson, “OECD tanımları bir kez yaptıktan sonra bunları değiştirmek çok zor olur. 

“Geleceği şekillendirmek kolay olmayacak.”

Web 3 ‘ün hızla değişen dünyasında bu durum büyük bir sorun teşkil edebilir. 

Günün Gelişmeleri İçin E-Bültenimize Abone Olun

E-Bültenimize abone olarak onaylamış ve CoinDesk Türkiye ürün ve hizmetleri için iletişim kurulmasına izin vermiş olursunuz.


YASAL UYARI

Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


Jack Schickler

Jack Schickler, Belçika'nın Brüksel kentinde kripto düzenlemelerine odaklanan bir CoinDesk muhabiri. Daha önce MLex haber sitesi için mali düzenlemeler hakkında yazıları yayımlandı. Avrupa Komisyonu ve Birleşik Krallık Hazinesi'nde konuşma yazarı ve politika analisti olarak görev yaptı. Herhangi bir kripto varlığı yok.

Fiyatları İncele

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Trend Haberler

1
Stabil Paralar ve Madencilerin Performansları İyileşiyor

8 Temmuz 2024 22:55

Kripto Varlık

Sosyal Meyda Trendi

Trendleri İncele

Kategoriler

Yazarlar

Piyasalar

Şirketler

E-Bülten

Politika

Teknoloji

Kripto Paralar

Hakkında

Hakkında

Kişisel Verileri Koruma Kanunu

Künye

Çerez Politikası

Reklam Verin

KVKK Başvuru Formu

İletişim

Kişisel Verileri Saklama ve İmha Politikası


Yasal Uyarı: Bu sitede yer alan yatırım bilgisi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, kişiye özel olarak sunulmaktadır. Bu sitede veya e-bültenlerimiz kapsamındaki sözel, yazılı ve grafiksel dahil olmak üzere tüm bilgi ve analizler; herhangi bir karara dayanak oluşturması noktasında herhangi bir teminat, garanti oluşturmamakta ve yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla paylaşılmaktadır. Coindesk Türkiye hiçbir şekil ve surette ön onay, ihbar ve ihtara gerek olmaksızın söz konusu bilgileri değiştirebilir veyahut silebilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanarak yatırım kararı vermeniz beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu sitedeki yorumlardan, eksik bilgi ve/veya güncel olmama gibi konularda ortaya çıkabilecek zararlardan Coindesk Türkiye ve çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

@2022 CoinDesk